Ex Machina

Ex Machina

Ex Machina
Yönetmen: Alex Garland | Oyuncular: Domhnall Gleeson, Alicia Vikander, Oscar Isaac, Sonoya Mizuno, Symara A. Templeman, Elina Alminas, Gana Bayarsaikhan, Tiffany Pisani, Claire Selby | Senaryo: Alex Garland | 108 dakika | Bilimkurgu, Drama

ex_machina_ver22015 filmlerine giriş yapmak meğer yepyeni bir sitede, şimdiden ısındığım bir çatı altında olacakmış bilememişim. Oldukça yoğun geçen ve her zamankinden daha çok mesai harcamış gibi hissettiğim 2014 sezonu henüz devam etmekteyken Ocak ayının son haftasında Ex Machina’yı izleme imkanı yakaladım; fakat henüz bir önceki senenin işleriyle meşgul olduğumuzdan dikkat dağıtmak istemedim. Ama artık yeni sezonu tam anlamıyla açma zamanı geldi. Çok merak ettiğim filmlerin sayısı bu yıl daha az gözükse bile ümidimi kaybetmeden yine tüm seneyi her daim beni destekleyen ve takip eden siz değerli okuyucularla geçireceğim. Şimdi 2015’e attığım ilk adımı, Ex Machina’yı konuşmadan evvel filmin yönetmeni Alex Garland hakkında birkaç kelam etmek istiyorum. İngiltere doğumlu bir roman yazarı aslında Garland ve henüz 26 yaşındayken yazdığı The Beach ile tanınıyor. Tabii bu materyalin Danny Boyle’un ellerinde can bulması dört seneyi bulmuş ve ardından da hoş bir ortaklık doğmuş. Her ne kadar The Beach’in iyi niyetli olduğuna inansam da sonuç tam bir fecaat. Fakat Boyle ile Garland’ı bir araya getiren diğer filmler 28 Days Later ve Sunshine’da işin rengi epey değişti. Garland büyük yıkımlar sonrası gelecekte yaşanabilecek türlü durumları mercek altına aldı. Sonra Boyle’dan biraz uzaklaşıp Kazuo Ishiguro’nun Never Let Me Go’sunu senaryolaştırdı. Distopyalara olan düşkünlüğünün biraz daha altını çizerken, bir Ishiguro romanını eksiksiz bir şekilde beyazperdeye taşıdığı için bir kez daha takdirimizi kazandı. Ve şimdi bir zamanların romancısı Alex Garland sadece bir senarist olarak değil, yönetmen koltuğuna oturarak çıkıyor karşımıza. Üstelik yepyeni bir distopya öyküsüyle.

Ex Machina, öyküsüne teknolojinin insan hayatındaki etkisini ufacık bir dokundurmayla anlatarak başlıyor. Ana karakterimiz Caleb (Domhnall Gleeson), çalıştığı şirketin CEO’sunun evinde bir hafta tatil yapma hakkı kazanıyor. Bir anda şehirdeki hayatından koparılıp alınan genç adam, bir helikopter yardımıyla ormanlık bir alanda koca bir hiçliğin orta yerine bırakılıyor. Ulaşması gereken noktayı bulduğunda Caleb daha evvel hiç karşılaşmadığı patronu Nathan (Oscar Isaac) ile tanışıyor. Şans eseri ayağına gelen bu tatil fırsatının Nathan’ın yarattığı yapay zeka Ava (Alicia Vikander) üzerinde uygulanacak Turing testiyle alakalı olduğu ortaya çıkıyor. Esas oğlanımız insanlık adına çok önemli bir şeye şahit ettiğinin ve karşısındakinin tamamen insan ürünü bir robot olduğunun farkındalığında olsa da zamanla dengeler değişiyor. Caleb’ın Ava ile arasındaki duygusal bağ giderek büyüyor, Nathan’ın yarattığı belli belirsiz psikolojik savaş da yerini tekinsiz bir gerilime bırakıyor.

