Takip et

Eleştiri

Hoppers | Toz Pembe Masallara Küçük Bir Çentik

tarihinde yayınlandı.

Hoppers

Hoppers (Hoplayanlar) | Yönetmen: Daniel Chong | Seslendirenler: Piper Curda, Bobby Moynihan, Jon Hamm, Kathy Najimy, Dave Franco, Eduardo Franco, Aparna Nancherla, Tom Law, Sam Richardson, Melissa Villaseñor, Isiah Whitlock Jr., Steve Purcell, Ego Nwodim, Nichole Sakura, Meryl Streep, Vanessa Bayer, Demetri Martin | Senaryo: Jesse Andrews, Daniel Chong | ABD | 104′ | Animasyon, Macera, Komedi

HoppersPixar yapımlarının eskisi kadar heyecan vermiyor olmasının sebeplerini tahmin etmek güç değil. Dünyanın genelinde temel tüketici olmamalarına rağmen sağı hoş tutmanın önemine inanan gelenekselci bir yapı olan Disney çatısı altına girmeleri, bu dönüşümün en temel sebeplerinden biri. Üretim disiplinini suya sabuna dokunmayan bir çizgide sabitlemekle kalmadılar, tutan formülleri ısıtıp yeniden servis etme konusunda da markalaştılar. Bununla birlikte Finding Nemo, Ratatouille, The Incredibles ve Inside Out ile kalbimizin orta yerinde koca bir cumhuriyet kuran Pixar’a karşı biz de bir tür bağışıklık geliştirmiş durumdayız. Artık tek ve büyük bir maceraya yaslanan, sevgi ve saygının ehemmiyetine dokunan o toz pembe masallar, karakterleri ve dünyaları ne kadar değişirse değişsin, birbirine benzer gelmeye başlıyor. Ama tüm bunlar Pixar animasyonlarından tamamen kopmamıza yetmiyor elbette. Yılda en fazla iki filme düşen üretim, bu yapımları hâlâ kaçırılmaması gereken nadir etkiniklere dönüştürüyor. Türkiye’de ne yazık ki yalnızca dublajlı vizyona giren Hoppers da bu refleksle sorgusuz sualsiz izleme listelerine eklendi. Daha önce Pixar’ın kreatif ekibinde yer alan Daniel Chong’un yönettiği, Luca’nın yazarı ve Sundance çıkışlı Me and the Earl and the Dying Girl‘ü kendi romanından uyarlayan Jesse Andrews’un kaleme aldığı film, çevreci damarını sade ama yer yer absürde kayan mizahıyla destekleyen bir hikâye anlatıyor.

Hoppers

Çocukluğunu büyükannesinin yanında, doğayla ve hayvanlarla iç içe geçiren Mabel, Beaverton kasabasının belediye başkanının ekosistemi yok edecek çevre yolu projesine karşıdor. Ancak ormandaki hayvanlar bölgeyi çoktan terk ettiğinden, hukuki yollarla projeyi durdurması artık mümkün değildir. Çözümü, biyoloji profesöründen öğrendiği bilgiyle bulur. Eğer bölgede yeniden bir kunduz yaşamı başlatılabilirse, projenin iptal olabileceğini öğrenir. Bunun üzerine ormanın eski ve esas sakinlerini geri döndürmek için çabalasa da başarısız olur. Tam çaresizlik noktasında ise kendisinden gizlenen bir deneyden haberdar olur. İnsan bilinci, mekanik hayvan bedenlerine aktarılabilmektedir. Mabel, kimseye danışmadan bu fırsatı değerlendirir ve kendini beklemediği ama Pixar normlarına cuk oturan bir maceranın ortasında bulur.

Pixar külliyatı içinde ortalamanın biraz üzerine yazılabilecek Hoppers, yine o tanıdık macera bağımlısı genç karakter formülüne yaslanıyor. Hevesli kahramanımız, yetişkinlerin sözünü dinlememeye ant içmiş durumda. İyi yetiştirilmiş olmasının verdiği yetkiye dayanarak doğru olduğuna inandıklarının peşinden gidiyor, yolda tökezliyor ama nihayetinde kalbinin saflığıyla bir şeyleri değiştirmeyi başarıyor. Bu hikâye iskeletinin klişeliği artık tartışmaya kesinlikle açık değil. Ancak Hoppers, bu aşinalığı zeki ve gerçekten komik karakterlerle kamufle etmeyi başarıyor. Özellikle ormanın gerçek sahiplerinin resmedilişinde absürt mizahın dozunu yükselten yaratıcı tercihler dikkat çekici. Dahası, tür için küçük çaplı bir kırılma sayılabilecek bir yaklaşım benimsiyor; hayvanları insanlaştırmak yerine, farklı diller konuştuğumuzu ve farklı hayatta kalma içgüdülerine sahip olduğumuzu hatırlatıyor.

Hoppers

Hoppers’ı doğrudan yetişkinlere hitap eden animasyonlar arasına koymak zor. Ancak orman kanunlarını sorgulamadan uygulayan canlıları üzerinden ölüm ve şiddetin farklı tezahürlerini hikâyeye dahil ediyor. Üstelik bunu tonunu dramatize etmeden, yer yer karanlık bir alt metin kurarak yapıyor. Çevreci mesajını da steril bir “hep birlikte yaşayalım” romantizmine yaslamak yerine daha dürüst bir yerden kuruyor. Doğadaki ahenk, kimi zaman birbirimizi tükettiğimiz bir denge üzerinden var olduğunu unutanlara gerekli hatırlatmaları yapıyor. İnsanların da bu denge karşısında geri adım atması gerektiğini söylemesi, Pixar için alışılmadık diyemesek de nadir görülen bir hareket. Çünkü Hoppers, meseleyi dostlukla yumuşatmıyor, aksine evrene boyun eğmeyi öneriyor. Bunu da kahkahalarla güldürerek, güçlü bir seslendirme kadrosu ve doğanın vahşiliğini hafife almayan bir anlatımla yapıyor.


Oscar Boy sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yapın

Yorum yazın...

Oscar Boy sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin