87. Akademi Ödülleri’nin ardından

87. Akademi Ödülleri’nin ardından

Eddie Redmayne
Eddie Redmayne

Herhalde tüm Oscar heyecanını üzerine bir özet geçmeden bitireceğimi düşünmemiştiniz. Ne yazık ki ayılıp kendime gelmem ve tüm işlerimi halletmem bu saati buldu. Geç olsun, güç olmasın diyerek konuşalım isterseniz dün geceki töreni. İşin şov kısmından girelim söze… Bir zamanlar Tony ve Emmy’deki başarılarıyla hafızalarımıza kazınmış olan Neil Patrick Harris, Ellen DeGeneres’i dahi özlememize sebep olan kötü yazılmış esprileriyle açıkçası ivmeyi epey düşürdü. Hatta bir noktada esprilerinden sonra sırf reaksiyon almak için birkaç saniye beklemesi de göze batmaya başlayınca sosyal medyadaki isyan iyice büyüdü. Uzun süredir Oscar’da şöyle adam akıllı bir sunum izlemiyorduk, bu sene de gelenek bozulmadı. Yine akıllaraa Hugh Jackma ve Whoopi Goldberg gibi isimlerin yaptığı kusursuz ev sahipliği geldi. NPH’in burada zedelenen “sunuculuk” vasfı nasıl toparlanır bilemiyorum. Yalnız tek sorunun onda olduğunu da söylemek yanlış tabii. Malum üç senedir peşimizi bırakmayan yapımcılar yine gereğinden fazla müzikal numarayla törenin ilk yarısında teşekkür konuşmasından çok şarkı dinlememize sebep oldu. “Everything Is Awesome”ın berbat performansı, Tim McGraw’un artık kulak tırmalamaya başlayan sesi, Jennifer Hudson’ın Smash’den bir şarkı kondurması… In Memoriam kısmında Joan Rivers’ı görememenin verdiği acıyı anlatamam dahi.

Birdman ekibi
Birdman ekibi

Lakin işin ödül kısmına döndüğümüzde epey eğlendiğimi söyleyebilirim. Özellikle törenin son çeyreğinde Birdman’in Boyhood’u adeta ezip geçerek toparladığı heykelcikler hepimizi keyiflendirdi. Tüm yıl Richard Linklater’ın filmi ciddi ciddi En İyi Film seçilecek diye ödü patlayan biri olarak sonuçlardan epey memnun olduğumu itiraf etmeliyim. Sadece oyunculuk kategorisinde zafer elde eden The Help, The Blind Side, The Iron Lady gibi büyük klasiklerin (!) yanındaki yerini aldı Boyhood. Birdman ve The Grand Budapest Hotel törenden dörder ödülle ayrılırken göz bebeğimiz Whiplash’e de üç Oscar birden geldi. Hatta ben son an Sean Penn duraklayınca acaba zarftan da büyük bir sürpriz mi çıkacak diye düşündüm. Alejandro González Iñárritu, tarihte aynı gece içerisinde üç dalda birden galip gelen yönetmenler listesindeki yerini aldı. Gönül isterdi ki en azından özgün senaryo Wes Anderson’a gitsin, ama olmadı. Bu arada 87. Akademi Ödülleri’nin en önemli özelliklerinden biri de 5’den fazla En İyi Film adayı çıkarma sistemine geçildiğinden beri bu kategorideki tüm adayların en az bir ödülle törenden ayrılması oldu. Akademi en büyük 8 favoriyi ödülsüz bırakmayarak evine gönderdi. En İyi Film dalında aday olmamasına rağmen ödül alan iki film ise Still Alice ve Interstellar oldu.

