99 Homes

99 Homes

99 homes
Yönetmen: Ramin Bahrani | Oyuncular: Andrew Garfield, Michael Shannon, Laura Dern, Noah Lomax, Tim Guinee, Cynthia Santiago, Manu Narayan, Cullen Moss, Nadiyah Skyy | Senaryo: Ramin Bahrani ve Amir Naderi | 112 dakika | Drama

ninenine_homesHer sene kimsenin tahmin listelerinde yer almazken bir anda SAG, Altın Küre ya da Critics’ Choice gibi büyük ödüllerin adaylarında pörtleyen birileri çıkıyor. Geçen sene bu Naomi Watts (St. Vincent) idi. Ondan önce de Maggie Smith (The Best Exotic Marigold Hotel), Michael Douglas (Wall Street: Money Never Sleeps), Diane Kruger (Inglourious Basterds) gibi örnekler gördük. Fakat yakın tarihte hiçbiri bizi Michael Shannon’a gelen destek kadar şaşırtmadı sanırım. Sessiz sedasız bir kampanya yürüten Shannon, Revolutionary Road ile tek bir yerden dahi adaylık alamayıp Oscar’ın ilk beşine kalmıştı hatırlarsanız. 99 Homes ile tam tersi bir senaryoya maruz kalabilir. Üç majör gruptan da aldığı adaylık (hatta belki BAFTA’nın da takdirini kazanır), Oscar yoluında bir tümseğe takılırsa işi zor. Lakin bu pazarda yeni olan Broad Green isimli şirket, Shannon için elinden geleni yapıyor. Peki eleştirmenler tarafından sadece Revolutionary Road ve 99 Homes ile değil Take Shelter ve Boardwalk Empire sayesinde de kutsanan aktörün filmdeki performansı nasıl? Buyrun konuşalım.

Andrew Garfield ve Michael Shannon
Andrew Garfield ve Michael Shannon

Amerika’daki giderek büyüyen emlak krizini mesken edinmiş bir senaryo var önümüzde. Ülkemizde de Mortgage’ın girişiyle birlikte baş gösteren bu krizin bambaşka birinin ellerinde ajitasyona dönüşebilecek perspektiflerini en sade haliyle anlatıyor 99 Homes. Bir tarafta ipotekli evini, kredi ödemelerini geciktirdiği için kaybetme riskiyle karşı karşıya olan bir adam var. Diğer tarafta ise paraya tapan, filmin şeytanı Rick Carver’ı görüyoruz. İkisi de ailelerinin huzurlu bir şekilde hayatlarını sürdürebilmesi için çabalayan, fakat farklı yöntemleri tercih eden bireyler. Tabii hayat bir şekilde yollarını kesiştiriyor ve Dennis, Rick Carver tarafından polis eşliğinde kapıya konuluyor. Daha sonrasında ise filmin yaptığı benzetmelerin hatlarını kavramaya başlıyorsunuz. Rick, Tanrı’nın iyi ama talihsiz bir kulunu temsil eden Dennis’i günaha davet ediyor. Ve dara düştüğü cennet, bir anda cehenneme evriliyor.

Andrew Garfield
Andrew Garfield

Ramin Bahrani’nin sinemasını tanıyanlar için çok yabancı bir konsept değil bu. Daha evvel de şansın yüzüne gülmediği insanları anlatmış, hem gerçek de hem de bir o kadar can acıtan olayları ekrana taşımıştı. Burada da tahliye sahneleriyle seyircisine hançeri batırıp batırıp çıkarıyor. Lakin 99 Homes’un başarısının asıl sırrı Goodbye Solo ve At Any Price’dan aşina olduğumuz melodramın dozajını indirmiş olması. Hatta öyle ki gözlerinizin yaşlandığı anlarda bile kanınız donuyor. Bahrani ve senaryoyu birlikte kaleme aldığı Amir Naderi, bürokrasinin delik deşik ettiği bir sistemin içerisine sürüklüyor izleyicisini. Tek bir aksiyon sahnesine ihtiyaç duymadan tansiyonun arttığını, yozlaşmış gayrimenkul piyasasının en acı verici fiziksel eziyetlerden bile daha çok yürek parçaladığına şahit oluyorsunuz.

