2016’nın En İyi 20 Erkek Oyuncu Performansı

2016’nın En İyi 20 Erkek Oyuncu Performansı

Mansiyon ödülleri ve kadın oyunculardan sonra sıra geldi yılın en iyi 20 aktör performansına. Durmak yok, yola devam diyerek kotayı geçenlerin nüfusu sağolsun daha küçük ölçekten seçmek zorunda kaldığım erkek oyuncularıma yine soyadlarının alfabetik sırasına göre huzurlarınıza sunacağım şimdi. Üç, iki, bir, kayıt!

HIROSHI ABE
After the Storm

Kimseler izlemese de, kimseler kucaklayamasa da Koreeda’nın son alamet-i farikasında yine muazzam bir Hiroshi Abe performansı saklı. Kumarın hazzı değil, hayatını ve ailesini kurtarma ihtimaline saf inanışı gözlerinin içinden okunuyor.

CASEY AFFLECK
Manchester by the Sea

Belki üstünü kapatarak oynuyor, belki özel hayatındaki kimliğinin kederli bir yansımasını canlandırıyor ama kimin umrunda? Casey Affleck’in üzerine hiçbir rol bu kadar güzel oturmamıştı. Filmin içimizi dışımıza çıkaracak kadar ağlatmasının tek sebebi o.

ali

MAHERSHALA ALI
Moonlight

Oscar ödülüyle buluşmasına iki hafta kala bir de ben onurlandırayım Mahershala Ali’yi. Belki bir sahne daha istiyor kudretli mevcudiyeti. Ama o da ekonomisini seyirciyi doyuracak düşünülmüş bir performansa göre yapmış en nihayetinde.

GAEL GARCIA BERNAL
Neruda

Bu filmi ve içerisindeki ders niyetine okutmalık performansları konuşmadığımız her gün azap bana. Tarifi imkansız ekran karizmasıyla Gael Garcia Bernal kariyerine bir efsanevi rol daha eklemiş. Tereddütü, cüreti, kaidesizliği yerli yerinde.

bridges

JEFF BRIDGES
Hell or High Water
Jeff Bridges şu dünya üzerinde oyunculuğu bu denli kolay bir meslek dalıymış gibi gösterebilen tek aktör. O kadar eforsuz duruyor ki her karakter üzerinde, anlamayana hepsi aynı geliyor. Alçak gönüllülüğü uçsuz bucaksız kabiliyetlerinden.

dennison

JULIAN DENNISON
Hunt for the Wilderpeople

Çocuk oyuncu performanslarına pek yüz vermesem de Dennison’ın sunduğu portre bir kurgu harikası değil. Ciddi ciddi rolüne çalışmış bir bacaksızın ne kadar parlak bir geleceğe yol aldığının işaretçisi. Bu sene hiçbir oyuncuya bu kadar gülmedim.

Hail, Casar!

ALDEN EHRENREICH
Hail, Caesar!

Tek başına Ralph Fiennes ile karşılıklı döktürdükleri sahne bile yeter. Her minik rolünde daha da fazlasını yapabileceğini kanıtlıyor Alden Ehrenreich. Bu pasaklı, üstünkörü Coen Kardeşler filminde bile bunu yapabiliyorsa zaten gerisini siz düşünün.

Ralph Fiennes as "Harry" and Tilda Swinton as "Marianne" in A BIGGER SPLASH. Photo courtesy of Jack English. © 2016 Twentieth Century Fox Film Corporation All Rights Reserved

RALPH FIENNES
A Bigger Splash

Oscar sahibi olamadığı gibi çoğu zaman adaylık verilmeyerek de hakkı yenen Ralph Fiennes adına her gün bir doz intizar ediyorum Akademi’ye. Ah şu filmin arkasına birileri geçseydi de Fiennes’ın ele avuca sığmayan hünerlerini cümle alem görebilseydi.

ANDREW GARFIELD
Silence
Scorsese’nin son harikasındaki kusuru olmayan oyunu yerine Hacksaw Ridge’deki değersiz varlığının aday edilmesi bence büyük bir espri. Ama olsun. Silence’daki ızdırabı, kefareti, sükûtu bize kalsın. Gözleriyle oynayıp bir sonraki görevine doğru yol alsın.

