Yazın Yazıyorum: Queer as Folk, Solar Opposites ve The Lake

Yazın Yazıyorum: Queer as Folk, Solar Opposites ve The Lake

Ben bolca dizi tüketmeye devam ediyorum tabii ama burada da izlediğim yapımlar hakkında birkaç satır da olsa bir şeyler bulabilin istiyorum. Dolayısıyla “Yazın Yazıyorum” diyerek Queer as Folk, Solar Opposites ve The Lake’i buluşturarak yeni bir şablon yarattım Oscar Boy semalarında. Tutarsa ihtiyaç duydukça bu yola başvurur, tutmazsa da kaldığım yerden hiçbir şey yaşanmamış gibi davranmaya devam ederim artık. Buyursunlar…

QUEER AS FOLK
1. Sezon

2000 – 2005 yılları arasında ekranlara gelen aynı adlı Russell T. Davies dizisinin yeni uyarlaması Queer as Folk yeni karakterlerle hikâyesini modern dünyada kuir olmaya getiriyor ve çok daha renkli bir çevrenin içerisinde inişi çıkışı bol hikâyeler anlatıyor. LGBTİ+’lar olarak bilhassa pozitif temsiliyete duyduğumuz açlığı, bunu pek de görev edinmeden yerine getiriyor denebilir bu 2022 model adaptasyon için. Ancak karakterlerinin kimlik kartlarında yazılı olan sıfatlara çok bağlı, açılmamakta ısrar eden bir senaryosu var. Öyle ki sezon finaline kadar gerçek anlamda bir dönüşüm izleyemiyor, mevzu ettiği insanların üçüncü boyutlarını bir türlü göremiyoruz. Trajediler hedonist motivasyonların ardında yok oluyor, Orlando’daki gay bar saldırısını anlandıran açılışı bile bir süre sonra dizi içerisinde önemsizleşiyor. Umuyorum olası ikinci sezon, final bölümlerindeki tonu yakalayarak inşa edilir.

SOLAR OPPOSITES
3. Sezon

Rick & Morty’nin yaratıcılarının imzasını taşıyan bir diğer animasyon Solar Opposites, fenomen yapımın bölümlerinden herhangi birinde denenmiş parlak bir fikrin geniş açılımı maiyetinde çıktığı yolda nihayet kendi dilini oluşturabilmeyi başardı. Üçüncü sezonuyla Hulu’da izleyiciyle buluşan yapım artık öncülü ya da örnek edindiği filmlerin/dizilerin izinden değil de kendi yarattığı külliyatın peşinden gidiyor. Evin iki gencinin sosyal deneyi “Duvar”a da eşit miktarda ekran süresinin tanındığı, sinir bozucu çiftimizin arasındaki dinamiklerin duygusal zekaya sahip canlılara mahsus tasalarla yenilendiği fişek gibi bir sezon izledik. İzle unut alt türünün (!) en nadide örneklerinden biri olmasına karşın Solar Opposites’in disfonksiyonel ailesiyle saplantılı bir ilişki oluşturmamak imkânsız. Örneğin ben, yolda sıra bekleyenlere bakıp bu işin raconu üzerine kafa patlatıyorum hâlâ…

THE LAKE
1. Sezon

Kanada televizyonlarının Schitt’s Creek ile elde ettiği başarı sonrası kuzeyin komedilerine daha bir ilgi gösterir oldu Amerikan servis sağlayıcıları. Orphan Black’ten tanıdığımız Jordan Gavaris’in, milli değer Julia Stiles’la bir araya geldiği The Lake de bunlardan biri. Üvey kızını alıp çocukluğunun geçtiği göle geri dönen Justin, babadan kalma evine üvey kız kardeşinin konduğunu görüp burayı geri almak üzere planlar yapmaya başlıyor. Aile içi hırgürden büyüme sancılarına geniş bir potada, ergenliğinizin geçtiği yazlık yerden tanıdık gelecek sayısız temayla haşır neşir, kafası karışık ve pek de komik olmayan bir seri aslına bakarsanız. Dramaları çocuk filmlerinden miras, romantizmi de birkaç dekat öncesinden. En maskülen karakterin eşcinsel olmasından üvey kızın biyolojik akrabalarıyla “siyah” kontenjanı doldurmaya çalışmasına kadar pek demode. Üzgünüm ama bende bu formül işlemedi.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.