Cannes ’12 – 8. Gün

Cannes ’12 – 8. Gün

Dün Cannes’da adeta bir ünlüler geçidi yaşandı. On the Road‘un kadrosu, Holy Motors‘da oynayan Kylie Minogue, ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesiyle Oscar’lı aktör Benicio Del Toro, usta yönetmen Bernardo Bertolucci… Yarışma filmlerinden bahsedelim ama asıl. On the Road tam da beklediğim gibi kötü eleştiriler aldı. Zaten Kristen Stewart‘ın başrolünde yer aldığı bir filmden ne bekleyebilirdki ki? Gerçi izlemediğimiz için yorum yapmak da istemiyorum ama benim On the Road‘dan beklentim sıfır. Holy Motors ise nispeten daha iyi durumda. Hatta gösterimin ardından Altın Palmiye tahminleri listesinde üst sıralara yükseldi. Resimler her zaman olduğu gibi aşağıda sizi bekliyor. Buyursunlar…

Yarışma – On the Road (Walter Salles), Holy Motors (Leos Carax)
Belirli Bir Bakış – La Playa D.C. (Juan Andres Arango), Djeca (Alda Begic), 7 Dias en La Habana (Benicio Del Toro)
Yarışma Dışı – Io e Te (Bernardo Bertolucci)
Cinefondation – The Ballad of Finn + Yeti (Meryl O’Connor), Matteus (Leni Huyghe), Tabara Din Razaoare (Cristi Iftime), Riyoushi (Shoichi Akino)
Klasikler – Cleo de 5 a 7 (Agnes Varda), Jaws (Steven Spielberg), Viaggio in Italia (Roberto Rossellini)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

4 Yorum

  1. Memento

    Şimdi önyargı var, öngörü var. Stewart’ın kötü performans sergileyeceği önyargıdan çok öngörü bence. Oyuncu var, oyuncu var. Stewart o kaliteli oyunculardan değil. Ha buna da önyargı diyebilirsin cenup. Ama görüp görebileceğim en kötü oyunculardan bir tanesi. Filme dönersem. Filmin beğenilmemesine şaşırdım. Açıkçası bazı şeylerden ötürü filmin başarılı bulunacağını düşünmüştüm, Stewart’a rağmen. Geçtiğimiz aylarda çıkan haberlerde yönetmenin filmi bir senede kurguladığı belirtilmişti. Tam bir sene (veya ona yakın bir süre) boyunca kurgu odasında oturdu ve filmini kurguladı. Buna rağmen film ancak ve ancak “c” notunu alabildi. Yazık.

    Festivalin en kötü eleştirileriyse The Paperboy’a gitti. Yerden yere vurulmuş. Playlist sitesi F vermiş filme. Sıfır. Yönetmeni Lee Daniels’ın daha sağlam bir işle döneceğini sanmıştım. Ben de hep sanıyorum. Filmden yayınlanan kareler ve görüntüler filmin iyi olmadığını kanıtlıyordu. İki-üç sene önceki Precious’la epey başarı elde etmesi Cannes’ın yolunu açtı.

    Holy Motors’u merak ediyorum. Fragmanları çok enteresandı. 90’larda çektiği Köprüüstü Aşıkları tek kelimeyle mükemmeldi. Bu açıdan Leos Carax’ın bu filmi izlenir. İyi eleştiriler alıp Altın Palmiye için en güçlülerden haline geldi. Zaten çok az film gerçekten başarılı bulundu.

    Yanıt
    1. cenup

      Bu yorumu farklı algılamamız gayet normal.
      Filmle ilgili dün pek çok eleştiri okudum ve kendisinin performansı hemen hemen herkesten geçer not almış. Çok başarılı bulup Marylou karakterine gerçekten hayat verdiğini ve olağanüstü olduğunu söyleyen bile var. Filmi izlemeden haklı olup olmadıklarını bilemem, o yüzden evet öyledir mutlaka da diyemem. Oyunculuğu hakkındaki görüşlerim de sizinkinden çok farklı ama bu tarz eleştiriler varken yukarıdaki yorumu sizin gibi “öngörü” olarak değerlendiremeyeceğim ne yazık ki.

      Ayrıca Kristen Stewart filmin başrolünde değil, yardımcı rolde.

      Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.