95. Akademi Ödülleri / Oscar 2023 Tahminleri

95. Akademi Ödülleri / Oscar 2023 Tahminleri

Bir tokadın gölgelediği 94. Akademi Ödülleri’nin ardından ne CODA denilen rezaletin En İyi Film ödülü almasına yeteri kadar sinirlenebildik, ne de Akademi’nin SAG’le beşte beş aynı adreslere ödül vermesine veryansın edebildik. Harika bir sinema yılına kötü bir Oscar gecesiyle koyduğumuz noktadan sonra ağzımızdaki acı tatla yine Oscar konuşmak ne kadar mantıklı bilinmez. Ama bir sene öncesinden sıradaki yarışa hazırlanıyormuş gibi yaparken yeni sinema yılında neler izleyeceğimizin özetini çıkarmak Oscar Boy geleneğidir, biliyorsunuz. Ben de alışkanlığa dönmüş meşhur yazımla huzurlarınızdayım yine.

Sene boyunca sitede en çok tıklanan başlık olduğu için bu satırları 30 Mart 2022’den yazdığımı, yani körü körüne yapılmış tahminlerle dolu bir yazı olduğunun altını çizeyim aramıza yeni katılacaklara. Bazı filmler ertelenebilir, bitmeyecekmiş gibi gözüken yapımlar bir anda 2022 sinema yılında kendine yer bulabilir, bilginiz olsun. Tahmin listeleri her zaman olduğu gibi alıştığınız adreste sizleri bekliyor. Kalan sağlar için ise yapılması gereken belli. Çayımızı kahvemizi alıyoruz ve yazının derinliklerine dalıyoruz. Hadi afiyet olsun!

A’DAN Z’YE EN İDDİALILAR

Önümüzdeki senenin Oscar yarışında en çok adaylığı alabilecek, En İyi Film kategorisinde de yarışı önde götürme ihtimali bulunan filmlerden bir derleme

AVATAR 2 (20th Century)
Yönetmen: James Cameron | Senaryo: James Cameron, Josh Friedman
Oyuncular: Sam Worthington, Zoe Saldana, Stephen Lang, Giovanni Ribisi, Joel David Moore, Vin Diesel, Edie Falco, Michelle Yeoh, Jemaine Clement, Cliff Curtis, Kate Winslet, Sigourney Weaver

2010’da ilk filmin elde ettiği müthiş gişe başarısının ardından 2014’ten beri bir şekilde vizyona gireceği konuşulan, ama James Cameron’ın tasarladığı dünyaya uygun teknolojinin gelişmesi zaman alınca ilk filmin 12 yıl sonrasına kadar sarkan Avatar 2 nihayet geliyor. Sektör, The Hurt Locker’ın En İyi Film ödülünü aldığı yıldan o kadar uzak bir noktada ki, açıkçası nasıl reaksiyon vereceklerini kestirmesi güç. Ancak hem stüdyo, hem Cameron seçtikleri vizyon tarihiyle yeni filme ne kadar güvendiklerini gösteriyorlar. Üçüncü filmini de 2024’te izleyeceğimiz yeni Avatar, 16 Aralık’ta tüm dünyada izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Eğer ki bu sefer derme çatma bir Pocahontas aşırması yoksa ve Cameron formunun zirvesine dönerse elbette gerekli desteği bulur, bilimkurguların En İyi Film ödülüyle buluşması görülmüş bir şey olmasa da. Avatar 2’nin bunu başaracağı da şaibeli. Tabii ki de Dune ve Mad Max: Fury Road gibi teknik kategorileri domine edeceğine – şimdilik – kesin gözüyle bakıyorum. Eğer Matrix gibi seyirciyle ters düşmezse 9-10 adaylık cepte. Belki bu sefer oyuncularına da adaylık çıkar. Performans yakalama tekniğiyle rol yapan bir aktörün Oscar adayları arasında yer aldığını görmemize çok az kalmadı mı zaten?

