Game of Thrones – 5. Sezon

Game of Thrones – 5. Sezon

Kit Harington
Kit Harington

HBO’nun daha ilk senesinde efsaneleşen dizisi Game of Thrones, geçtiğimiz Pazar gecesi beşinci sezonunu tamamladı. Sosyal medya bu bölümü kaçıranlara saç boş yolduracak spoilerlarla dolu. Oldukça ağır bir yıl geçirmesine rağmen son üç bölümünde Game of Thrones senaristleri ve asıl eserin sahibi George R.R. Martin tarafından ardı arkası kesilmeyen olaylar zincirine maruz bırakıldık. Gerçi bunun klasikleşmiş bir Game of Thrones formülü olduğunu söylemek de mümkün. Başından beri sezonun ilk yarısı karakterleri inşa etmeye, kalan yarısı ise aksiyonun ve entrikanın dozunu arttırmaya yönelik kullanılıyor. Yalnız bu yıl şikayetlerin her zamankinden daha fazla olduğunu da eklemek şart. Beşinci sezonun büyük bir kısmı her karakteri ulaşacağı noktaya getirebilmek için ilmek ilmek işlenerek, oldukça ağır bi ivmeyle yol aldı. Bu da zannediyorum Jon Snow’un birkaç kişiyi öldürmesini, Cersei’nin yine sinirlerimizi bozacak aktivitelere girişmesini, Khaleesi’nin birilerine hükmetmesini görmek isteyenlerin sabrını zorladı diye düşünüyorum.

Bir kere her şeyden evvel artık dizinin kitaba yetişmiş olması ve dolayısıyla George R.R. Martin’in serisinin sadık okuyucuları için özgürlük döneminin başladığını söylemek gerek. Bundan böyle etrafımızda kitapları okumuş, “Neler olduğunu bekleyip göreceksin.” diye sürekli söylenen birilerinin olmaması düşüncesi oldukça hoş. Lakin Martin’in dizinin senaryolarına el atma işinden daha bu sezonun başında uzak durduğunu ve kendini tamamen yeni kitaplara ayırdğını da hatırlatmak gerek. Hatta Comic-Con’a bile gitmemiş sırf dikkati dağılmasın diye. Amaç altıncı sezon başlamadan yeni kitabın raflarda yerini alması. HBO’nun bu sebeple altıncı sezonu Mart ayında değil de daha ileri bir tarihte yayınlama ihtimalleri konuşulmaya başlandı. Bu arada Sansa’nın (Sophie Turner) hikayesinin de tamamen kitaptan bağımsız bir noktaya ilerlediğini ekleyeyim. Çünkü Martin’in romanında Ramsay Snow/Bolton (Iwan Rheon) ile bir izdivaç gözükmüyor.

Maisie Williams
Maisie Williams

Artık hikayenin çapı epey büyüdüğü için bahtsız Stark çocukları için yedi Tanrı’dan merhamet dilemeyi epey önce bıraktık. Sansa zaten kanımızı donduran tecavüz sahnesiyle Joffrey’den sonra bir kez daha bir caninin eline düşmenin acısını yaşıyor. Arya Stark’ın (Maisie Williams) başına ne geleceğini merak eden de kalmamıştır diye düşünüyorum. Bu “çok yüzlü Tanrı” mevzusu sezon finaline kadar o kadar sıkıcı bir uzantıydı ki Game of Thrones’da, Arya’nın sezondaki son sahnesine akılları karıştırıcı bir şeyler yazmamış olmasalardı büyük ihtimalle yeni sezonda öldüğünü görmek için bekliyor olurduk. Stark kanı taşıdğını düşündüğümüz Jon Snow (Kit Harington) ise ne yazık ki mezarı boylayan bir başka Winterfell sakini oldu. Gerçi bu konuyla ilgili epey rivayetler var. Rivayet dediysem hem Jon Snow’un başka yollarla dünyaya geri gelmesinden, hem de Starklar’ın değil de Targaryen ve Baratheon ailelerinin kanını taşımasından bahsediliyor. Ama tabii hepsi varsayımdan ibaret olduğu için şu an yeni sezonda tüm karakterler ölecek ve bir tek Jon Snow’u kankan dansı yaparken izleyeceğiz dememle aynı gerçekleşme oranına sahip.

Starklar’ın yanından ayrılıp Lannisterlar’a geldiğimizde ise yine paramparça bir aile tablosu görüyoruz. Cersei (Lena Headey), gelini Margaery (Natalie Dormer) için uygun gördüğü çukura kendisi de düştü. Sezon finalindeki “Shame!” sahnesi dizinin asla unutulmayacak anları arasında şimdiden yerini almış durumda. Jaime (Nikolaj Coster-Waldau), yeğeni/kızı Myrcella (Aimee Richardson) için Dorne yollarına düşmüş olsa da ne yazık ki mutlu sona ulaşamayan bir başka Lannister’a dönüştü. Ama tabii ailenin en önemli üyesi Tyrion’ın (Peter Dinklage) yolu Daenerys Targaryen, nam-ı diğer Khaleesi (Emilia Clarke) ile kesiştiği için sanırım hepimiz gereğinden fazla mutluyuz. Öyle ki pek belli etmese de dizinin en sevdiğimiz yüzlerinden biri olduğu iddia edilebilecek Jorah Mormont’un da (Iain Glen) tabloya dahil olmasıyla birlikte bizi epey şenlikli yeni bir sezon bekliyor gibi hissetmekteyim.

Lena Headey ve Natalie Dormer
Lena Headey ve Natalie Dormer

Peki bu yıl Game of Thrones, Emmy sahnesinde neler yapar? Açıkçası geçtiğimiz yıl yarış True Detective ile Breaking Bad arasında geçtiği için kimseye sıra gelmemişti. Bu yıl da En İyi Dizi ödülünü Mad Men’in elinden alabileceklerine pek inanmıyorum; fakat özellikle yardımcı oyuncu kategorilerinde sürpriz yapabilirlermiş gibi geliyor bana. Bir kere her şeyden evvel Lena Headey’nin “walk of shame” sahnesi tam bir Emmy materyali. Yıllardır yeteneklerini gösteremediğini düşündüğümüz Kit Harington da ödül olmasa bile oldukça boş duran yardımcı erkek oyuncu dalında Peter Dinklage’a eşlik edebilir. Hem yönetmen hem de senaryo dallarında da karşımıza çıkacaklarına şüphem yok. Ve tabii bir de konuk oyuncuları var ki, orada da bu sene bence Diana Rigg’den başkasına adaylık şansı vermek aptallık olur. Şimdi avuçlarımızı kaşıyıp beklemeye geçelim bakalım. Hem Emmy adaylarını, hem de hakkında tek bir şey dahi bilmediğimiz altıncı sezonu heyecanla bekliyorum.

En İyi Bölüm: Hardhome (Bölüm 8)
Sezon Boyu Spotlight Ödülü: Kit Harington (Jon Snow)
Sezon Notu: A

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.