Oscar Boy’dan 2012’nin En İyi 50 Filmi: #50 – 41

Oscar Boy’dan 2012’nin En İyi 50 Filmi: #50 – 41

2012 değerlendirmelerimiz tüm hızıyla devam ediyor. Önce 5. Oscar Boy & Readers’ Choice Ödülleri’nin adaylarını açıkladık. Oylama hala devam etmekte. Ardından yılın en iyi 20 kadın oyuncu performansı geldi. Dün de aynı listenin erkek oyuncuları için olan versiyonunu okudunuz. Sıre 2012’nin en iyi 50 filminde! Beş gün boyunca, Readers’ Choice Ödülleri’nin sonuçları açıklanana kadar geri sayıma devam edeceğiz. Bu sefer farklı bir şey yapıp her filmi izlemeniz için 3 sebep sıraladım. Umarım hoşunuza gider. Hadi başlayalım o zaman.

snow_white_and_the_huntsman_charlize_theron-1920x1200

#50: SNOW WHITE AND THE HUNTSMAN

Yönetmen: Rupert Sanders

Neden izlemeliydiniz?
* Colleen Atwood’un hazırladığı kostümler ve set tasarımcılarıyla görsel efekt ekibinin bir araya getirerek çıkardığı iş insanı büyülüyor. Yılın görsel anlamda Anna Karenina’dan sonra en doyurucu filmi olduğuna şüphe yok.
* “Mirror mirror on the wall, who is the fairest of them all?” cümlesini yaşayan en seksi kadının, Charlize Theron’un ağzından duymadan ölmek olmaz. Kötü Kraliçe’nin Pamuk Prenses’den kat kat güzel olduğunu da unutmayalım.
* Rupert Sanders aksiyon konusunda kesinlikle umut vaat ediyor. Belki Snow White and the Huntsman totalde çok üstün nitelikleri olan bir iş değil ama bence stilize bakışı izlenmeye değer.

10-years-oscar-isaac-channing-tatum

#49: 10 YEARS

Yönetmen: Jamie Linden

Neden izlemeliydiniz?
* Yılın en içten, en samimi filmi. Lise zamanlarını hatırlamak isteyenler için de ideal. Biraz geçmişte yolculuk edip, mazinin tadını çıkarmanın nesi kötü olabilirki?
* “Never Had” isimli şahane şarkı. Akademi, En İyi Özgün Şarkı dalında izlediklerini dahi tahmin etmediğim 10 Years’ın harikulade melodisini aday etmemiş olabilir; ama bu “Never Had”in etkileyiciliğinden bir şey kaybettirmiyor.
* Oscar Isaac! Bu yıl Coen Kardeşler’in yeni filminde nasıl olsa yıldız olacak. 10 Years’da hazırlık yapsanız, fena mı olur?

38

#48: SAFETY NOT GUARANTEED

Yönetmen: Colin Trevorrow

Neden izlemeliydiniz?
* Final sahnesi. Bence çok yeterli bi sebep. İzlemek için başka bir şeye ihtiyacınız olduğunu da düşünmüyorum. Koca filmden etkilenmemiş olsanız bile o final sahnesinin etkisinde kalmamanız imkansız.
* Aubrey Plaza’nın her filminde aynı kızı oynadığı konusunda ısrarcı olsam da enteresan bir sempatikliği var. Parks and Recreation’ın April’ının deli olmayan versiyonu yine burada. Tabii sorunlu sevgili yine ön planda.
* Pek nefret ettiğim dizi New Girl’ün tek yetenekli adamı Jake Johnson’ın gelecekte çok daha iyi bir oyuncu olacağının garantisini alabilmek için de izleyebilirsiniz. Ben burada hayret ettim bu kadar iyi olmasına. Çünkü New Girl’deki karakteri cool olmaya çalışan bir geveze gibi geliyor.

Samberg

#47: CELESTE & JESSE FOREVER

Yönetmen: Lee Toland Krieger

Neden izlemeliydiniz?
* Rashida Jones’un oyunculuğu haricinde senarist olarak da ayakları üzerinde durabileceğinin kanıtı. Jones’la tanışıp da sevmeyen var mıdır acaba? Bana imkansızmış gibi geliyor.
* Amerikan bağımsızlarının büyük stüdyo projelerinden kaçmak için hep güvenli bir liman olduğunu hatırlamak için de izlenebilir. Zayıf bir yıl geçiren bağımsızlar için oldukça iyi sayılabilecek bir seçenek Celeste & Jesse Forever.
* Belki çoğumuz henüz evlenmedik ya da evlenip boşanma evresinden de geçmedik. Lakin Celeste & Jesse Forever sadece boşanan çiftler için değil, uzun sürelik beraberlik yaşayanlar için de birkaç akılda kalıcı cümleye sahip. Birilerini hatırlayıp, iç geçirmek isteyenlere uygun.

Jonah Hill;Channing Tatum

#46: 21 JUMP STREET

Yönetmen: Phil Lord ve Christopher Miller

Neden izlemeliydiniz?
* Yılın en komik filmi. Ya da yılın en iyi komedi filmi de diyebiliriz. Bridesmaids’den beri bir filme bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum.
* Channing Tatum ve Jonah Hill’in olağanüstü kimyası için. İkisi de çok sevdiğim aktörler ve burada komedi yeteneklerinin zirvesine çıkmışlar. Herhangi birinin hayranıysanız ya da hayranı olma talebiniz varsa 21 Jump Street’i izlemeden 2012 faslını kapatmayın.
* Tuvaletteki birbirlerini kusturma sahnesine kadar uzanan, kaynağının peşinde oldukları uyuşturucuyu ilk kez denedikleri bir bölümü var 21 Jump Street’in. Kendinizi kaybedip, kahkahalarla etrafı inletmek için önerebilirim.

