TV

Kanepeden Eylül Günlüğü: Sezon Açılıyor

tarihinde yayınlandı.

Yaz rehavetini nihayet geride bırakıp televizyonun asıl sezonuna doğru ilerliyoruz. Eylül, bir yandan yazdan kalan birkaç işin hesabını kapatırken diğer yandan ödül sezonunun fitilini ateşleyecek. O sırada televizyonlarımız da şenlenecek. Glen Powell’ın kılık değiştirmiş hâlinden Guy Ritchie’nin doyamadığı suçlularına, Londra sosyetesinden Lizzie Borden’a ve tabii ki Emmy gecesine kadar uzanan epey kalabalık bir takvim var önümüzde. Klimayı kapatıp polarımıza geçiş yapmadan önce izlenecekler listesini hazırlama zamanı!

Chad Powers – 2. Sezon (Disney+, 3 Eylül)

Glen Powell’ın ne kadar yakışıklı olduğunu unutturmak için kendisini peruk ve protezlere boğduğu Chad Powers, ikinci sezonuyla geri dönüyor. Eski yıldız oyun kurucu Russ Holliday’in başarının tadına tekrar erişmek için Chad Powers isimli başka birine dönüşmesinin ardından işler artık eskisi kadar kolay değil. Sahadaki varlığı büyüdükçe yalanının ortaya çıkma ihtimali de artıyor. Üstelik Russ’ın peşinde çok net düşmanlar da var bu sezon. South Georgia Catfish’i finallere taşımaya çalışırken yine kahkahaya doyuracak bizi. İlk sezonun şaşırtıcı derecede eğlenceli çıktığını düşünenlerdenseniz, bu sezondan da aynı zevki alacağınızın garantisini verebilirim.

The Gentlemen – 2. Sezon (Netflix, 3 Eylül)

Guy Ritchie’nin aynı adlı filminden kopup gelen The Gentlemen, Theo James ve Kaya Scodelario önderliğindeki suç imparatorluğunu büyütmeye devam ediyor. Eddie Horniman ile Susie Glass, ilk sezonun ardından artık İngiltere’deki işleriyle yetinmeyip Avrupa’ya doğru genişleyecekmiş bu sezon. Daniel Ings ve Ray Winstone gibi isimlerin de geri döndüğü ikinci sezon gelmeden Netflix üçüncünün de yolunu açtı. Hatta Birleşik Krallık’a geri dönmeye hazırlanan Meghan Markle’ın yeni sezonda olacağına dair de dedikodular var. Sırf bu sebepten bile takipteyiz!

The Real Housewives of London – 2. Sezon (Hayu, 7 Eylül)

Geçtiğimiz yıl Hayu’nun ilk orijinal yapımı olarak hayatımıza giren The Real Housewives of London, ilk sezonun “Back to Paddington” tartışmasının ardından geri dönüyor. Juliet Angus, Amanda Cronin, Karen Loderick-Peace, Juliet Mayhew, Panthea Parker ve Nessie Welschinger’ın tamamı yine ekranlarımızda olacak. Londra sosyetesinin gittiği hayır geceleri, moda haftası, aile içi dramalar ve Antigua tatili ufukta. Ben de doğal olarak bütün bu saçmalığın başında yerimi alacağım. Ayrıca New York serisinin 9 Eylül’de, Mormon Wives’ın 10’unda Salt Lake City’nin ise 17’sinde başlayacağını not düşeyim.

Last Seen (Apple TV, 9 Eylül)

Patrick Brammall’ı Colin from Accounts’ın Avustralya’ya has romantik komedisinden alıp doğrudan kayıp çocuk kâbusunun içine atıyor Last Seen. Bu sene hiç üzmeyen Apple TV’nin yeni ayda seyirci karşısına çıkacak gerilim dolu dizi, 11 yıl evvel kızı kaybolmuş ama öldüğüne ikna olmayan bir polis memurunu alıyor merkezine. Derken bir gün genç bir kızdan gelen yardım çağrısında kızının sesini duyduğuna inanıyor ve yıllardır beklediği o ihtimalin peşine düşüyor. Maxine Peake’in de kadrosunda yer aldığı dizi Ryan David Jahn’ın ödüllü romanından uyarlama.

The Paper – 2. Sezon (Peacock, 9 Eylül)

The Office evreninden çıkıp kendi ayakları üzerinde durmayı başaran The Paper, ikinci sezonuyla Toledo Truth Teller’ın berbat durumdaki haber odasına geri dönüyor. Domhnall Gleeson’ın canlandırdığı editör Ned Sampson, gazetenin ödüller kazanmasının ardından kendisine yeni bir gazetecilik savaşı ararken bu kez yerel bir özel kulübün peşine düşecek ve ofis arkadaşı Mare’yle arasındaki çekim de iyice tırmanışa geçecek. Ne yazık ki Türkiye’de şu an için bir yayıncısı yok ama biz takipte kalalım yine. İlla ki The Office’in etinden suyundan yararlanmak isteyen bir platform çıkar ortaya. Zaten Peacock’un TOD’la anlaşması var diye biliyorum.

Emmy Ödülleri (14 Eylül)

Ve geldik televizyonun en önemli gecesine! 78. Emmy Ödülleri bu yıl NBC’nin 100. yaşını kutladığı bir dönemde düzenlenecek ve töreni Law & Order: SVU yıldızı Mariska Hargitay sunacak. The Pitt, Pluribus, Hacks, Widow’s Bay ve Beef gibi yapımların yarışacağı gece için ne yazık ki yine bir yayıncı yok burada. Ama merak etmeyin, ben sizlerle gerekli linkleri paylaşacağım o gün. Sadece şunu not düşeyim: Tören bir pazar gecesi değil, pazartesiye salıya bağlayan gece düzenlenecek. İzinler alınsın, uyku düzeni hizaya çekilsin!

Slow Horses – 6. Sezon (Apple TV, 16 Eylül)

Televizyonun en iyilerinden Slow Horses, düzenli bir şekilde yayın hayatını sürdürüyor. Biz altıyı henüz izleyeceğiz ama şu an ekip sekizinci sezonu çekmekle meşgul, düşünün! Gary Oldman’ın Jackson Lamb’ı, Jack Lowden’ın River Cartwright’ı ve Slough House’un geri kalan ekibi bu kez Diana Taverner’ın içine sürüklendiği bir intikam oyununun ortasında kalacak. Üstelik Olivia Cooke da ilk sezonda veda ettiğimiz Sid Baker karakteriyle geri dönecek aramıza. Mick Herron’ın Joe Country ve Slough House romanlarından uyarlanan altıncı sezonda önemli bir kayıp da yaşayacakmışız. Zaten dikkat ettiniz mi bilmem, Slow Horses çift sayılı sezonlarda hep canımızı acıtıyor.

Golden Axe (Paramount+, 16 Eylül)

Seksenlerin sonunda oyun salonlarına gidenlerin cebindeki son parayı yiyip bitirmiş Golden Axe, bu kez animasyon komedi olarak geri dönüyor. Meşhur karakterler, Death Adder’ı bir kez daha durdurmak için güçlerini birleştirecek, yanlarına da kahraman olma hevesi yeteneklerinin epey önünde giden biri katılacak. Rick & Morty‘nin yaratıcılarından Mike McMahan’ın imzasını taşıyan yapımda Matthew Rhys, Danny Pudi ve Lisa Gilroy gibi isimler ise seslendirme kadrosunda. Çocukluk travmalarınızın komediye dönüştüğünü izlemek istiyorsanız bakın derim. Yine platformu belli değil. Paramount+ olduğu için TV+’a dikkat kesilelim biz.

Monster: The Lizzie Borden Story (Netflix, 17 Eylül)

Ryan Murphy’nin gerçek suç takıntısı, daha doğrusu ticareti Monster‘da bu kez sıra Lizzie Borden’a geliyor. 1892’de annesi ve babasını baltayla öldürmekle suçlanan Borden’ın hikâyesini merkezine alan dördüncü sezonun başrolünde Ella Beatty var. Doğru bildiğiniz, hanımefendi Warren Beatty ve Annette Bening’in kızı! İlk üç sezonun ardından bu kez Viktorya dönemi Massachusetts’ine gideceğiz. Umarım Murphy, meşhur “40 whacks” tekerlemesini duyunca yine kendini tutamayıp sekiz bölümlük bir travma yaratmamıştır. Genç yıldıza Vicky Krieps, Charlie Hunnam, Rebecca Hall, Joey pollari, Billie Lourd, Sarah Paulson ve Jessica Barden eşlik edecek. Paulson’ın canlandırdığı, seksenlerde cinayet işleyen Aileen Wuornos’un diziye nasıl olacağı konusu ise şimdilik belirsiz.

The Traitors: New Blood (NBC, 18 Eylül)

Her versiyonunu izlediğim The Traitors‘ın ABD ayağında bu kez ünlülerden vazgeçilmiş, kaleye halk kapatılıyor. Alan Cumming yine İskoçya’daki Traitors şatosunun başında ve 80 binden fazla başvuru arasından seçilen 22 sıradan Amerikalı, 250 bin dolara kadar çıkabilecek ödül için birbirlerini kandırmaya çalışacak. Birleşik Krallık versiyonu hepimize insanlık öğrettiğinden kültürel olarak çok daha farklı bir geçmişe sahip Amerikalılar’ın ne yapacağını çok merak ediyorum. Umarım kan gövdeyi götürmez.

