Accidental Love

Accidental Love

AL
Yönetmen: David O. Russell | Oyuncular: Jessica Biel, Jake Gyllenhaal, Catherine Keener, James Marsden, Tracy Morgan, James Brolin, Paul Reubens, Kirstie Alley, David Ramsey, Olivia Crocicchia, Kurt Fuller, Malinda Williams, Beverly D’Angelo, Steve Boles, Jenny Gulley | Senaryo: David O. Russell, Matthew Silverstein, Dave Jeser (uyarlama) ve Kristin Gore (uyarlama & roman) | 100 dakika | Komedi, Romantik

accidental_loveYalan söylemeye gerek yok, David O. Russell filmografisini tanımaya 2010’da gelen The Fighter ile başladım. Filmden çok büyük bir keyif almamış olmama rağmen oyuncularının en iyi performanslarını ortaya çıkaran bir yönetmen olduğu için daha önce kamera arkasına geçtiği yapımları teker teker izledim. Ve o gün, bugündür her David O. Russell filmi duyurulduğunda inanılmaz bir heyecan hissediyorum. Eğer ki sizlerde benim gibi meraklanıp Spanking the Monkey, Flirting with Disaster ve I Heart Huckabees’e göz attıysanız, eminim DOR’un mizahi yaklaşımına eşit oranda hayranlık duymuşsunuzdur. Dolayısıyla Silver Linings Playbook’a olan aşkımın bu kadar kuvvetli, American Hustle’ın yarattığı hayal kırıklığının da bu denli acı verici olmasına şaşmayın. Lakin American Hustle bile şimdi konuşacağımız Accidental Love’ın yanında bir başyapıt gibi kalıyor. Artık kafayı Jennifer Lawrence ve Bradley Cooper ikilisiyle bozan David O. Russell (Şu aralar bu ikiliyle Joy adında yeni bir film çekiyor.), yıllar evvel Accidental Love için yönetmen koltuğuna oturmuş; fakat yapımcıların parasının olmamasından doğan pek çok anlaşmazlık ve stüdyonun bu tren enkazını vizyona sokmamaktaki haklı ısrarı sebebiyle gösterime girmesi 7 yılı buldu. Eğer çalışkanlıkta kimsenin eline su dökemeyeceği David O. Russell, I Heart Huckabees’den sonra neden dört yıl ara verdi diye merak ediyorsunuz sebebini de öğrenmiş oldunuz. Esasında bir sorun yok. Bu aranın asıl sebebi “tamamen duygusal”.

Jake Gyllenhaal ve Jessica Biel
Jake Gyllenhaal ve Jessica Biel

Accidental Love, deliliğin normal sayıldığı başka bir evrenden fırlayıp gelen karakterlerin dünyasında geçen üç David O. Russell filmi sonrası tabii ki de farklı bir hissiyat yaratıyor. Evet, yine “normal” olan şeylerin sayısı oldukça az. Fakat bu sefer absürdlük karakterlerin absürdlükleriyle değil, politika denilen kavramın oldukça spesifik bir hikayenin içine yerleştirilerek delik deşik edilmesiyle oluşturulmuş. Esas kızımız Alice Eckle kafasındaki çiviyi çıkarmak için yapılacak ameliyatın masraflarını sigorta karşılamayınca tesadüf eseri televizyonda gördüğü genç bir senatörün peşine düşüyor ve yardım dileniyor. Sonrasında da Alice, bu yepyeni çevrenin içerisinde kendi sorunlarına çare ararken senatörle yakınlaşmaya başlıyor ve film romantizmle salt komedi arasında sallanarak ilerliyor.

