Keyfî Drag Race Tekrarı 13×1: Başlıyoruz…

Keyfî Drag Race Tekrarı 13×1: Başlıyoruz…

Ru-Ru-Ru-RuPaul’s Drag Race jeneriğini duyacağımız aylara hazır mıyız sevgili lubunlar? Öyle böyle değil, 2021 bize durmaksızın RPDR izletmeye hazırlanıyor. Dün gece prömiyerini yapan 13. sezon, 14 Ocak’ta startını verecek ikinci Birleşik Krallık çıkarması ve tüm bu toz bulutu dindiğinde de her zamankinden geniş bir kadroyla yepyeni bir All Stars var sırada. Raven’ın Mathu da kimmiş yahu dedirten Ru makyajlarına doyacağız yani. Pandemi koşullarında çekildikleri için ünlü konuğu az olacak, twisti bol ve o karantina psikolojisiyle biz çok güçlü bir aileyiz mesajlarının havada uçuşacağı aylar önümüzde.

Tabii bugün konumuz esas franchise’ın yeni yılın ilk gününde prömiyerini yapan dumanı üstünde sezonu. RuPaul ve yapım ekibi bu sefer queenleri nasıl bir sürprizle muhattap etsek diyerek kafa kafaya vermiş ve şovun en çok izlenen parçalarından birine yoğunlaştıkları, her yarışmacıyı uzun uzadıya tanıma fırsatının da önünü açacak bir eyleme girişmiş. Nedir bu? Şanslı 13’ün 13’ünü heatherlar ve boogerlar olarak kategorize etmemize de olanak sağlayacak altı farklı lip sync ile ilk sınavlarından geçirmek. Böylece en temel drag queen yetilerini, yani pleybek yapabilme kabiliyetlerini daha ilk haftada bir değerlendirmeye tabi tutabildik kendi standartlarımız çerçevesinde.

Sonuçta çok da ikonik olmamasına karşın, bölümün enerjisini ayakta tutmayı başarmış şahane karşılaşmalar izledik. Teker teker herkesi konuşuruz elbet ama erken favorilerimden Symone ve Kandy Muse’un lip sync alanında da sınıfta kalmamış olması şahane. Gottmik… Biraz daha gidecek yolumuz var. Ama programın nihayet transfobik kasting tercihlerini geçmişte bırakabilmemiz, Ru ve ekibinin kendilerini eğitmek için çaba gösteriyor olmaları eksikleri kapatıyor. Birkaç trans kadın yarışmacıdan sonra 13. sezon ile birlikte bu sefer de trans bir erkek seyredeceğiz mücadelenin içerisinde. Sadece cinsiyet kimliği açısından önemli bir dönüm noktasında yer aldığı için değil elbette, estetik olarak da sezonun en göze hitap eden yüzü Gottmik. Sanıyorum bu konuda herkes benimle hemfikirdir.

Şunu da not düşeyim, bu sene spoiler yememek için yine üstün bir çaba sarf etmekteyim. Ancak bu iki gruba ayrılma durumunun ekmeğini 2. ve 3. bölümlerde yiyeceğimize dair ufak yorumlar gördüm. Eğer yanlış anlamadıysam dördüncü bölüme kadar kimse evine gitmeyecekmiş. Bu “birbirinizi oylayacaksınız” tarzı All Stars twistinin ise pardon sezonları karıştırmışım tadında bir şakayla öteleneceğini umut ediyorum. Ru, henüz büyümek için zamana, paraya ve tanınmaya ihtiyaç duyan queenlerinden birine kısa çöpü çektirmez. En kötü bu oylamayı sırf drama yaratmak için hiçbir amaca hizmet etmeyecek şekilde kullanır ve konu kapanır. Yanılırsam da yüzüme vurursunuz artık ne yapalım.

