Ekim Tahminleri – 84. Akademi Ödülleri / Oscar 2012 Tahminleri

Ekim Tahminleri – 84. Akademi Ödülleri / Oscar 2012 Tahminleri

Lafı fazla da uzatmak istemiyorum aslında. O yüzden direkt konuya gireceğim. Üç ay boyunca, her ayın ilk haftasında yayınlanacak güncellenmiş Oscar tahminleri yazı serisine hoşgeldiniz. Hemen Ekim’le başlayalım ve gevezeliği tahmin kısmına bırakalım. Buyursunlar:

EN İYİ FİLM

Bu yıl En İyi Film kategorisine getirilen yeni kurallarla başlayalım önce isterseniz. Biliyorsunuz son 2 senedir bu dalda 10 aday birden görüyoruz ve bu sebepten Oscar’da En İyi Film dalına aday olmayı hiç hak etmemiş bir The Blind Side vakamız bile var. Aslında The Dark Knight‘ın üç yıl evvel ilk beşe girememesi sebebiyle alanı daha da genişletmek için getirilen bu kural resmen ellerinde patladı. O yüzden de aday sayısı artık 5 ile 10 arasında değişecek yeni kurala göre. Peki bu 5 ile 10 arasında gidip gelen rakamı ne belirleyecek? Akademi üyelerinin oylama yaparken listelerinde en başa koydukları film eğer %5 oranında oy alabilirse aday olabilecek, alamazsa aday olamayacak. Bence nitelikli filmler görmemiz açısından oldukça iyi olmuş. Hak eden 7 filmse 7, 8 ise 8… Bekleyip göreceğiz.

Tahminlerimize geçersek… Şu an ödülü alması için kesin bir isim önermek pek mümkün değil. Birkaç filmin adı birden geçiyor. Birincisi War Horse. Spielberg sonunda geri dönüşünü yaptı ve tam da Akademi’nin ağzına layık, bir savaş atının anlatıldığı Broadway’den beyazperdeye uyarlanmış bir işle geliyor. Yalnız şunu da unutmayalım, Munich dahil olmak üzere Saving Private Ryan‘dan beri Spielberg er meydanında değil. Beklentileri karşılayamaması mümkün. Yarışta yavaş yavaş gerileyen rakibi ise bir başka dev isim Clint Eastwood‘un yeni filmi J. Edgar. Tabi ben bir kez daha aynı şeyi tekrarlamış gibi olacağım ama Eastwood da Million Dollar Baby‘den aradığı sevgiyi bulamıyor Akademi’de. Gran Torino bile göz ardı edildi ki filmin ciddi bir hayran kitlesi mevcuttu. Peki en kuvvetli son aday kim? İlginç ama The Artist. Weinsteinlar‘ın desteklediği bu sessiz sinema dönemini anlatan filmle ilgili umutlar çok büyük. İyi bir kampanya ile Weinsteinlar‘ın The Artist‘i en tepeye çıkarması an meselesi.

Gelelim aday olmaya yakın olan ama adı ödül için anılmayan filmlere… Her filmiyle olay yaratan Stephen Daldry, Extremely Loud and Incredibly Close ile kuvvetli geliyor diyorduk lakin filmin fragmanı çıktığından beri beklentiler biraz düşmüş durumda. Billy Elliot, The Hours ve The Reader‘dan sonra Daldry‘nin dördüncü filmiyle de yine Oscar’a aday olan bir film üretip üretemediği film gösterime girene kadar belli olmayacak. George Clooney‘nin politik draması The Ides of March ve Clooney‘nin başrolünde yer aldığı, izleyenlerin oldukça beğendiği, Alexander Payne imzalı The Descendants da öne çıkan diğer filmler. Bir de fragmanı sebebiyle oldukça fazla heyecan yaratan Tinker Tailor Soldier Spy var ki ben En İyi Film kategorisinde çok da öne çıkabileceğine inanmıyorum. Ama buna inanan insan çok. Belli mi olur?

Bunların haricinde bir anda fenomene dönüşen ve bana Black Swan‘a benzer bir sevgiyi hatırlatan Drive, Fincher‘ın ünlü Stieg Larsson serisinden uyarladığı The Girl with the Dragon Tattoo, Meryl Streep‘in Oscar almak için durmadan çabaladığı bir başka filmi The Iron Lady ve Amerika’da gösterime girdikten sonra övgülere boğulan The Help‘in isimleri geçmekte. Bunlara ek olarak Woody Allen‘ın geri dönüşü olarak nitelendirilen Midnight in Paris, Terrence Malick‘in bana göre Akademi tarafından çok da beğenilme ihtimali olmayan The Tree of Life ve bir spor draması olması sebebiyle ilgi çekebilecek Moneyball var. Harry Potter‘ın son filmiyle doğan umutlar teknik kategorilerde sınırlı kalacak gibi. Bitmek bilmeyen boks filmlerinden bir diğeri Warrior‘ın da şimdilik ne yapacağı belirsiz. Ben Cameron Crowe‘ın son filmi We Bought a Zoo ve Marilyn Monroe‘nun hayatını anlatan My Week with Marilyn‘e dikkat diyeceğim sadece.

Aday olmaya en yakın filmler: The Artist, The Descendants, Extremely Loud and Incredibly Close, The Help, The Ides of March, J. Edgar, Midnight in Paris, Moneyball, Tinker Tailor Soldier Spy, The Tree of Life, War Horse
Olasılıklar:
Drive, The Girl with the Dragon Tattoo, The Iron Lady, We Bought a Zoo, Young Adult
Uzak ihtimaller:
Harry Potter and the Deathly Hallows: Part II, Hugo, My Week with Marilyn, Warrior

***

Clint Eastwood, Stephen Daldry ve Steven Spielberg

EN İYİ YÖNETMEN

Akademi’yle ilgili yapılan sert eleştiriler konusunda ne kadar katı olduğumu biliyorsunuz. Oscar’la ilgili saçma sapan yorum yapanların yanlış sitede olduklarını sürekli tekrarlıyorum. Ama şu yönetmen ödülü konusunda size katılmadan edemeyeceğim. 1960lar’dan sonra bu konuda iyice azıtan ve En İyi Film ödülünü alan filmin yönetmenini ödüllendirdikleri bu kategori tarihinin en büyük rezaletini geçen sene yaşadı. Sayısız kült film üretmiş David Fincher, dünün televizyon filmi çeken yeni yetmesi Tom Hooper tarafından saf dışı bırakıldı. Diyecek söz bulamadığım gibi, bu konuda yapılan eleştirilere de karşı çıkmıyorum. Sonuna kadar haklısınız!

Bu gerçeği göz önünde bulunarak tahmin yapmaya kalkıştığınızda ister istemez Michel Hazanavicius ve Steven Spielberg isimlerini anmak zorundasınız. Ve bence The Artist iyi bir destek alırsa Hazanavicius‘un yıldızını pek ala parlatabilir. Yalnız şu da var ki Sam Mendes‘dan beri bu ödül ismi yeni duyulmuş bir yönetmene gitmedi. Hele ki son yıllarda Kathryn Bigelow, Coen Kardeşler, Martin Scorsese, Ang Lee, Danny Boyle derken iyice bir yıldızlar karmasına dönüştü kategori. O yüzden Spielberg şimdilik listenin zirvesinde.

Stephen Daldry ise yaptığı her filmle aday olduğundan eğer yeni filmi de beğenilirse büyük ihtimalle yine kendini burada bulacak. Clint Eastwood son birkaç filmini görmezden gelen Akademi’ye yine kendini sevdirmeyi başarabilirse de J. Edgar ile aday olması mümkün. Bunlara ek olarak, aktörlüğünün haricinde yönetmenlik konusunda da başarılı olduğunu Good Night and Good Luck ile çok güzel ispat eden George Clooney ve tabiki bağımsız sinemanın yükselen değeri (hatta şu anki en önemli ismi de diyebiliriz) Alexander Payne‘in ilk 5 şansı mevcut.

Olasılıklar içerisinde ise filmlerinin kalitesinden çok kariyerleriyle ön plana çıkan isimler var. Woody Allen, Cameron Crowe, David Cronenberg, David Fincher… Şu ana kadar sadece Allen‘ın filmini izledik lakin Midnight in Paris‘in eski 10 aday sistemi olmazsa çok da ön plana çıkabileceğine inanmıyorum. Tomas Alfredson ve Bennett Miller ise daha genç yönetmenler olara kendilerine yer bulabilirler. Özellikle Moneyball‘a gelen iyi eleştiriler Miller‘ın yıldızını parlatabilir, aman dikkat!

Aday olmaya en yakın isimler: Tomas Alfredson (Tinker Tailor Soldier Spy), George Clooney (The Ides of March), Stephen Daldry (Extremely Loud and Incredibly Close), Michel Hazanavicius (The Artist), Terrence Malick (The Tree of Life), Bennett Miller (Moneyball), Alexander Payne (The Descendants), Steven Spielberg (War Horse)
Olasılıklar:
Woody Allen (Midnight in Paris), Clint Eastwood (J. Edgar), David Fincher (The Girl with the Dragon Tattoo), Nicholas Winding Refn (Drive)
Uzak ihtimaller:
 Cameron Crowe (We Bought a Zoo), David Cronenberg (A Dangerous Method), Steve McQueen (Shame), Jason Reitman (Shame), Tate Taylor (Help)

***

Jean Dujardin ve Leonardo DiCaprio

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Kate Winslet gibi Oscar yarışı yılan hikayesine dönen Leonardo DiCaprio, Ekim ayının ilk günlerinde hala pek çok tahmincinin favorisi. Yalnız fragman yayınlandığından beri DiCaprio için çok da iyi eleştiriler duymuyoruz. Tabi bir fragmana göre karar vermek de yanlış. Ama en azından ödülü almasa bile adaylık konusunda şimdilik iddialı olduğunu söylemek mümkün. Bana sorarsanız DiCaprio‘nun Oscar hayalini bozabilecek iki aday var. Birincisi oldukça güzel bir kariyeri olan ve artık fark edilme zamanı gelen Gary Oldman. İkincisi ise Cannes’dan ödülle dönen Jean Dujardin.

Ryan Gosling ve Michael Fassbender hayallerine gelirsek… Elbette ben de iki aktörün çok büyük hayranıyım. Lakin ne Gosling, ne de Fassbender‘ın adaylık ihtimallerini çok yüksek görmüyorum. Aynı yıl birden fazla filmle gündemde olmak çoğu zaman işe yaramıyor. Tabi Brad Pitt‘in aday olup, yıllar sonra aradığını bulacağını iddia edenler de var. Üstelik Pitt‘in son yıllarda yaptığı başarılı rol seçimleri zaten Hollywood’un aranan yüzlerinden birisi olması sebebiyle de ona iyi şans getirebilir. Ama ben Moneyball‘u izlemeden konuşmak istemiyorum. Tabi ortada bir Sandra Bullock-The Blind Side gerçeği de var. Akademi spor filmlerini seviyor, açık ve net.

Joseph Gordon-Levitt ve Michael Shannon isimlerini de anmak da yarar var. Yalnız ben ikisinin çok iyi bir kampanya yürütmedikleri müddetçe radara girebileceğini düşünmüyorum. Ama ikisini de Independent Spirit Ödülleri’nde aday olarak göreceğimize adım gibi eminim. Take Shelter‘ın bu yıl en merak ettiğim filmler arasında yer aldığını da belirtmek isterim.

Aday olmaya en yakın isimler: George Clooney (The Descendants), Leonardo DiCaprio (J. Edgar), Jean Dujardin (The Artist), Michael Fassbender (Shame), Ryan Gosling (The Ides of March), Gary Oldman (Tinker Tailor Soldier Spy), Brad Pitt (Moneyball)
Olasılıklar:
Demian Bichir (A Better Life), Joseph Gordon-Levitt (50/50), Ryan Gosling (Drive), Woody Harrelson (Rampart), Michael Shannon (Take Shelter)
Uzak ihtimaller:
Antonio Banderas (The Skin I Live In), Matt Damon (We Bought a Zoo), Paul Giamatti (Win Win), Anton Yelchin (Like Crazy)

***

Meryl Streep ve Glenn Close

EN İYİ KADIN OYUNCU

Meryl Streep‘in sırf Oscar almak için rol seçmesinden bana fenalık geldiği için hiç kusura bakmayın ama bu sene Streep‘in üçüncü Oscar’ını almasını desteklemeyeceğim. Hele ki bu kategoride daha önce 5 kere aday olmasına rağmen hiç Oscar alamayan Glenn Close varken. Yalnız işler bu iki veteran arasında da ilerlemiyor ne yazık ki. Ortada Akademi’nin oldukça sevdiği bir tür olan biyografide, beyazperdenin efsane ismi Marilyn Monroe’ya hayat veren Michelle Williams ve henüz hangi kategoride yarışacağı belli olmayan Viola Davis var, ki aldığı eleştiriler mükemmel.

