Keyfî Drag Race Tekrarı 13×7: Yanlış Karar, Yanlış İnsan

Keyfî Drag Race Tekrarı 13×7: Yanlış Karar, Yanlış İnsan

Ödül sezonundan daha çok Drag Race’le ilgilendiğim şu dönemde, iki ayrı keyfî tekrar ve tabii Geyik adındaki recap podcastimle RPDR aşkımı beslemeye devam ediyorum. Ostomi torbasının hareketlerini sınırladığını beyan edip Kandy’e de içten sarılarak analığını gösteren Tamisha’nın vedasının ardından kızçeler ve çalışma odası bir sakinledi sanki bu hafta. Yine egemenliklerini Elliott üzerinde kurma çabası tam gaz devam ediyor. Sağolsun o da yarışma harici açıklamaları ve geçmişten dirilen tweetleriyle cahil, güneyli beyaz kız imajını iyice cilalamakta; ama yapımcılar neyse ki 13. sezon dahilindeki durumun farkına varıp hem gördüğü zorbalığa, hem de geçmişteki mental sağlık problemlerini açabileceği bir kurgu çıkarmışlar.

Geçtiğimiz sezon farklı bir formatla servis edilen reading mini şalanjında da fikir sahibi Elliott’ın utanç kokan shade denemelerine karşılık ekipten hiçbirinin kurguya dahil edilebilecek şiddette, Elliott’ı paramparça edecek bir okumayla gelememesine dikkat çekeyim. Gerçi her şeyi suratına söyledikleri için belki de burada seyirciyle buluşturulabilecek bir cümle kalmamıştır. Gottmik’in Kandy’e yaptığı olağanüstü pug yakıştırması ve diğer biriciği Tina Burner’a hızlıca geri cevap verebilmesiyle parladığı kısımda ben Symone’un Tina için yaptığı kimyasallı yoruma da çok güldüm. New York’un Brita’dan sonraki en itici kızının adının nereden geldiğini de henüz anlayabildiğim için köşeli jetonumu gözlerinizin önünde öpmek istiyorum.

 

Bölümün devamında da beni rahatsız eden, daha doğrusu dikkatimi çeken bir şeyi anacağım izninizle: Olivia Lux’ın sahte “tatlı kız” tavırları… O Kandy Muse şakasından başlayarak bir irkildim. Tina’nın da dikkat çektiği üzere ne kadar kibar görünmeye çalışırsa çalışsın, içinde dev bir diva ve hatta mağduru oynayarak her türlü konuyu aleyhine çevirebilecek bir yılan varmış gibi geliyor bana. Bu bölümde aldığı anlamsız görev birinciliğiyle de birleştirince antipatiklik hanesi yükselişe geçti. Bu arada tüm kızların Denali’ye arka planda kayboluyor yorumu yapması? Nasıl yani, sezonun unutulmaz lip synclerini veren Denali mi? Kendi prömiyerlerinin açık ara en iyisi Denali mi? Sosyal medyayı en iyi şekilde kullanarak programdan gelen şanı şöhreti doğru kullanan Denali mi? I don’t think.

10. sezonda bize Miz Cracker’ın anlamsız turşu tiplemesini gülmemizi buyur eden Bossy Rossy’nin küllerinden doğurulmasına duyduğum tiksintiyi kelimelerle ifade edemem. Fakat 13. sezon queenlerinin genel olarak başarılı eşleşmelere denk gelmesinden herhâlde, çıkan sonuç üç sene önceki felaketin kat kat üstündeydi. En azından ikinci el utanç yaşamadığımdan karnıma hiç ağrı girmedi. Ve benim için haftanın burada en başarılısı, podyumdaki olağanüstü incik boncuk kılığını da dahil ederek konuşuyorum, Deborah, aman pardon Symone oldu. Onun yerine Oliva’nın taçlandırılmasını artık sezonu iyice Symone şova dönüştürmek istememelerine bağlıyorum. Başka mantıklı bir açıklaması yok çünkü. Hele ki Olivia’nın bölümün ilk üçünde bile olmayı hak etmediği hesaba katılırsa.

LaLa’nın suratında kokain paketi patlamış makyajıyla yaşadığım sorunları Olivia’yla da yaşıyorum ben bu arada. Drag dışı hâlindeki küçük suratını makyajla kocaman bir kafaya çevirmeyi başarıyor ve proporsiyon konusunda da vücudunu doğru şekilde dolgulandırmadığını düşünüyorum. Bu sebeple, bende pek etki yaratmayan ve hatta dört ekip içerisinde pandomimine rağmen en zayıf olarak gördüğüm gruptan Olivia’ya yontulan epizota huzurlarınızda itiraz ediyorum. Untucked’ta kafayı yiyen minik Alexis Michelle’imiz Rosé’ye de hak verdim. Anasının ak sütü gibi helaldi bu bölüm mükafatlandırılmak. Hem görevde, hem de podyumda müthişti. Tamam kendisine bayılmıyorum da Sezar’ın hakkı Sezar’a…

