Oscar Rehberi ’16: En İyi Belgesel

Oscar Rehberi ’16: En İyi Belgesel

  • 13th-poster
  • FireatSea_Poster
  • i-am-not-your-negro
  • life_animated
  • o-j-made-america_poster_goldposter_com_4.png@0o_0l_800w_80q

Bu yıl kuralları birazcık değişen En İyi Belgesel kategorisini konuşacağız bugün. Öncelikle bir yapımın En İyi Belgesel dalında yarışabilmesi için 7 gün Los Angeles’da, 7 gün de New York’da gösterilmiş olması isteniyor. Eğer yılın ilk yarısında vizyona girdiyseniz filminiz gösterimden kalktıktan sonra Akademi’ye başvurabilmek için 30 gününüz var. Yılın ikinci yarısında ise son başvuru tarihi ne yaparsanız yapın 20 Eylül. Tabii Ağustos ayından sonrasına kalan yapımların itiraz edip, başvuru tarihini Ekim ortasına kadar uzatma şansları mevcut. Yalnız New York ve Los Angeles konusunda epey katılar. Eğer birinden birinde gösteriminiz eksik kalır ya da filminiz sadece birinde seyirci karşısına çıkarsa diskalifiye ediliyorsunuz. Üstelik günde dört seans şartı konduğu gibi, akşamüstü ve gece 10 arasında da bu seanslardan birinin yer alması zorunluluğu var. Hadi diyelim filminize bir şekilde sinema salonlarında yer buldunuz, ardından da beş mühim gazeteden birinde (NY Times, Time Out NY, The Village Voice, LA Times, LA Weekly) reklam ve iki kilit yayıncıdan birinde de  (NY Times, LA Times) eleştiri isteniyor. Reklamınızın boyutuna ve içeriğine dair de kısıtlamalar olduğunu ekleyeyim.

Tüm bunlar tamamlandıktan sonra Akademi’nin belgesel branşındaki üyeleri tercihli oylama sistemiyle 15 filmlik bir kısa liste çıkarıyor. Ve bunlar arasından yine aynı oylama sistemi kullanarak beş aday belirleniyor. 2016’da adaylar arasına giremese de Cameraperson, Command and Control, The Eagle Huntress, Gleason, Hooligan Sparrow, The Ivory Game, Tower, Weiner, The Witness ve Zero Days kısa listeye kalmayı başarmıştı. Kazanan belirlenirken ise son iki senedir artık tüm Akademi üyeleri En İyi Belgesel dalında oy kullanabiliyor. Yani filminizi tanıtmak ve screener gönderebilecek bir şirketle anlaşmanız olması çok mühim. Bir enteresan detay daha: Akademi’nin kısa listesine kalıp adaylar arasına giremeyenler Akademi’nin adını kullanarak reklam yapamıyorlar. Yani afişlerine shortlist ibaresi kondurmak yasak.

Gelelim bu senenin yarışına… Bu yılın neredeyse her adayı daha evvel Oscar yarışını bir şekilde tatmış isimlerle dolu. 13th ekibi Selma ile epey mücadele vermişti hatırlarsanız. O.J.: Made in America’nın arkasında Cutie and the Boxer’ın yapımcıları var. Fire at Sea deseniz, yakın tarihten bir başka İtalyan belgesel Caesar Must Die için iki kategoride birden yarışmıştı. Yalnız bu senenin tartışmasız en mühim belgesel olayı O.J.: Made in America. ESPN’de beş bölüm olarak gösterilen yapım buranın mutlak favorisi. 8 saate yakın uzunluğuyla bir Akademi rekorunu kırmaya hazırlanıyor. Bu rekor daha evvel 431 dakika ile Yabancı Dilde En İyi Film kazananı War and Peace’e (1968) aitti. Ezra Edelman’ın harikası ise 467 dakikadan oluşuyor. İlla ki bir sürpriz arayanlar arkasında Netflix desteği barındırdığı ve sektör Ava DuVernay’i tanıdığı için 13th’e yoğunlaşabilirler.

Kazanacak: O.J.: Made in America
Kazanabilir: 13th
Kazanmalı: O.J.: Made in America
Aday olmalıydı: Weiner

13TH

  • Ava DuVernay: İlk Oscar adaylığı.
  • Spencer Averick: İlk Oscar adaylığı.
  • Howard Barish: İlk Oscar adaylığı.

FIRE AT SEA

  • Gianfranco Rosi: İlk Oscar adaylığı.
  • Donatella Palermo: İlk Oscar adaylığı.

I AM NOT YOUR NEGRO

  • Raoul Peck: İlk Oscar adaylığı.
  • Rémi Grellety: İlk Oscar adaylığı.
  • Hébert Peck: İlk Oscar adaylığı.

LIFE, ANIMATED

  • Roger Ross Williams: İkinci Oscar adaylığı. Daha önce Music by Prudence (2010) ile En İyi Kısa Belgesel dalında aldığı ilk adaylığı ödüle dönüştürmüş.
  • Julie Goldman: İlk Oscar adaylığı.

O.J.: MADE IN AMERICA

  • Ezra Edelman: İlk Oscar adaylığı.
  • Caroline Waterlow: İlk Oscar adaylığı.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.