Julianne Moore
Julianne Moore

How to Train Your Dragon 2’nun Big Hero 6’e kaptırdığı ödül haricinde büyük bir sürpriz olduğunu iddia etmek yalan olur. Her ne kadar pek çok kategoride tahmin yaparken ikiye bölünsek de favori kazanmasa bile, alternatif film ödüllendirildi. Animasyonda da Big Hero 6 bir alternatifti tabii; ama bu galibiyeti büyük bir çoğunluk tahmin edememiştir diye düşünüyorum. Dün gecenin asıl güzelliği teşekkür konuşmalarıydı. Patricia Arquette gelir eşitliği için haykırırken Meryl Streep ile Jennifer Lopez’den asla unutamayacağız güzel tepkiler aldı. John Legend ve Common, ABD’nin en büyük yarası olan ırkçılığa parmak bastı. Graham Moore’un tüm dünyadaki LGBTİ bireylerine yaptığı çağrı Dustin Lance Black’in unutulmaz konuşmasını hatırlattı ve tüm salon gözyaşlarına boğuldu. Usta yönetmen Iñárritu, doğduğu topraklara seslenip “Umarım bir gün hak ettiğimiz bir hükümeti bilir ve kurarız.” dedi. Citizenfour, bizim de muzdarip olduğumuz çok daha büyük bir soruna parmak bastı. Julianne Moore, J.K. Simmons ve Eddie Redmayne’in daha duygusal kabul edilebilecek samimi konuşmaları ise şimdiden hafızalarımıza kazındı. Yani şovun tüm sıkıcılığına rağmen bu teşekkür konuşmalarının durumu epey kurtardığını söylemek gerek.

Bu arada ben de tahminlerimde fena bir sonuç elde etmedim açıkçası. 24 daldan 19’unu doğru bildim. Gold Diggers’da da ilk kez ikinci olduğumu hatırlatayım. Benim şimdilik aklıma gelen başka bir şey yok. Şimdi John Travolta’nın Idina Menzel’le sahneye çıkışını, Chris Pine’ın Oscar hak eden gözyaşını, David Oyelowo’nun Neil Patrick Harris’e olan tüm duygularımızı özetleyen tepkisini hatırlayarak yeni bir yıla geçeceğim. Bu hafta uzun zaman önce yazmaya başladığım 88. Akademi Ödülleri derlemesini tamamlayıp sizlerle paylaşırsam tamamdır! Şimdi tekrardan dün gecenin galiplerini hatırlayalım:

BIRDMAN
En İyi Film
En İyi Yönetmen
En İyi Özgün Senaryo
En İyi Görüntü Yönetimi

THE GRAND BUDAPEST HOTEL
En İyi Prodüksiyon Tasarımı
En İyi Kostüm Tasarımı
En İyi Özgün Müzik
En İyi Makyaj & Saç Tasarımı

WHIPLASH
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (J.K. Simmons)
En İyi Kurgu
En İyi Ses Miksajı

THE THEORY OF EVERYTHING
En İyi Erkek Oyuncu (Eddie Redmayne)

BOYHOOD
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Patricia Arquette)

THE IMITATION GAME
En İyi Uyarlama Senaryo

SELMA
En İyi Özgün Şarkı (“Glory”)

AMERICAN SNIPER
En İyi Ses Kurgusu

STILL ALICE
En İyi Kadın Oyuncu (Julianne Moore)

INTERSTELLAR
En İyi Görsel Efekt

YABANCI FİLM: Ida
ANİMASYON:
Big Hero 6
BELGESEL: Citizenfour
KISA FİLM: The Phone Call
KISA ANİMASYON: Feast
KISA BELGESEL: Crisis Hotline: Veterans Press 1

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. Queer. İkizler. 2009 yılında esas odağı ödül sezonu olan Oscar Boy'u kurdu ve 2014'ten beri de O Podcast'in moderatörlüğünü yapmakta. Drag Race tutkunu, içerik oburu, lubunyaların dostu, fobiklerin düşmanı.

1 Yorum

  1. Cem Ertem

    Uzun bir maratonu bize aktardığın için ve güzel tespitlerin için tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Daha nice film dolu günlere.. Bu seneki tören sönük geçti filmlerden ve sunucudan dolayı ama seneye umuyorum daha sanatsal daha kalite bir sezon geçecektir. Şimdiden başarılar 🙂

    Yanıt

Bir Cevap Yazın