Oscar Boy’dan 2012’nin En İyi 50 Filmi: #30 – 21

Oscar Boy’dan 2012’nin En İyi 50 Filmi: #30 – 21

Lafı uzatmadan kaldığımız yerden devam edelim. Bir günlük kısa bir aradan sonra zirveye olan yolculuğumuzda üçüncü adımdayız. Buyrun bakalım:

Lincoln

#30: LINCOLN

Yönetmen: Steven Spielberg

Neden izlemeliydiniz?
* Daniel Day-Lewis’e üçüncü En İyi Erkek Oyuncu ödülünü getiren performansı için. Tamam, belki favorim değildi bu sene ama Day-Lewis’in içeriği dolu, ama sayısı az işlerinden birini kaçırmak olmaz.
* Bence o dönem siyahilerin özgürlüğüne kavuşmasını isteyemen Demokrat siyasetçiler için bile izlenmeyi hak ediyor Lincoln. Bu şaşırtıcı tezatla karşılaşmayı beklemiyor insan. Tabii alışmışız Cumhuriyetçi Amerikalılar ile uğraşmaya. Garip karşılamamız gayet doğal.
* Steven Spielberg hayranları, pek sevdikleri yönetmenin canı Oscar çektiğinde ortaya ne çıkardığını merak ediyor olabilir. Malum sevgili Spielberg son işlerinde bir ödül kaygısıyla boğuşmakta. Umuyorum yanlış işiyle almaz üçüncü En İyi Yönetmen heykelciğini.

Emile-Hirsch-Matthew-McConaughey-Killer-Joe-image

#29: KILLER JOE

Yönetmen: William Friedkin

Neden izlemeliydiniz?
* William Friedkin. Başka da bir şey demeyeceğim. Friedkin!
* Yılın en akılda kalan sahnelerinden biriydi Killer Joe’daki grafik oral seks kısmı. Epey tartışmalara yol açtı. Alınan alındı, kimisi yersiz buldu. Friedkin’i yerden yere vuranlar da cabası. Ama siz kendiniz izleyip, kararınızı öyle alın.
* Matthew McConaughey’nin rol yapabildiğini görmeye ara ara ihtiyaç duyuyoruz. Yoksa hala sektörde iş bulabilmesine şaşmakla geçiyor ömrümüz.

brave

#28: BRAVE

Yönetmen: Mark Andrews ve Brenda Chapman

Neden izlemeliydiniz?
* Brave’i pek sevmiş olsam da bugüne kadar Oscar almış en zayıf Pixar animasyonu olduğu gerçeğini inkar edemeyiz. Dolayısıyla Pixar’ın efor sarf etmeden, sadece belli kalıplara aykırı gelen konusu sebebiyle Akademi’nin gönlünü çaldığına inandığım Brave’i izlemekte fayda var.
* Her anne – kız, baba – oğul ve aile bireylerinden çıkarılmış kombinasyonlara gözyaşlarımı armağan etmeyi sevdiğimden, Brave’i de nemsiz geçirmedim. Ağlamak isteyenler önden buyurabilir. Finale doğru izlediğimiz anne – kız sahnesi benim için yeterli oldu.
* Merida’nın kardeşleri. Her ne kadar anime karakterler olsa da perdeye ellerinizi uzatıp saçlarını karıştırmak, yanaklarını sıkmak istediğiniz yumurcakların etkisi altında kalmamak mümkün değil.

image1

#27: SISTER

Yönetmen: Ursula Meier

Neden izlemeliydiniz?
* Çünkü hakkı yenmiş bir yabancı film var burada. Kon-Tiki rezaleti bile ilk beşe kalabilirken, Sister’ı izlemiş hangi üye bu filme oy vermedi anlayamıyorum. Neyse, Akademi’nin kararlarını sorgulamak tarzım değil ama benim için büyük hayal kırıklığı oldu.
* Filmin güzel sürprizi için. Ki zaten Sister’ı bu kadar güçlendiren de bu bana kalırsa. Hiç beklemediğiniz yerden bir gerçeği açığa çıkartıp, tüm film boyunca izledikleriniz üzerine tekrar kafa yormanızı sağlıyor.
* X-Files sonrası kayıplara karışan Gillian Anderson’ı özlemedik mi? The Last King of Scotland’dan beri hiç bir yerde rastlayamamıştık kendisine. Burada rolü kısa olsa bile, izlemek keyif verdi.

Araf

#26: ARAF

Yönetmen: Yeşim Ustaoğlu

Neden izlemeliydiniz?
* Türk sinemasına pek aşina değilim; ama Araf beni kendi ülkemizin sinemacılarından heyecanlanmamı sağlayan bir iş oldu. Dolayısıyla da izleme imkanı olan herkese şiddetle tavsiye etmeye devam edeceğim. Filmin hikaye anlatımındaki yetkinliği başlı başına izlemek için bir sebep zaten.
* Neslihan Atagül’ün dört dörtlük performansı… Bu yıl beni en çok etkileyen kadın oyunculardan biri oldu Atagül. Üstelik pek de beklentim yoktu kendisinden. Önyargılarımın boşa olduğunu da bir kez daha görmüş olduk.
* Bir Nuri Bilge Ceylan filminden, diğerine Türk sinemasıyla buluşan seyirci için de güzel bir alternatif. Aynı şeyleri anlatan bağımsızlardan o kadar işimiz şişmiş ki, Araf gibi filmler izleyince kendimizden geçiyoruz. Yeşim Ustaoğlu’na da tekrardan bir alkış alalım yeri gelmişken.