LUIS GNECCO
Neruda
Adını daha evvel duymadığım için kendimi kahrettiğim Luis Gnecco da başyapıt niteliğindeki bir Pablo Larrain güzelliğini alıp bir sonraki boyuta taşıyor. Ah bir de repliklerin hepsini sanki o an uydurmuş, her şey doğaçlamaymış gibi tabii tiratları yok mu…

JOHN GOODMAN
10 Cloverfield Lane

Bugüne kadar zatım tarafından tadılmış en tekinsiz kötü adamdı John Goodman. Bir sonraki hamlesinin asla ne olacağını hissettirmiyor. Üstelik bunu karası bol bir karakteri griye batırıp yapıyor. Büyük ustalık, hakiki bir duayen. Ekleyecek pek bir şey yok.

LUCAS HEDGES
Manchester by the Sea

Casey Affleck’in yin’ine yang adeta Lucas Hedges. Ölümü gelmeden içselleştirenlerin ve buna bağlı beklenmedik geç reaksiyonların kayıt edildiği kırgın bünyelerde Hedges’ın sessiz ama bağıra çağıra gelen oyununun tesir etmemesi imkansız.

FARID SAJJADI HOSSEINI
The Salesman

Tam da sezonu kapatmaya niyetlendiğim sırada, son dakikada izlediğim filmin finaline doğru çıktı ortaya Farid Sajjadi Hosseini ve rüzgarıyla esip savurdu. Yanlışı boyundan büyük bir adama acımamızı sağladı ya, en irisinden helal olsun!

SHAHAB HOSSEINI
The Salesman

A Separation’da azıcık ucundan tadına baktığımız kabiliyetli bir aktörün kariyer zirvesi. Hosseini, The Salesman’de hem seyircinin, hem de Farhadi’nin sesi. Belki kimileri için yeteri kadar gösterişli değil, ama benim için olması gereken de tam olarak bu!

pine

CHRIS PINE
Hell or High Water

Fiziksel artılarına takılıp baştacı edemeyeceğiz diye dert yandığımız ve beklenmedik bir anda sağ kroşeyle bizi yere yağan aktörlerde bu sene Chris Pine moda. Hell or High Water’ın asli yıldızı kim diye soranlara cevabımız belli, öyle değil mi?

JESSE PLEMONS
Other People

Neredeyse basmakalıp bir düşünceyle inşa edilmiş bir performans, biliyorum. Ama Plemons’ın adı sanı, yeri yurdu, seçimleri değiştirilse de tanıdık geleceği için Other People’da yarattığı karaktere fena kapıldım. Ne yapsak şimdi?

CHARLIE PLUMMER
King Jack

Yine çok izlenmemiş bir film, yine haddini aşan genç bir oyuncu. Charlie Plummer biraz cila isteyen King Jack’de izleyiciyi toy yıllarına geri döndürüyor. O aşina heyecanları jestleriyle tekrardan yaşatıyor. Bu yaş grubunun 2016’daki en kayda değer işlerinden.

DANIEL RADCLIFFE
Swiss Army Man

Bir türlü sevemediğimiz Daniel Radcliffe’in tek yapması gereken ölüyü oynamakmış meğerse. Biraz da Swiss Army Man’in oyunbazlığı sağolsun, sıradışı karakter Radcliffe ile buluşunca ortaya seyri aşırı keyifli bir sinema olayı çıkmış. Umarım devamı gelir.

TREVANTE RHODES
Moonlight

Moonlight’dan hangi oyuncuyu ilk sıraya yerleştirirsin diye soranlara da Trevante Rhodes diyelim, rengimiz belli olsun. Filmin en aksak parçasını alın teriyle şaha kaldırıyor Rhodes. Sesinin yükselip alçaldığı anlar bile ayrı ayrı oyunculuk harikası.

HAYDEN SZETO
The Edge of Seventeen

Ve kapanışa da bir adet sürpiz yerleştirip, Hayden Szeto diyelim. Formül senaryolara inat edip kendi bildiğini okuyan bir filmde geri dönse diye yolunu gözledik durduk. Irksal çeşitlilik arayan Hollywood’a da Szeto ufak bir ipucu olsun.

Azıcık ucundan: Ferdia Walsh-Peelo (Sing Street), Adrian Titieni (Graduation), Joel Edgerton (Loving), Ashton Sanders (Moonlight), Sam Neill (Hunt for the Wilderpeople), Kurt Russell (Deepwater Horizon)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

1 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.