Ricki and the Flash

Ricki and the Flash

Meryl Streep | Ricki and the Flash
Yönetmen: Jonathan Demme | Oyuncular: Meryl Streep, Kevin Kline, Mamie Gummer, Audra McDonald, Sebastian Stan, Nick Westrate, Rick Springfield, Ben Platt, Charlotte Rae, Rick Rosas, Gabriel Ebert, Carmen Carrera | Senaryo: Diablo Cody | 101 dakika | Drama, Komedi

ricki_and_the_flash

Meryl Streep ile olan gitgelli ilişkim Oscar Boy okuyucuları tarafından aforoz edilmeme bile sebep olmuştu vakti zamanında. Readers’ Choice Ödülleri’nin adaylarını benim belirlediğim, siteyi demir yumrukla yönettiğim dönemlerde Oscar alabilmek için film çektiğine kendimi inandırmıştım. Lakin Streep’e hayran kaldığım pek çok film var esasında: Kramer vs. Kramer, Doubt, The Devil Wears Prada, hatta Hope Springs! Tabii söz konusu The Iron Lady, Into the Woods, Julie & Julia ve benzer tarzda aşırı gösterişli performanslarla dolu yapımlar olduğunda ufak irkilmeler yaşamıyor değilim. Ama şu bir gerçek ki Meryl Streep, 70’li yıllardan bu yana ayakta kalmayı başarmış ve hala dişe dokunur rolleri kapabilen bir aktris. Onu bu noktaya getiren hem yeteneği, hem de çalışma aşkı. Dolayısıyla aynı jenerasyondaki pek çok aktrisin adlarını unutmaya başlamamızda Meryl’ın spot ışıklarını çalmasının büyük rolü var. Gelelim 2015’deki nadir ödül avcısı olmayan Meryl Streep filmlerinden birine, Ricki and the Flash’e…

Kevin Kline ve Mamie Gummer
Kevin Kline ve Mamie Gummer

Juno ile hayatlarımıza giren ama sonrasında sesi soluğu pek çıkmayan Diablo Cody tarafından yazılmış Ricki and the Flash. Evet, kimilerimiz onu Young Adult ile tekrardan alkışlama fırsatı elde ettik, hatta ben United States of Tara’yı da takip eden şanslı kalabalıktanım. Ama asla ona Oscar getiren Juno kadar sesini duyuramadı Cody. Toplumun ötekileştirdiği insanların sadece cinsel kimlik ya da ırktan ibaret olmadığını kanıtlamak istercesine bu sefer de 60’ını geçmesine rağmen tarzından ödün vermeyen bir rock yıldızını merkezine alıyor. Yıllar evvel hayalleri için eşinden ayrılan Ricki, grubuyla birlikte küçük bir sahnede çalıp söyleyerek parasını kazanan ve hayatın içerisinde yuvarlanıp giden bir kadın. Ansızın gelen telefonla, kocası onu terk ettiği için depresyona giren öz kızıyla ilgilenmek üzere Indianapolis’e geri dönüyor. Sonrası da klasik bir aile draması… Hatta o kadar klasik ki film zorlama bir düğünle sona eriyor.

Rick Springfield ve Meryl Streep
Rick Springfield ve Meryl Streep

Diablo Cody’yi Amerikan ailelerinin mükemmel portrelerini delik deşik etmeye meraklı bir senarist olarak tanıdığımızdan Ricki and the Flash’de de baktıkça hayran kaldığınız bir evin içerisinde yaşayan paramparça olmuş aileyi anlatmasına şaşmamalı. Ricki belki senelerdir eski eşiyle ve çocuklarıyla yüz yüze gelmese de onların hayatında kalıcı izler bırakmış. Yeri gelmiş eşcinsel oğlu “cumhuriyetçi” annesiyle hayatının detaylarını paylaşmamış, yeri gelmiş bir diğer oğlu evleneceğinin haberini annesine yollamamış. O yüzden öğrendiğimiz her gerçekle Diablo Cody’nin kaleminden dökülmüş yeni bir Tara, bir Juno, bir Mavis olduğunu daha iyi anlıyoruz. Üstelik her şey nihayete erdiğinde de güzel bir mesajla kucaklamıyor bizleri Cody. Hayat bu, iyi anılar da olacak kötüler de diyerek tüm karakterlerinin hem siyahını hem beyazını ortaya döküyor. Kötü Hollywood tuzaklarına düşüyor mu? Evet. Ama bu haliyle bile benzer stüdyo filmlerini cebinden çıkarıyor.