Bu dörtlüye katılma olasılığı olan isimler listesi ise kalabalık. Sundance’den ödülle dönen Like Crazy‘nin Felicity Jones‘u, Filmekimi’nde izleyeceğimiz Martha Marcy May Marlene‘nin Elizabeth Olsen‘ı ve I Am Love ile görmezden gelinen Tilda Swinton… Ben bunlara ek olarak özellikle eleştirmenlerin desteğini alan Michelle Yeoh ile patlamaya hazır bir bomba olarak gördüğüm The Girl with the Dragon Tattoo‘dan Rooney Mara‘yı eklemek istiyorum. Bu arada Mara‘nın The Social Network‘deki kısacık sahnesi için bu kadar takdir edilmesine de üzerinden bir sene geçmesine rağmen anlam veremediğim. “Neden???”

Jason Reitman‘ın da tıpkı Stephen Daldry gibi her filmiyle Akademi tarafından aday edildiğini düşünürsek son filmi Young Adult‘dan Charlize Theron‘un bir şansı olabilir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer olasılık ise kariyerinde oldukça iyi performanslar birikten Vera Farmiga‘nın aynı zamanda yönetmenliğini de yaptığı Higher Ground‘daki performansı.

Aday olmaya en yakın isimler: Glenn Close (Albert Nobbs), Viola Davis (The Help), Felicity Jones (Like Crazy), Elizabeth Olsen (Martha Marcy May Marlene), Meryl Streep (The Iron Lady), Tilda Swinton (We Need to Talk About Kevin), Charlize Theron (Young Adult), Michelle Williams (My Week with Marilyn)
Olasılıklar:
Kirsten Dunst (Melancholia), Vera Farmiga (Higher Ground), Rooney Mara (The Girl with the Dragon Tattoo), Michelle Yeoh (The Lady)
Uzak ihtimaller:
Olivia Colman (Tyronnasaur), Kristin Scott Thomas (Sarah’s Key), Mia Wasikowska (Jane Eyre), Emily Watson (Oranges and Sunshine)

***

Christopher Plummer, Albert Brooks ve Kenneth Branagh

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU

Yardımcı erkek oyuncu dalı için Christopher Plummer‘ın adı sıkça geçse de ben hala birşeylerin tam olarak oturmadığını düşünmekteyim. Son yıllarda Heath Ledger, Christoph Waltz ve Christian Bale zaferlerine baktığınızda hep sezonun öncesinden Oscarlarını garantileyen isimlerle karşılaşıyorsunuz. Ama Plummer henüz o mertebeye ulaşamadı. Lakin böylesine başarılı bir aktörün kariyerinde tek Oscar adaylığı bulunması da Akademi üyelerini Plummer‘a oy vermeye çekebilir.

Tabi Kenneth Branagh, Philip Seymour Hoffman, Albert Brooks gibi isimlere de dikkat çekmek lazım. Özellikle Branagh için umutlar oldukça yüksek. Aynı şekilde The Iron Lady‘den Jim Broadbent‘in de bir adaylık koparabileceğine inananların sayısı oldukça fazla. Tüm bunların yanı sıra A Dangerous Method ile yardımcı erkek oyuncu dalında yarışması beklenen Viggo Mortensen ve Akademi’nin vazgeçemediği bir tür olan boks filmlerinin yeni ürünü Warrior‘dan Nick Nolte‘nin de şansları mevcut.

Son olarak şimdilik çok iddialı olmasa da her an atak yapabilecek isimlere dikkat çekelim… Geçtiğimiz sene süpriz bir adaylık alan John Hawkes, Moneyball ile de yarışta olması sebebiyle geri planda kalabilecek Brad Pitt ve Spielberg‘in yeni harikası War Horse‘dan Niels Arestrup. We Need to Talk About Kevin‘ın fragmanında dikkat çeken Ezra Miller‘ı da unutmayalım.

Aday olmaya en yakın isimler: Kenneth Branagh (My Week with Marilyn), Albert Brooks (Drive), Philip Seymour Hoffman (The Ides of March), Nick Nolte (Warrior), Brad Pitt (The Tree of Life), Christopher Plummer (Beginners), Max von Sydow (Extremely Loud and Incredibly Close)
Olasılıklar: Jim Broadbent (The Iron Lady), John Hawkes (Martha Marcy May Marlene), Jonah Hill (Moneyball), Viggo Mortensen (A Dangerous Method)
Uzak ihtimaller:
Niels Arestrup (War Horse), Armie Hammer (J. Edgar), Ezra Miller (We Need to Talk About Kevin), Patton Oswalt (Young Adult)