MobLand – 2. Sezon (Paramount+, 18 Eylül)

Tom Hardy, Pierce Brosnan ve Helen Mirren’ın Londra yeraltı dünyasındaki aile kavgası MobLand, kaldığı yerden devam ediyor. İlk sezonun ardından Harrigan ailesinin suç imparatorluğu bu kez içeriden parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya. Guy Ritchie’nin de yapımcıları arasında yer aldığı dizi, çok gecikmeden bize de uğrayacaktır. Şu an ilk sezonu hem TOD’da, hem de Netflix’te mevcut. Ama TV+’tan çıkarsa yeni bölümler, sakın şaşırmayın. Yalnız set arkasında yaşananlar sebebiyle Hardy’nin diziden ayrıldığı söylenmiş, sonra geri gelmiş, bu sırada Helen Mirren’a da epey saldırılmıştı sosyal medyada. Bakalım yayın sırasında neler yaşanacak.

American Hostage (MGM+, 20 Eylül)

Jon Hamm’e doymak için Your Friends and Neighbors bile yeterli gelmiyor diyenler yaşadı! Yetmişlerin radyo muhabirlerinden biri olarak karşımıza çıkacak Hamm. Gerçek bir olaydan uyarlanan American Hostage, gazeteci Fred Heckman’ın, Tony Kiritsis isimli silahlı bir adam tarafından rehin alma krizinin ortasında bırakılmasını anlatıyor. Kiritsis’in taleplerinden biri de Heckman’ın radyo programında canlı yayına çıkmak. Hamm’in karşısında, izlemeyi çok özlediğimiz Giovanni Ribisi’nin yer alacak olması da şahane haber!

Youth (HBO Max, 21 Eylül)

Catastrophe ve Bad Sisters’ın yaratıcısı Sharon Horgan, bu kez elli yaşında boşanmış bir kadının hayatını yeniden kurma çabasına el atıyor. Horgan’ın hem yarattığı hem başrolünü üstlendiği Youth, Londra’da edebiyat alanında temsilcilik yapan Alex’in yaşlanan ebeveynleri, bir türlü büyümeyen oğlu ve boşanmanın ardından yeniden keşfetmeye çalıştığı aşk ve seks hayatı arasında sıkışmasını anlatıyor. Karşısında Rupert Friend’i izleyeceğimiz sekiz bölümlük HBO komedisi, yine Horgan’ın parmağının olduğu, Sarah Jessica Parker’lı Divorce’u anımsattı bana biraz. Bağımlısı olmaya hazırız. Hemen gelsin!

Brothers (Apple TV, 23 Eylül)

Matthew McConaughey ile Woody Harrelson’ı yıllardır gerçek hayattaki arkadaşlıkları üzerinden izlemeye alışmışken geçtiğimiz yıllarda gerçekten de kardeş olma ihtimalleri ortaya çıkmıştı, biliyorsunuz. İşte Apple TV bunu kurmacaya taşıyor. Kendilerinin birer versiyonunu canlandırdıkları Brothers, Woody’nin kızının düğününün dağılmasının ardından ailesini Matthew’ın Texas’taki çiftliğine götürmesiyle başlıyor. Derken Holland Taylor’ın canlandırdığı anne, ikisinin aslında kardeş olabileceğini ağzından kaçırıyor. Bir de Matthew’ın Teksas valiliğine aday olma ihtimali eklenince işler iyice karışıyor. McConaughey ile Harrelson’ın kimyasına güvenenler bunu da takvimine not etsin.

American Horror Story – 13. Sezon (Disney+, 25 Eylül)

Ryan Murphy’nin bir zamanlar çok kıymet verdiğimiz serisi American Horror Story, eski sezonların favori karakterlerini bir araya getirdiği 13. sezonuyla geri geliyor. Sarah Paulson, Evan Peters, Angela Bassett, Kathy Bates, Emma Roberts, Billie Lourd, Gabourey Sidibe ve Jessica Lange, tam kadro alanda olacak. 13. sezona özel olarak yarım saatlik 13 bölüm olarak tasarlanan dizi, Cadılar Bayramı haftasında da final yapacak. Coven’ın hanımları geldikçe dikkat kesildiğim için bu sezona da bakacağım tabii ki ama AHS’den umudu keseli çok oldu tabii.

Paolo (HBO Max, 25 Eylül)

HBO Max’in yereldeki başarılı işlerinden biri olmaya aday Fransa yapımı Paolo. Sébastien Marnier’nin yarattığı yedi bölümlük gerilim, sıradan bir adam olan Paolo’nun eski okul arkadaşı Téophane’la yeniden karşılaşmasıyla başlıyor. Téophane artık belediye başkanlığına aday, Paolo ise onun kampanyasına gönüllü olarak dahil oluyor. Fakat hayranlık yavaş yavaş takıntıya, desteği de tehlikeli bir yakınlığa dönüşüyor. Jérôme Niel ile Comédie-Française oyuncusu Yoann Gasiorowski’nun karşı karşıya geldiği yapım, Ripley damarından beslenen bir psikolojik gerilim tadında.


Oscar Boy sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yapın

Yorum yazın...

Oscar Boy sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin