The Boss

The Boss

Yönetmen:
Yönetmen: Ben Falcone | Oyuncular: Melissa McCarthy, Kristen Bell, Peter Dinklage, Ella Anderson, Tyler Labine, Kathy Bates, Annie Mumolo, Kristen Schaal, Cecily Strong, Timothy Simons, Margo Martindale, Cedric Yarbrough, Mary Sohn, Eva Peterson, Aleandra Newcomb, Presley Coley, Ben Falcone, Michael McDonald, Steve Mallory, T-Pain, Gayle King | Senaryo: Ben Falcone, Melissa McCarthy ve Steve Mallory | 99 dakika | Komedi

| C+ |

boss_ver2Televizyon izleyicisinin Gilmore Girls’le gönlünü kaptırdığı Melissa McCarthy, Bridesmaids ile gelen ün ve Oscar adaylığı sayesinde komedi nâmına yapmak istediklerini daha özgür bir şekilde icra edebilen, aynı zamanda Hollywood’un en çok kazandıran / kazanan aktrislerinden birine dönüştü. Öyle ki eleştirel anlamda dibi gören filmleri Tammy ve Identity Thief bile milyonlarca dolar kâr etti. Halk onu seviyor ve bir süre daha McCarthy’den vazgeçmeye niyetli değil. The Boss isimli yeni işi, kocası Ben Falcone ile birlikte Tammy’den sonra sahip oldukları prodüksiyon şirketinden çıkmış yeni bir komedi. Yetim büyüyen Michelle Darnell hırsı sayesinde ABD’nin en zengin kadınlarından birine dönüşüyor. Fakat üzerine atılan bir iftira sonrası hapsi boylayıp malından mülkünden oluyor ve hayata sıfırdan başlamak zorunda kalıyor. Oprah Winfrey’den Martha Stewart’a, Rachael Ray’den Barbara Walters’a medya önündeki pek çok varlıklı kadının bir potporisi Michelle Darnell. Tabii ki de yüksek boğazlı kazakları (Liza Minnelli’ye selam olsun!), tarifi imkansız fantezileri ve uç noktalardaki iş ahlakıyla Melissa McCarthy’nin bedeninde bu hayali kahraman koca bir kahkaha makinasına dönüşmüş. Filme yönelen eleştiri oklarını anlamakla birlikte The Boss’a son dönemde izlediğimiz pek çok düşük bütçeli McCarthy komedisine göre daha çok güldüğümü söylemek zorundayım. Eğlenmediğim, suratımı buruşturduğum ya da sıkılıp filmden koptuğum tek bir an olmadı. Zaten tek vaat ettiği şey güldürmek olan bir filmden de entellektüel bir beklentiye girmenin mantığı olamaz. Bu sebeple ben sınıfı geçirip, eğer ki kafa dağıtmak amacıyla ekran başına oturuyorsanız The Boss’ın iyi bir seçim olduğunu söyleyeceğim. Umarım McCarthy için açılan kapılar asla kapanmaz da suratımıza koca gülümsemeler yerleştirmeye devam eder. Son olarak… Filmdeki efsanevi sokak kavgası sahnesini tekrar tekrar izleme arzumu nasıl dindirebilirim?

boss

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.