Better Things (2. Sezon)

Better Things (2. Sezon)

Yaratıcılar: Pamela Adlon & Louis C.K. | Oyuncular: Pamela Adlon, Mikey Madison, Hannah Alligood, Olivia Edward, Celia Imrie, Diedrich Bader, Lucy Davis, Alysia Reiner, Rebecca Metz, Greg Corner, Milla Sofia Press, Henry Thomas, Mather Zickel, Patricia Scanlon, Matthew Glave, Markus Flanagan, Jeremy K. Williams, Kevin Pollak, Daniel Nguyen, Jen Richards, Nigel Laster, Jane Carr | 30 dakika | FX

Louis C.K’in etrafındaki kadınlarla dehşet verici geçmişi ortaya çıktıktan sonra adının geçtiği projelere olabildiğince mesafeli yaklaşmama rağmen, daimi ortağı Pamela Adlon’un kadın perspektifiyle orta yaşın çıkmazlarından Louie benzeri bir masal çıkardığı Better Things’i yapımcısının adından bağımsız değerlendirebiliyoruz neyse ki. Etrafında herhangi bir anne – kız ilişkisine birinci gözden tanık olmayanların şaşkınlıkla izlediği ilk sezon sonrası daha derli toplu bir seri bölümle karşımıza çıktı FX’in yükselişe geçen dramedisi. Adlon belli ki senelerdir cebinde biriktirdiklerini rayına yeni oturan dizisinin ikinci sezonuna saklamış. Dem vurduğu temalar neredeyse geçen senekiyle aynı. Fakat kıymet bilmez, duygusal istismarı silah bellemiş, sistematik bir şekilde ev içinde anarşi yaratmaya çalışan kızlarını annelerini baş düşman olarak gören klonlar olmaktan çıkarıyor bu sefer. Adlon’un çocuklarıyla olan ilişkisi daha stabil ve sağlıklı olmasa da en azından kimin hangi duygulardan beslenerek bu kadar saldırganlaştığını anlıyoruz. Hatta jenerasyonlar farklı, yaşlar büyük olsa da kendi annesiyle olan iletişimindeki benzerliklerle ufak bir mukayeseye de girişiyor. Hayat durmuyor, kariyeri ile pek iniş çıkış barındırmayan aşk hayatı evdeki üç “şımarık” veletin oyuncağı olmuyor. Kaos baki, yalnız bir ebeveynin bile bazen evi bir anda terk edip bu çığırtkan kalabalıktan kaçabileceğini de hatırlıyor. Ben de insanım gibi sığ bir mevkisi de yok. Ama evet, nefes almak istiyor bu defa esas kadınımız. Çocuklarım olmadan asla diyen Aliye gibi Edirne – İstanbul arası mekik dokuyacak fedakarlıktan fersah fersah uzakta. Madalyonun diğer tarafını göstermek için neden bu kadar beklediğini de düşündüm bu sebeple. Çünkü annelerinin değerini çakma bir cenaze merasiminde ya da canları birileri tarafından ciddi anlamda acıtılınca anlayan küçük kadınlar daha bir gerçek geldi ikinci seride. Ne var? Adlon ufaklıklarla ders verirken kendini başkalarının gözünden görmesini sağlıyor evlatlarının. Bu ezber edilmiş Amerikan klişesinin yıl 2017 olsa da, hâlâ affedilebilir bir tarafı yok. Ama en yakın arkadaşının eski kocasıyla arabadaki diyalogu, hayatının ortasına bir anda düşen adamı kendi olmazlarının fedaisine dönüştürmesi yaş kaç olursa olsun tanıdık reaksiyonlar. Dillendirilmeyeni yüksek sesle dağa taşa bağırmak komedyenlerin doğasında var. Pamela Adlon da bu ayrıcalığı sonuna kadar kullanmaya gayret etmiş. Ortaya çıkan sonuç ise tam anlamıyla kusursuz. Dizinin akıbeti hakkında en ufak bir bilgim yok. Yazının başında da belirttiğim skandal muhtemel prodüksiyonu etkileyecektir. Fakat aldığı sürpriz Emmy adaylığının hakkını veren hem Californication, hem de Louie’den sevdalandığımız Adlon için kapılar sonuna kadar açık. Belli ki gözlemleyip bir kenara not aldıklarından yeni ufuklara yelken açacak. Dolayısıyla tam destek yeni Max şımarıklıkları, Frankie mızmızlıkları, Duke delilikleri bekliyoruz. Arada izlemeye doyamadığımız Celia Imrie de davetsiz misafirimiz olur, çat kapı gelirse itiraz etmeyeceğiz, söz!
MVP: Pamela Adlon (Sam Fox)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. Queer. İkizler. 2009 yılında esas odağı ödül sezonu olan Oscar Boy'u kurdu ve 2014'ten beri de O Podcast'in moderatörlüğünü yapmakta. Drag Race tutkunu, içerik oburu, lubunyaların dostu, fobiklerin düşmanı.

Bir Cevap Yazın