45

#45: ANNA KARENINA

Yönetmen: Joe Wright

Neden izlemeliydiniz?
* Pride & Prejudice ve Atonement gibi iki şahesere imza atan Joe Wright’ın yeni filmini izlemeden olmaz. Ki o kadar iyi değil aslında Anna Karenina. İkinci yarısından itibaren inanılmaz monotonlaşıyor. Ama biz bu adam için The Soloist’e katlanmışız, Anna Karenina çok mu?
* Herkes aynı şeyi tekrarlasa da, Anna Karenina tam bir görsel şölen. Sinemada izlenmeyi hak ediyor, onu da ekleyeyim. Yani kaçıranlar adına üzücü bir durum. O set, o kostümler, o görüntüler… Kolay değil.
* Aldığı büyük risk için de izlenmeye değer Anna Karenina. Anaakım sinemaya ürün veren yönetmenlerin böyle büyük riskler aldığına pek görmüyoruz ne yazık ki. Joe Wright, kolay kolay sevilmeyecek, hatta gişede doğru düzgün iş yapmayacak bir iş çıkarmış ortaya. Bunu unutmamak lazım.

44

#44: ARBITRAGE

Yönetmen: Nicholas Jarecki

Neden izlemeliydiniz?
* Annesi Richard Gere’e aşık olan jenerasyonun ne kadar büyüdüğünü fark etmek için izlemesi gerek Arbitrage’ı. Artık griler de kalmamış. Richard Gere, Noel Baba kadar beyaz.
* Vasat bir aktör olduğunu pek iyi bildiğimiz Hollywood yıldızının Chicago’dan sonra dişe gelir ilk işi. Filmin çuvalladığı pek çok nokta var ama Gere bunları toparlıyor. En azından görmezden gelmemize yardımcı oluyor.
* Brit Marling! Another Earth ve Sound of My Voice benim zevkime hitap eden işler değil. Lakin Marling için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kendi sıkıcı ve deneysel çalışmaları haricinde de izlemek keyif veriyor. Filmin en iyi oyunculuklarından birini sergilediği de su götürmez bir gerçek.

43

#43: LE TABLEAU

Yönetmen: Jean-François Laguionie

Neden izlemeliydiniz?
* Yılın en orijinal işlerinden biri. Fransız sinemasının kimi zaman anlatmak istediği konuyu unuttuğundan şüphe etsem de Le Tableau onlardan biri değil. Ve kimse kusura bakmasın, çoğu En İyi Animasyon adayından daha fazla olmayı hak ediyordu o listede. Yazık oldu.
* Muhteşem bir filme nasıl berbat bir final yapılabileceğini izlemek isteyenler bir göz atsın Le Tableau’ye. “Bunun için mi izledim?” sorusunu soracaklarını garanti edebilirim.
* Bilgisayar teknolojilerine çok ihtiyaç duyulmadan da iyi animasyon yapılabileceğinin güzel bir kanıtı. 43. sırada olduğunu bakmayın, lütfen deneyin.

DARK KNIGHT RISES

#42: THE DARK KNIGHT RISES

Yönetmen: Christopher Nolan

Neden izlemeliydiniz?
* Batman Begins ve The Dark Knight’la başlayan serüvenimize bir son getirmek için. Nolan’ın komik sesli Bruce Wayne’iyle vedalaşmanın vakti geldi. Ağzını yuvarlamadan konuşan bir başka aktörün Wayne’i oynayacağı bir seriye kadar beklemeye devam.
* Muhteşem bir aktristen “Nasıl kötü oyunculuk yapılır?” sorusunun cevabını da alacaksınız ayrıca. Marion Cotillard filmdeki son sahnesinde saçınızı başınızı yoldurup, “Ben daha iyisini yapabildirdim.” diye düşündürüyor. Ki kadını ne kadar çok sevdiğimi de söylememe gerek yok sanırım.
* Akıl karı olmayan uçak ve sahadaki patlama sahnesi için. Film genel olarak ortalama bir aksiyon hissi uyandırsa da kendince özgün fikirleri yok değil. Bu iki sahne de Nolan’ın imzasını attığı kısımlar işte.

FRANKENWEENIE

#41: FRANKENWEENIE

Yönetmen: Tim Burton

Neden izlemeliydiniz?
* Tim Burton’ın artık film kariyerini sonlandırıp, tamamen animasyonlara yönelmesini mi istiyorsunuz? Buyrun Frankenweenie’ye o zaman. The Nightmare Before Christmas ve Corpse Bride’dan sonra bir kez daha harikalar yaratmış Burton.
* Burton’ın kariyerine hakim olmayanlar ama merak edenler için de güzel bir özet Frankenweenie. Her filminden izler taşıyor.
* Johnny Depp’siz bir Tim Burton filmi izlemek için! Artık sizce de abartmadılar mı? Tamam, en başta her şey çok güzeldi ama Dark Shadows, Alice in Wonderland, Charlie and the Chocolate Factory… Lütfen! Rica ediyorum ayrılın, ne olursunuz.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

0 Yorum

  1. aserat54

    85. Akademi Ödülleri’nin reytingi: tam 40.3 milyon kişi!
    İzleyici, geçen seneye göre yaklaşık 1 milyon kişi artmış… Neden?
    Seth MacFarlane mi? Canlı performanslar mı ? Ya da başka bir sebep mi?
    Hemen haberini yapsanız, iyi olur bence…

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.