Utica’nın sezonun Crystal Methyd’ı olduğuna dair inançlarım da giderek kuvvetlenmekte. RuPaul’un bu gacıyı sonuna kadar kayıracağı ayan beyan ortada. Bir noktada zorlama garipliğini bırakırsa final yolları iyice açılacak. Reddit’in drama sayfalarında Minneapolis’teki diğer drag queenler ödemediği paralar, karakterini başkalarından çalmaları ve ne kadar egolu, hatta yalancı biri olduğuna dair sosyal medyada yazdıklarıyla gündeme gelmişler. Ama iş zannediyorum biraz da karşılıklı çekememezliğe girdiğinden pek konuşulmuyor ortalıkta. Ben yine de bir gözümü Utica’dan ayırmayıp bir hatasını yakalamak adına sizler için nöbette olacağım.

Bir de ne diyeceğim bak… Gottmik beni niye bu kadar üzüyor? İki haftadır kostümüyle yırtıyor gibi hissediyorum ben. Bu bölümde arkadaşları onu izlerken çok övgüler yağdırdılar da Elliott, Tina’ya ayak uydurabilmiş olsa düşük notla buluşacak ilk isim Mik’ti, ben yanlış düşünmüyorum değil mi? Peki peki Kandy’nin aldığı zorlama övgüleri ne yapacağız? Elliott’a Tina’nın, LaLa’ya Rosé ile Denali’nin gölgesinde kaldın diyen jüri acaba Kandy’nin de Symone’un gölgesinde kaldığı neden fark edemedi? Bizim göremediğimiz bir şaka makinesi mi vardı orada? Karakterini abartmadı diye alkış tutmamız mı isteniyor? Bu ne yaman çelişkidir sayın makyajı, kostümü, peruğu fevkaledenin fevkinde fani tanrıça RuPaul?

Neyse, ben gideyim bütün sinirimi, sorularımı bu gece kaydedeceğim Geyik’in yeni bölümüne saklayayım. Birleşik Krallık’la aynı dönemde gösterildiğinden gerçi gazım bir şekilde alınmış oluyor. Mesela bu bölüm de bittiği gibi kendimi United Kingdolls’un UK Hun’ının kollarına attım. Şarkıyı noktası virgülüne kadar ezberleyip bezdirene kadar herkese söylemek istiyorum. Sanki iki günde ezberlememişim gibi… Hadi hadi sustum, haftaya daha az yanlış kararın olduğu bir bölümde görüşürüz umarım. Yine absürt bir müzikal geliyor galiba. Ne güzel Madonna izlemiştik geçen yıl, bulamadılar mı acaba başka bir ikona? Barbra Streisand was right there… 

KDRT: Untucked

  • Bence lip sync’in tam versiyonunu izlesek LaLa’nın kazandığını görebilirdik. Ama Elliott da hiç fena değildi, şimdi boşu boşuna yüklenmeyeyim.
  • Symone’un bütün referanslarını siyah kültürden almasına ve konseptleri çok farklı bir yerden yorumlamasına hayranım. İnanılmaz bir star yahu. Drag kardeşi Gigi’nin olmak isteyip de olamadığı her şey resmen.
  • Gay ass bitch Joey Jay’i özlüyorum…
  • Tina Burner’ın kıyafetleri ve peruklarından ayrı ayrı nefret ediyorum. YET-HER.
  • TS Madison <3
  • Ru’nun çalışma odası kılığına da bayıldım. Drag dışı da hep böyle fem takılsa keşke.

Genel sıralamam
⭐⭐⭐⭐: Symone
⭐⭐⭐: Gottmik, Denali, Kandy Muse, Rosé
⭐⭐: LaLa Ri, Olivia Lux, Utica Queen, Tamisha Iman
⭐: Joey JayKahmora Hall, Elliott with 2 T’s, Tina Burner

Benim tablom, benim kararım

Yarışmacı 4 5 6 7 8 9 10 11
Denali SAFE SAFE SAFE HIGH        
Elliott with 2 T’s SAFE SAFE HIGH BTM2        
Gottmik SAFE WIN BTM2 SAFE        
Kandy Muse HIGH SAFE BTM2 SAFE        
LaLa Ri BTM2 BTM2 SAFE  BTM2        
Olivia Lux SAFE SAFE WIN SAFE        
Rosé HIGH SAFE HIGH WIN        
Symone WIN HIGH SAFE HIGH        
Tina Burner SAFE SAFE LOW SAFE        
Utica Queen SAFE HIGH SAFE LOW        
Tamisha Iman SAFE LOW SAFE          
Joey Jay LOW BTM2            
Kahmora Hall BTM2              

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.