Kameranın arkasında Jonathan Demme var. Philadelphia ve The Silence of the Lambs ile açılan kapıları aralık bırakmış bir yönetmen kendisi. Bir önceki uzun metrajlısı Rachel Getting Married’da olduğu gibi ailesi tarafından bir şekilde damgalanmış ve çemberin dışına atılmış ana karakterine mesafeli yaklaşmamaya gayret ediyor yine. Final sahnesi sinemanın doğuşundan bu yana benzer dramalar ve romantik komedilerde denenmiş formüllerin doruk noktası. Fakat ekip içerisindeki uyum Ricki and the Flash’i zirveye taşıyor. Meryl Streep’in buğulu sesinden meşhur rock parçalarını dinlediğinizde dans pistindeki herkesi bir çift yapmaya çalışan senaryoyu umursamıyor, binbir surat gelinin kayınvalidesine uygun gördüğü mimikleri görmezden geliyorsunuz. En azından ben, bu Hollywood rüyasına kapılıp gözüm kör takip ettim Ricki’nin cazibesini.

Nick Westrate, Rick Springfield, Sebastian Stan, Mamie Gummer ve Meryl Streep
Nick Westrate, Rick Springfield, Sebastian Stan, Mamie Gummer ve Meryl Streep

Meryl Streep hiç bu kadar iyi oynamamıştı dersem abartmış olurum. Fakat ne zaman Oscar sohbetlerine dahil olmayan bir performansıyla karşılaşsam beğeniyorum. Hope Springs’de de aynı hislere kapılmıştım. Burada yine kendinden farklı, ama bir o kadar da Meryl kokan yeni bir karakter yaratmış. Fakat üzerine öyle güzel oturmuş ki, Ricki ile ünlü aktrisin karışımından oluşan kokteyli zevkle yudumluyorsunuz. Meryl’ın öz kızı Mamie Gummer’ı da Ricki’nin depresyonun eşiğindeki kızı Julie olarak izliyoruz. The Good Wife sebebiyle epey hayranlık duyduğum bir aktris kendisi. Tabii burada annesinin gölgesinde kalmış ve onun gibi abartılı oynama çabası pek sonuç vermemiş. Gummer’ın aksine Kevin Kline ile Audra McDonald iyi bir ikili oluşturmuşlar. Filmin en güzel sürprizlerinden biri Rick Springfield. Sinema tarihinin en kuru performanslarından birini sunmasına rağmen tabloya çok yakışıyor. Ünlü olmak için çabalayan, fakat hedefi tutturamayan Sebastian Stan ve şöhret basamaklarını yeni yeni tırmanmaya başlayan Nick Westrate’i de bu sorunlu ailenin diğer çocukları olarak izliyoruz.

Her Meryl Streep filmine “Kesin yine göz devirmemin sesinden komşular eve gelecek / izleyiciler salonu terk edecek.” diye başladığım için Ricki and the Flash güzel bir sürpriz oldu. Tüm sorunlarıyla kucaklayıp bağrıma bastığım filmlerden. Belki de zayıf bir anımı yakalamıştır, bilemeyeceğim.

tumblr_nsd51nlUAr1qcd8z7o2_500


Ricki and the Flash İnceleyen tarih .
3.5

Benim notum

70%
70% B-
Klasik bir Hollywood stüdyo filmi. Ama Meryl Streep'in performansı ve senaryonun samimiyeti kurtarıyor. Duygusal savunmasızlığın zirvesindeyken izlenirse daha fazla keyif alınabilir.

Kullanıcı Notu:

%
(0 oylar)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. Queer. İkizler. 2009 yılında esas odağı ödül sezonu olan Oscar Boy'u kurdu ve 2014'ten beri de O Podcast'in moderatörlüğünü yapmakta. Drag Race tutkunu, içerik oburu, lubunyaların dostu, fobiklerin düşmanı.

Bir Cevap Yazın