***

Octavia Spencer ve Melissa McCarthy

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

Ben bu kategori için nedense çok isabetli tahminler yaptığımı hissediyorum ama siz ne dersiniz bilemem. Üstelik daha aralarından hangisinin ödülü alacağına da karar veremedim. Ama ilk beşim şöyle: Öncelikle Viola Davis‘in ana kategoriye geçmesinden yararlanacak olan Octavia Spencer var. Uzun zamandır Oscar radarında olmayan ve bu sene hem Anonymous hem de Coriolanus ile gelen Vanessa Redgrave ve The Blind Side ile yaptığı süprizden sonra artık yolları açılan Sandra Bullock diğer iki ismim. İlk beşi tamamlayacağına inandığım diğer isimler ise biraz farklı. The Artist‘i izleyen birinin onu görmezden gelemeyeceğine yönelik eleştirilerle yükselen bir grafik çizen Berenico Bejo ve Emmy’yi de almasıyla beraber tıpkı Robert Downey JR‘ın Tropic Thunder ile yaptığı süprizi tekrarlayabilecek Melissa McCarthy. Komedi performanslarının pek de değer görmediği bu dünyada McCarthy için yaptığım tahmin çok iyimser dursa da kazandığı Emmy’nin ona ister istemez bir ivme kazandıracağına eminim.

Peki bu isimler haricinde kimler olabilir? Bir kere yaptığı her işle Oscar’a aday olması gerektiğine inandığım Judi Dench var. Ayrıca The Descandants‘daki performansı oldukça beğenilen Shailene Woodley‘nin de ismi geçiyor. Bu yıl neredeyse tüm Oscar iddialı işlerde rol alan Jessica Chastain de 6425834 filminden biriyle süpriz yapabilir.

Peki ya Carey Mulligan‘ın Shame ile ikinci bir adaylık alma ihtimali? Ya da Mia Wasikowska‘nın bu senenin Jennifer Lawrence‘ı olup törende arz-ı endam etmesi… Bunlar da olma ihtimallerine umut bağladığımız güzel hayallerimiz.

Aday olmaya en yakın isimler: Berenico Bejo (The Artist), Sandra Bullock (Extremely Loud and Incredibly Close), Jessica Chastain (The Help), Judi Dench (J. Edgar), Melissa McCarthy (Bridesmaids), Vanessa Redgrave (Coriolanus), Octavia Spencer (The Help), Shailene Woodley (The Descendants)
Olasılıklar:
Jessica Chastain (Take Shelter), Jessica Chastain (The Tree of Life), Janet McTeer (Albert Nobbs), Carey Mulligan (Shame), Evan Rachel Wood (The Ides of March)
Uzak ihtimaller:
 Anjelica Huston (50/50), Vanessa Redgrave (Anonymous), Mia Wasikowska (Albert Nobbs), Naomi Watts (J. Edgar)

ANA DALLARDA TÜM TAHMİNLERİMİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Muhammed Ali

    The Artist’in kazanma ihtimalini düşündükçe kötü oluyorum.Fragmana göre yorum yapmak ne kadar doğru bilinmez ama o 2 dk bile bana yeterince bayıcı geldi.Onun dışında ben de Leo’nun kazanacağına şiddetle inananlardanım.İyi ya da kötü artık kaçarı yok.Viola Davis dikkat etse iyi olur Lesley Manville gibi kategori karmaşasına gitmesin.(Evet kaç ay geçti hala daha Lesley Manville için üzülüyorum.Kesinlikle yardımcı mı başrol mü derken oyları bölündü.Yoksa öyle bir performansın göz ardı edilmesi akıl alır cinsten değil.)Neyse ben de genel olarak bir liste yapayım.

    En İyi Film

    J.Edgar
    The Artist (maalesef ki)
    The Ides of March
    A Dangerous Method
    The Girl with the Dragon Tattoo
    The Descendants
    Tinker Tailor Soldier Spy
    The Help
    War Horse
    Harry Potter

    En İyi Yönetmen

    Clint Eastwood
    David Fincher
    George Clooney
    Stephen Daldry
    Alexander Payne

    En İyi Erkek Oyuncu

    Leonardo DiCaprio
    Gary Oldman
    Jean Dujardin
    Ryan Gosling
    Michael Fasbender (A Dangerous Method)

    En İyi Kadın Oyuncu

    Gleen Close
    Michelle Williams
    Merly Streep
    Tilda Swinton
    Rooney Mara

    En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

    Christopher Plummer
    Kennath Branagh
    Jim Broadbent
    Viggo Mortensen
    Daniel Craig

    En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

    Vanessa Redgrave
    Sandra Bullock
    Judi Dench
    Octavia Spencer
    Jessica Chastain (The Tree of Life)

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.