Domhnall Gleeson ve Oscar Isaac
Domhnall Gleeson ve Oscar Isaac

Alex Garland imzalı senaryoların en büyük özelliği taşlama yaparken asla ama asla eleştirdiği sistemi ya da düşünce biçimini fazla afişe etmemesi. Ex Machina’da da benzer bir durum var. Garland, daha evvel duymadığımız bir şey de söylüyor değil. Teknolojinin hayatımızdaki önemi arttıkça giderek nümerik kodlar haline dönüşen beşeri ilişkilerin gelebileceği son noktayı gösteriyor. Ve bunu yaparken de tansiyonu düşük olaylar zincirinden faydalanarak, tüm gücünü hikayedeki virajlardan alıyor. Her sahnede filmdeki üç karakterin (ki zaten Nathan’ın konuşmayan hizmetçisini saymazsak başka yok) arasındaki dinamiklerin değiştiğine şahit oluyoruz. Kimin oyunu kurduğunu, kimin sadece oyuncu olduğunu tam anlamıyla keşfetmek için finale kadar beklemeniz gerekiyor.

Ex Machina’da dediğim gibi Alex Garland ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturmuş. Henüz ilk deneyimi olmasına rağmen teknik açıdan tek bir kusur gözüme çarpmadı benim. Oldukça mütevazı duran görsel efektleri inceledikçe harika detaylar yakalıyorsunuz. Daha evvel Broken, Shadow Dancer, Boy A gibi filmlerde çalışan görüntü yönetmeni Rob Hardy de hem hikayenin olağandışı parçasını olabildiğince ayakları yere basan bir karenin içerisine sokmuş, hem de ışık numaralarıyla Garland’ın gerilimli hikayesine yeni bir katman eklemiş. Haftalardır piyasaya çıkmasını beklediğim Ex Machina soundtrack’inin de bir Mica Levi (Under the Skin) etkisi yaratması mümkün. Geoff Barrow ve Ben Salisbury ikilisinin adını yeni ödül sezonunda sıkça duyacağımıza inancım tam.

Sonoya Mizuno ve Alicia Vikander
Sonoya Mizuno ve Alicia Vikander

Gelelim filmin sayılı oyuncularına… Giderek yükselen genç yıldız Domhnall Gleeson başarılı performanslarına bir yenisini daha eklemiş. Henüz kariyerinin çok başında olmasına rağmen adı bir kez olsun babası Brendan Gleeson ile birlikte anılmadığı için ben epey mutluyum açıkçası. Frank, About Time, Anna Karenina, Harry Potter serisi, Unbroken derken şimdiden çağımızın pek çok önemli yönetmeniyle çalışmış durumda. Yeni Iñárritu ve Star Wars filmlerinde de karşımıza çıkacağını hatırlatayım. Son dönemin bir başka önemli aktörü olduğunu düşündüğüm Oscar Isaac de abartısız, ama rolünün gereğini yerine getiren bir performans çıkarmış ortaya. Özellikle filmi izledikten sonra Isaac’in dans sahnesini aklınızdan çıkaramayacaksınız. Ama Ex Machina’nın asıl yıldızı Alicia Vikander. Güzelliğine ve yeteneğine 2012 yılında Anna Karenina ve A Royal Affair ile şahit olmuştuk. Ex Machina, bir kez daha bakmaya kıyamadığımız İsveç doğumlu aktrisi kutsamak için yeni bir sebep olmuş. Bazı karakterlerin doğru oyuncularla birleştiğinde ortaya harika sonuçlar doğurduğunu düşünüyordum ve burada da Alicia Vikander ile Ava rolü arasında benzer bir ilişki mevcut. Etki alanından çıkması epey zor.

Ben deneyimlediğim filmin bildiğimiz mevzulara yeni bir cila çekerek, içi dolu yeni bir yorum getirdiğine inanıyorum. Üstüne üstlük benim de aşık olmaktan kendimi alamadığım bir “yapay zeka” var filmin tam ortasında. Garland, seyircisine ana karakteriyle aynı muameleyi göstererek benzer evrelerden geçmesine sebep oluyor. Bunu başarmışken diyecek başka bir şey var mı?

oscar


Ex Machina İnceleyen tarih .
4.25

Puan

85%
85% A-
Alicia Vikander kariyerinin en iyi performansını sunuyor. Alex Garland yine hedefi ıskalamamış. Filmin en büyük kozu ise muazzam müzikleri ve atmosferi belirleyen sinematografisi.

Kullanıcı Notu:

68%
(19 oylar)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Mahmut

    Notes On A Scandal filmi hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum. Minik bir inceleme yapabilir misiniz? Ya da buraya yazabilirseniz çok sevinirim.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.