Meet the Queens videoları ve bu çalgılı çengili ilk bölüm dahilinde açıkçası bir anda bütün kasta birden yükselmeyi başaramadım. Kandy Muse belli ki hayattan daha büyük bir karakter ve hepimiz sevdalanmaya dünden razıyız. Symone baştan aşağı karizma, eşsizlik, cesaret ve yetenek kokuyor zaten. Gottmik… Konuşmaya bile gerek yok. Bu üçlünün haricinde ise bana herkes Alexis Michelle seviyesinde bir aldanmayla mekana gelmiş gibi hissettirdi. Tamisha Iman’ın hikâyesi müthiş, fakat özgüveninin yerinde yeller esiyor. Kahmora Hall’un Bob Mackie elbisesi için 100 twinki öldürebilirim, ancak o gardırobu dolduracak karakter sanıyorum ki yok. Elliott with 2 T’s ile Utica Queen deseniz, eminim ki kendi küçük çevrelerinde çok büyük isimlerdir. Fakat ikisine de benzer o kadar çok queen gördük ki… İlgimi çekmemelerini normal karşılıyorum bu sebeple.

LaLa Ri’nin paraya, Olivia Lux’ın Valentina taklidi yapmamaya, Denali’nin de ilk bölümden elenmeye ihtiyacı var. Bunlar haricinde dikkatimi çekenlerden birisi de Tina Burner oldu. Çok sevdiğimden değil, sadece diğerleri arasında deneyimin de getirisi ve tabii New York’lu bir yarışmacı olarak epey cilalanmış duruyor. Jan’in drag ailesinden Rosé’nin makyajsız hâli uğruna dağları delecek motivasyona sahip olsam da dragi için biraz daha beklemeye çalışacağım. Bu Tina ve Olivia’nın da dahil edildiği büyük anlatı içerisinde ona da bir reality şov hikâyesi çıkaracaklardır muhtemelen. Bir de Joey Jay ilgimi çekti doğrusu. Bir beklentim yok, sezonun ilk yarısında eleneceğinin sinyallerini veriyor. Yalnız çok sempatik yahu! Crystal’ın şeytan tüyü, Ru’nun ona büyümek için zaman vermesini sağlamıştı. Umuyorum Joey’de de aynısı tekrarlanır.

Diyeceklerim sanırım bu kadar lubuşlar. Bir sonraki bölüme kadar döndüre döndüre pleybek cenklerini izler, ardından Untucked’ın da üstünden geçerim bir kez daha. Şimdilik hoşçakalın demeden önce sezon boyunca burada olacağımı, ananızı dananızı alıp her Drag Race bölümü sonrası Oscar Boy’a uğramanız gerektiğini hatırlatayım. Yoklama alacağım! Bize yeni katılanlara merhaba, Keyfî Drag Race Tekrarı’nı çoktan arşınlamış eski kaşarlarımıza da kucak dolusu sevgiler. Haftaya görüşürüz. Beni özleyin anacım, byeeeeee!

KDRT: Untucked

  • Bu pandemi usulü jüri masasına nedense bir gülesim geldi. Tüm kast dip dibe, onların aralarında camdan/plastikten duvarlar. Komikli…
  • Symone, genç bir Shea Coulee tadı veriyor mu size de? İsmi giderek büyüyecek, inanılmaz star ışığı olan bir yetenek sanki.
  • LaLa Ri’nin peruğunu DiDa Ritz verdi değil mi? Hadi itiraf edin!
  • Tamisha bana Jasmine Masters’ı hatırlatıyor. Ama onun transfobik ve cahil olmayan, çok kaliteli bir versiyonu.
  • But I’m the only black girl. So… Don’t vote me out!
  • Top 3 tahminimi de bırakıyorum tekrardan: Symone, Kandy Muse ve Gottmik. Başka birisini büyük bir felaket yaşanmadığı müddetçe finalde göremiyorum, kusura bakmayın.
  • Tam şu sahne:

Genel sıralamam
⭐⭐⭐⭐: Symone, Kandy Muse, Gottmik
⭐⭐⭐: Tina Burner
⭐⭐: Rosé, Joey Jay, Olivia Lux, LaLa Ri, Utica Queen, Tamisha Iman
: Elliott with 2 T’s, Denali, Kahmora Hall

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

1 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.