Song to Song

Song to Song

Yönetmen: Terrence Malick | Oyuncular: Ryan Gosling, Michael Fassbender, Rooney Mara, Natalie Portman, Cate Blanchett, Lykke Li, Val Kilmer, Bérénice Marlohe, Holly Hunter, Tom Sturridge, Austin Amelio, Linda Emond, Florence Welch, Patti Smith, Iggy Pop, The Black Lips, Alan Palomo, John Lydon, Flea, Spank Rock, Tegan Quin, Sara Quin, Anthony Kiedis, Chad Smith, Josh Klinghoffer, Erik Sprague, Big Freedia | Senaryo: Senaryo derken? | 129 dakika | Drama, Romantik

En az Temel fıkraları kadar bayat, tül perdeler ve başak tarlaları esprisini bir kenara koyup Malick’in son saçmalığı Song to Song’u konuşacağım izninizle. Elindeki kamera görüntüleriyle kurguladığı ilk filmi çöpe atıp elinde kalan artık sahnelerle ortaya çıkardığı ikinci filmi servis etmeyi âdet edinmiş Malick’in kariyerinin zirvesi The Tree of Life’dı benim için. Şimdi filmografisindeki gözdemin parodilerini izlerken aslında hiçbir zaman umursamadığımı fark ediyorum yönetmenin zihnindekileri. Song to Song, bundan 30-40 sene evvel çektiği eli yüzü düzgün iki film için inatla saygı duymaya devam ettiğimiz gösterişçi, sığ ve demode adamın son soytarılığı. İki saat boyunca insanın söyleyecek hiçbir cümlesi mi olmaz? Hollywood’un gözde oyuncuları bir araya toparlanmış, sokak modasının en güzide parçaları ve muntazam makyajlarla kafatasının üst kısmını göstermeyen kadrajda 10-15 yaşında bir çocuk tarafından yazılmış şiirleri sayıklıyorlar. Hep aynı yerden vurmaktan çok sıkıldım, ama anlatı yok, devamlılık yok, mana yok. Tek baki olan abukluk. Aşk, hayat, Tanrı, kitap, aile üzerine sadece kendini yücelten zorlama aforizmalar, boş muhabbetler. Elini attığı hiçbir konuya hakim değil Malick. Muhtemelen oyuncularına sahneyi burada çekeceğiz, birbirinizle azıcık flörtleşin, sonra dağılırız dediği bir çalışma metoduna sahip. Müzik sektörünü pazarlama tekniği olarak kullanan filmin içerisinde akılda kalıcı tek bir melodi olmadığı gibi ham öyküsünün yerleştirildiği endüstriyle de bir alakası yok. Artık Malick’in güzel kadınlar ve yakışıklı adamlar izletmekten başka bir işe yaramadığına ikna oldum. İşin kötüsü yetenekli bildiğimiz aktörlerin, aktrislerin tartışmasız en kötü performanslarını sağacak kadar da aymaz ve hadsiz. Zihnindeki görselle mastürbasyon yapmak istiyorsa işini televizyona, müzik videolarına taşısın. Bu deli saçması artistik kazaları üç dakika içerisinde de 120 dakikada ne ifade ediyorsa onu edecek nasıl olsa: Koca bir hiç. Notum neden belirdiğini anlayamadığım Iggy Pop’a, Flea’ya, Patti Smith’e.
Fesat Mukayese: He’s Just Not That Into You > Song to Song

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.