MM-GW-02076

#25: MAGIC MIKE

Yönetmen: Steven Soderbergh

Neden izlemeliydiniz?
* Steven Soderbergh büyük ihtimalle Side Effects’den sonra uzunca bir süre film çekmeyecek ve bazı yıllarda 2, hatta 3 film kotaran bir yönetmen için bu büyük bir karar. Dolayısıyla Magic Mike’ın da son dönem Soderbergh işlerinden biri olması sebebiyle, kendisiyle vedalaşmak adına iyi bir seçenek olduğunu düşünüyorum.
* Channing Tatum’un geleceği olan bir aktör olduğunu o kadar çok söyledim ki sanki hayal kırıklığına uğratırsa ben de rezil olacakmışım gibi hissediyorum. Magic Mike, Tatum’dan umudumuzu kesmememiz gerektiğini kanıtlayan bir başka yapım.
* Tüm bunları bir kenara bırakırsanız, Magic Mike vaat ettiği eğlenceyi ara ara seyircisine veren bir film. Evet, tüm filmi sarıya büründürmeleri hoş olmamış; ama ben kadın, erkek, herkesin striptiz sahnelerinde güldüğünü umuyorum. En azından ben, filmin heyecanlı kadın seyircisiyle pek eğlendim.

Argo

#24: ARGO

Yönetmen: Ben Affleck

Neden izlemeliydiniz?
* Bu yıl En İyi Film ödülünün hangi filme gittiğini merak etmiyor musunuz? Tamam eleştirdik, hak etmedi dedik hatta kimi zaman. Yalnız bu, Argo’nun kötü bir film olduğu anlamına gelmiyor.
* “Argo fuck yourself.” cümlesini modası geçmeden kullanmanız şart. Bari en azından izleyip, konuya hakim bir şekilde, doğru yerde kullanın.
* Gone Baby Gone ve The Town’ı, bence çok daha iyi yerlerde olan Ben Affleck’in üçüncü filminde de neler yaptığını kaçırmak olmaz. Keşke daha önceki filmleriyle de daha çok adaylık alabilseydi.

no2

#23: NO

Yönetmen: Pablo Larrain

Neden izlemeliydiniz?
* Amour rüzgarı sebebiyle arada kaynayan ve aslında bir grup izleyicinin Amour’a tercih ettiği No’yu da kaçırmak olmaz. 2012 faslını kapatmadan mutlaka izlemeniz gerektiğini düşünüyorum. Benim Hollywood’la olan aşk hayatımdan bunalanlar için de araya serpiştirilmiş güzel bir kaçamak.
* Pablo Larrain’in Tony Manero’da nefret ettiğim vizyonunun, No’da doğru şekilde kullanılınca ne kadar efektif bir sonuç aldığını görmek için. Keşke metafora boğup arpalayacağına böyle filmler çekmeye devam etse.
* Gael Garcia Bernal. Ülkece seviyoruz. Henüz Bernal’den hoşlanmayan bir Türk vatandaşına rastlamış değilim. O yüzden ulusumuzun üvey aktörüyle de ilişkiyi tazelemek şart.

End of Watch

#22: END OF WATCH

Yönetmen: David Ayer

Neden izlemeliydiniz?
* Her yıl “Jake Gyllenhaal niye hep böyle saçma filmlerde oynuyor?” diye yorumlar yapıp, izledikten sonra “Bak yine ne güzel proje seçmiş.” dediğim ve bunu söyleyenin bir tek ben olmadığını bildiğimden izlemelisiniz. Evet, Bay Gyllenhaal yine yapacağını yapmış.
* Harsh Times ve Street Kings ile can sıkan, Traning Day zamanlarına geri dönen David Ayer’ın umut vaat eden kariyerinde güzel bir halka oldu End of Watch. Bir sonraki Arnold Schwarzenegger’li filmi Ten’i izlemek istediğimden emin değilim ama.
* Kayıt cihazlarının, profesyonel kameralardan daha çok söz sahibi olduğu bir filme tanıklık edebilmek için. Yıllar sonra tesadüf eseri izleyip “Niye kimse bana bu filmi önermedi?” denmesin sonra.

Broken-03

#21: BROKEN

Yönetmen: Rufus Norris

Neden izlemeliydiniz?
* Filmekimi’nde gösterilen Amour’u, Beyond the Hills’i, No’yu zaten bir şekilde konuştuk sene boyunca. Festivalin asıl saklı hazinesi olan Broken’dan bahsedelim biraz da. Geçtiğimiz yıl BIFA ödüllerini süpüren Tyrannosaur’u da böyle beğenmiştim. Broken da BIFA’nın son numarası. İzleyin!
* İlk uzun metrajlı filmiyle karşımıza çıkan Rufus Norris’le erkenden tanışmakta yarar var. Ne de olsa ilerleyen yıllarda adından söz ettireceği işlerle geri dönecek. Güvenimiz tam.
* Her biri ayrı mükemmelikteki kadro için. Genç oyuncularından en deneyimlisine kadar, kusursuz bir aktörler grubu var Broken’da. Tim Roth yine aynı; ama bu sefer o monoton oyunculuğu rolüne uyduğundan o bile göze batmıyor.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

0 Yorum

  1. aserat54

    Daha önce de sormuştum, ama şimdi tekrar soruyorum.
    86. Akademi Ödülleri için öne çıkabilecek filmlerin olduğu yazınızı ne zaman yazacaksınız? Tarih verebilir misiniz acaba?

    Yanıt
  2. aserat54

    86. Akademi Ödülleri’nin reytingi: tam 40.3 milyon kişi!
    Geçen sene, bu rakam 39.3 milyonmuş.
    Peki reytingin artmasının nedeni ne?
    Seth MacFarlane? Canlı performanslar? Yoksa daha başka bir sebep mi?
    Hemen haberini yapsanız, iyi olur bence…

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.