Al Gore’un kızı Kristin Gore tarafından kaleme alınan bir romanın uyarlaması Accidental Love. Hatta David O. Russell, özellikle Kristin Gore’un da hikaye senaryolaştırılırken yardımcı olmasını istemiş. Başarılı anime dizilerdeki işleriyle tanınan Matthew Silverstein ve Dave Jeser ile bir araya gelerek ortaya oldukça şenlikli bir senaryo çıkarmışlar. Hepinizin sinema mecralarını takip ettiğini bildiğimden Accidental Love’a gelen acımasız eleştirilerden de haberiniz vardır diye düşünüyorum. Tabii ki de pek çoğunu katılmak mümkün olduğu gibi, biraz abartıldığını da söylemeden geçemeyeceğim. Evet, David O. Russell’ın bugüne kadar çektiği tek bir film (American Hustle bile) bence bu kadar dağınık ve sorunlu olmamıştı. Fakat Accidental Love özellikle ilk yarısında yarattığı absürdlüğü iyi bir şekilde idare etmeyi başararak seyircisini oyalayabiliyor, hatta onu geçtim pek çok da kahkaha attırıyor. Fakat ikinci yarıdan itibaren Jennifer Aniston’ın sırf cebini kabartmak için çektiği berbat komedilerden biriymişçesine klişeleşerek elindeki materyali çarçur etmeyi tercih ediyor. Belki skeç mantığında olduğu gibi aynı uç sekanslar arka arkaya sıralansa film bir şekilde seyircisini finale ulaştırmayı başarırdı. Ama bu haliyle yorucu bir deneyime dönüşmüş.

Catherine Keener ve James Brolin
Catherine Keener ve James Brolin

Jessica Biel konusundaki şüphelerimiz artık şüpheden ziyade su götürmez bir gerçeğe dönüştü. Bu hanımefendi, hala büyük projelerde rol kapabilmeye devam etse de çok kabiliyetli değil. Benim önerim televizyondaki bir projeye evet diyerek kendini geliştirmesi. Fakat Biel’a kim başrol teklif eder onu da bilemiyorum. Jake Gyllenhaal, Prince of Persia’dan bu yana hiç kötü bir filmde rol almamış diye sevinip duruyorduk. Hatta koşulsuz bir şekilde nefret ettiğim Enemy ve Prisoners’ı bile Gyllenhaal risk aldığı için “başarılı projeleri” arasına yerleştirmiştim. Fakat Accidental Love’ın yeri belli. Bu iki başrol oyuncusunun aksine yardımcı kadroda yer alan herkes harikalar yaratmış bana kalırsa. Yaşadığı trafik kazası sonrası şov dünyasından elini eteğini çeken Tracy Morgan, 90’lı yılların yıldız komedi aktrisi Kirstie Alley, SNL ekibinin en başarılı mezunlarından Bill Hader, böyle aptal rollere çok yakıştırdığım James Marsden, keşke her filmde ufacık bir rolü olsa da yüzümüz gülse diye dualar ettiğim Catherine Keener ve yine rolün büyüklüğüne bakmadan yer aldığı sahnelerin hakkını veren Josh Brolin öne çıkan isimler arasında.

Sonuç olarak David O. Russell’ın çıkışta olan kariyeri, bu yedi yıllık erteleme sebebiyle ufak bir düşüş yaşadı. Fakat sene sonunda gelecek Joy ile her şeyi unutturacağına şüphem yok. Eğer kafa dağıtmak istiyorsanız önerebileceğim bir film. Ama herhangi bir entellektüel beklenti olmadan başına oturmanız gerektiğini hatırlatayım.

tumblr_nhr93qTjbl1rtmwh1o1_400


Accidental Love İnceleyen tarih .
1.75

Puan

35%
35% C-
Yardımcı kadro haricinde elle tutulur bir yanı yok. İlk yarıdaki absürd mizah fena sayılmaz. Ama ikinci yarıda patlamayı bekleyen bir bomba gibi klişe arkasına klişe sıralıyor. Yedi sene boyunca bir kenarda bekletilmesine şaşırmamalı.

Kullanıcı Notu:

30%
(1 oylar)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. Queer. İkizler. 2009 yılında esas odağı ödül sezonu olan Oscar Boy'u kurdu ve 2014'ten beri de O Podcast'in moderatörlüğünü yapmakta. Drag Race tutkunu, içerik oburu, lubunyaların dostu, fobiklerin düşmanı.

Bir Cevap Yazın