99 Homes, başardığı pek çok şeyin yanı sıra bazen vermek istediği mesajlarını içini dolduramamakla suçlanıyor. Hatta Michael Shannon’ın ABD ile ilgili yaptığı konuşma sırasında filmin kendini özetlemeye kalkışması sebebiyle ben bile kendimi biraz geriye çektiğimi söyleyebilirim. Lakin daha evvel beyazperdede bankerler ve mülk sahipleri arasında gerçekleşen uzun vadele krizle ilgili tek bir hikaye dahi izlememiştik. Bilemiyorum, belki de son iki yılımı mesleğim gereği finansal ve kurumsal kabuslara teslim ettiğim içindir bu kadar etkilenmem. Krizden haberi olmayanlar için detaylar denizine yelken alırken, bir yandan da ortalama izleyicinin zevklerine hitap edecek bir film çektiğini unutmamaya çalışmış Ramin Bahrani. Ve kurduğu bu denge bile takdiri hak ediyor.

Michael Shannon
Michael Shannon

Gelelim 99 Homes’un bel kemiğine… Filmin başrollerinde yer alan Andrew Garfield ve Michael Shannon’ın performanslarını konuşuyor herkes biliyorsunuz ki. Benim şahsi fikrimi soracak olursanız Garfield’ın yanında Shannon’ın esamesi dahi okunmuyor. Fakat ödül sezonu çok farklı dinamikler üzerine işleyen bir mekanizma. Bir, Oscar adaylığı alarak bir barajı aşmış olmanız size yardımcı oluyor. İki, eğer sezon içerisinde kampanya yapmaz ve oy verenlerin yanaklarına öpücük kondurmazsanız adınızı hatırlamakta zorluk çekebiliyorlar. Üç, Shannon ile Garfield’ın kariyerleri çok farklı yönlere ilerlemekte. Andrew Garfield, kendi kendini batıran bir franchise’ın (Spider-Man) günah keçisi ilan edildi. Shannon ise Amerikan bağımsız sinemasının her sene yeniden keşfedilen muhteşem çocuğu gibi. Lakin Garfield’dan daha çok keyif almış olmam Shannon’ın salt kötü adamına gelecek adaylıklara itiraz edeceğim anlamına gelmiyor. Biri ufak tonlamalarla hissiyatı vererek kilit sahnelerde filmi omuzlarken, diğeri ise ara ara ortaya çıkarak ekran karizmasını konuşturuyor. Bu arada bir isimsiz kahraman daha var 99 Homes’da: Laura Dern! Geçtiğimiz yıl yattığı yerden başarılı aktrise adaylık veren Akademi, herhalde bu performansı görürse kriz geçirip baştan sona oy pusulasını Dern’ün adıyla kaplar. Ama bildiğim kadarıyla başarılı aktrisin bu film için tanıtım turlarına çıkmaya niyeti yok.

Sene başında İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’ne uğramış ve kimse tarafından umursanmamıştı 99 Homes. Şimdi ise aldığı her adaylıkla ödül sezonun takipçilerini biraz daha meraklandırıyor. Elinize geçen ilk fırsatta izlemenizi tavsiye edeceğim. Michael Shannon, ama ondan çok Andrew Garfield için.

99


99 Homes İnceleyen tarih .
4

Benim notum

80%
80% B+
Andrew Garfield'ın kariyerinin en iyi performansı, Ramin Bahrani'nin de en iyi filmi. Ama ne gariptir ki tüm alkışlar Michael Shannon'a gidiyor. Neyse, yeter ki 99 Homes daha fazla izleyiciye ulaşsın. Buna da razıyız.

Kullanıcı Notu:

94%
(2 oylar)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.