How I Met Your Mother – 7. Sezon

How I Met Your Mother – 7. Sezon

Neil Patrick Harris, Cobie Smulders, Josh Radnor, Alyson Hannigan ve Jason Segel

(Okuduğunuz yazı diziyle ilgili SPOILER içermektedir!!!!)

Bugün başka bir yazının altında da soruldu o yüzden açıklık getireyim, film izlemeye ara vermiş değilim. Oscar Boy’u boşladığım düşünülmesin. Biraz okul yoğunluğunu da bahane ederek önümüzdeki 2 haftayı sezon finallerini yapan dizilere ayırma kararı aldım. Önümüzdeki 10 gün içerisinde 11 dizi televizyona bir süreliğine veda edecek ve ben de hepsini Sezon Günlükleri başlığı altında inceleyeceğim. Sanıyorum mayısın son haftasında televizyonu bir kenara bırakıp filmlere geri dönmüş oluruz. O yüzden endişeye mahal yok, sinemaya kaldığı yerden devam edeceğiz.

Gelelim günün dizisine, 7. sezon finalini iki bölüm birden yayınlayarak yapan How I Met Your Mother‘a. Dizinin ilk zamanlar üzerimizde yarattığı etkiyi hepimiz biliyoruz. Hala izleme sebebimiz de bu zaten. HIMYM‘ın beş karakteri birbirine o kadar uydu, bu kadro öylesine güzel bir şekilde kimyayı tutturdu ki 2005’den beri televizyon hayatına devam ediyor. Sekizinci sezonun da olacağı çoktan kesinleşmiş durumda. Ted, Marshall, Lily, Robin ve Barney’den oluşan ekibimiz gelecek yıl da bizi yalnız bırakmayacak. Peki yedinci sezon nasıl geçti? Neler izledik? Çok gülebildik mi? Gelin biraz konuşalım…

Açıkçası ben How I Met Your Mother‘ın kendini 4 ve 5. sezon arasında bir yerlerde kaybettiğini düşünmekteyim. Hele ki geçen yıl zannediyorum en vasat HIMYM bölümlerini izledik. Yedinci sezonda ise dizi yönünü tamamen değiştirdi. Özellikle sezon ortasında komedinin bir kenara bırakılıp tamamen Robin (Cobie Smulders) odaklı oldukça dramatik bölümlerin varlığına şahit olduk. Ne kadar tatmin ettiği tartışılır ama bana kalırsa dizinin senaristleri artık tükenmeye başlayan espriler yerine böyle bir yola başvurarak mantıklı bir seçim yaptı. Sezon finali de cabası. Sonunda Barney – Robin – Ted üçgeninde bir sonuca varıldığını görmek (Ya da varılacağını görmek mi demeliyim?) iyi geldi.

Zaten dediğim gibi How I Met Your Mother ritmini çok önceden kaybetmişti. Ted karakterini canlandıran Josh Radnor‘ın yeteneksizliği sağolsun artık Ted’in kimle evleneceğinden çok diğerlerinin hayatlarında neler olacağını merak etmeye başladık. İnanın diziyi bir gün izlemeyi bırakırsam bunun tek sebebi Josh Radnor olacak. Lily (Alyson Hannigan) ile Marshall’ın (Jason Segel) sonunda başından beri istedikleri gibi çocuk sahibi oldukları, Barney’nin (Neil Patrick Harris) Ted’den sonra dizinin en itici karakteri olmaya aday Quinn (Becki Newton) ile ilişkisi derken bir sezonun daha sonunu getirdik. İyi ya da kötü…

Dizinin dışarıda bir yerlerde bana kızacak fanatik hayranları var mı bilmiyorum ama How I Met Your Mother’da artık bana Robin – Barney ilişkisi haricinde çekici gelen tek bir şey yok. Televizyonda o kadar iyi yazılmış komediler var ki CBS’in bu eski hazinesi o kadar da cazip gelmiyor. Tek temennimin sekizinci sezonda dizinin sona ermesi olduğunu söyleyebilirim. Hatta finalde Ted’in evlendiği kadını sadece beş saniyeliğine gösterseler bile dert etmem sanıyorum. Bu arada seyirci de benimle aynı fikirde olsa gerek son yıllarda reytinglerde büyük düşüş yaşayan How I Met Your Mother tarihindeki en yüksek rakamlara yedinci sezonda, özellikle Robin ve Barney’nin anlatıldığı bölümlerde ulaştı. Bu da yapımcılara bir başka ipucu olsun ne yapmaları gerektiği konusunda.

How I Met Your Mother‘ın bugüne kadarki tek Emmy şansı malumunuz Neil Patrick Harris idi. Amerika’nın Harris‘i ne kadar sevdiği malum. Emmy, Tony, Oscar… Neredeyse her yerde karşımıza çıkıyor. Ama yardımcı erkek oyuncu dalı her geçen yıl daha da kalabalıklaşıyor. En basitinden 4 banko Modern Family adayı var ki bu bile Harris için bir problem. O yüzden yedinci sezondan da ödül anlamında bir beklentim olduğunu söyleyemem. Benden bu kadar. Söz How I Met Your Mother fanlarının.

En İyi Bölüm: Tick Tick Tick… (Bölüm 10)
Sezon Boyu Spotlight Ödülü: Cobie Smulders (Robin Scherbatsky)
Sezon Notu: B

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. shifty

    how i met your mother 3. sezonun ilk bölümüyle (mandy moore ve enrique iglesias’lı bölümler) sürünmeye başladı. daha sonra britney spears, katy perry, jennifer lopez ile iyice suyu çıktı. ben de eski günlerin hatırına hala izliyorum da en son hangi bölümde güldüm hatırlamıyorum. bu kadar zaman izledik bitsin bari diye izliyorum. son bir kaç sezondur olanları anlatayım :
    marshall veya lily bir konuda takıntılık yapar, birbirleriyle anlaşamazlar ve bölüm sonunda birbirlerinin gerçek aşkları olduklarını hatırlarlar mutlu son ve güzel bir şarkı ile biter. ted aradığı kızı bir türlü bulamamaktadır, okulda profesor falan olmuş bıdı bıdı ama bu durumda en güzeli (bknz:hollywood oyuncularının çalışmaması) robine aşık olur, arkadaş olur , aşık olur arkadaş olur, victoria’ya aşık olur, arkadaş olur, victoria’ya aşık olur…
    barney yine kızlarla yatıp kalkmasına rağmen robin’e aşık olur sonra bir şekilde ayrılır, aşkını tekrar dile getirir, arkadaş olur, başka kız bulur, nişanlanır, robin’e aşık olur….
    OKUMASI BİLE NE KADAR SIKICI 🙁

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.