İhtimaller: Film, yönetmen, uyarlama senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, özgün müzik, makyaj & saç tasarımı, görsel efekt, ses

BABYLON (Paramount)
Yönetmen & Senaryo: Damien Chazelle
Oyuncular: Diego Calva, Margot Robbie, Brad Pitt, Tobey Maguire, Li Jun Li, Jovan Adepo, Katherine Waterstson, Max Minghella, Flea, Samara Weaving, Lukas Haas, Rory Scovel, Eric Roberts, Olivia Wilde, Spike Jonze, Jean Smart, Chloe Fineman

La La Land’le ulaştığı zirvenin ardından First Man’de benim kalbimi çalabilmeyi başarsa bile Oscar’dan yana pek yüzü gülmeyen Damien Chazelle, Hollywood’un sesli filme geçiş dönemini konu alan bir yapımla sahalara geri dönüyor. Akademi’nin film endüstrisi hakkındaki hikâyelere zaafını sonuna kadar kullanacak olan Babylon için Tarantino’nun son filminin çekimleri sırasında Brad Pitt’e ulaşmış Chazelle. Onunla birlikte senaryoya göz atan Leonardo DiCaprio’nun en yakın arkadaşı Tobey Maguire da yapımcılar arasında yerini almış hatta. Dedikodular eldeki materyalin bir hayli iyi olduğu ve Chazelle’in bir başka büyük Oscar başarısına doğru koşacağı yönünde.

Chazelle’in Babylon Berlin dizisinden ilhamla kaleme aldığı Babylon isimli filmi, Holywood’un altın çağından tanınan isimlerle kurgusal karakterlerini aynı dünyada buluşturmaya hazırlanıyor. Kamera arkasında da daha evvel birlikte çalıştığı isimlere yönelmiş. Linus Sandgren’den Justin Hurwitz’e bütün yol arkadaşları Babylon’da da görevlerinin başında. Kağıt üzerindeki en iddialı adaylardan biri olduğu söylenebilir. Paramount’un filmi Noel’de gösterime sokacak olması da son yıllarda bu tarihte seyirciyle buluşarak Oscar listelerine giren sayısız yarışçıyı hatırlatmakta. Geliyor gelmekte olan…

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Diego Calva), kadın oyuncu (Margot Robbie), yardımcı erkek oyuncu (Brad Pitt), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, özgün müzik, makyaj & saç tasarımı, ses

CANTERBURY GLASS (20th Century)
Yönetmen & Senaryo: David O. Russell
Oyuncular: Christian Bale, Margot Robbie, John David Washington, Rami Malek, Zoe Saldana, Robert De Niro, Mike Myers, Timothy Olyphant, Michael Shannon

Geçtiğimiz yıl da listeme aldığım ancak çekimler tamamlanmadığı için 2021’e yetişmeyen yeni David O. Russell filmi Canterbury Glass, yeni sezonda kasım ayı gibi seyirciyle buluşacak. Güz festivallerinin bir kısmını gezmesini beklediğimiz yapım The Fighter, Silver Linings Playbook ve American Hustle üçlüsüyle Oscar’ın canına okuyan DOR’un da oyun alanına dönüş projesi olarak kabul görüyor. Jennifer Lawrence’a Oscar adaylığı kazandıran Joy’dan beri sessizliğini koruyan yönetmen, muhtemelen büyük bir kampanyayla sezonda varlık gösterecek.

Margot Robbie’nin kariyerini dönüştürme çabalarının bir parçası elbette Canterbury Glass. Bu yıl Damien Chazelle ve Wes Anderson filmleriyle de adı anılacağı için en azından bir adaylığı cepteymiş gibi davranmaya başlayabiliriz sanırım. Bir doktor ile avukat arasında gelişen, alışılmışın dışında bir ortaklığı konu alacak yapımla ilgili detaylar kısıtlı olduğundan daha fazlasını tahmin etmeye girişemesek de hep büyük oynamayı tercih eden Christian Bale’ın da yüzüne gülebilir talih. Sanıyorum hepimiz, kariyerine ikinci bir altın heykelcik daha eklemeden kapanış yapmayacağını gayet iyi biliyoruz.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Christian Bale), kadın oyuncu (Margot Robbie), yardımcı erkek oyuncu (Michael Shannon), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, özgün müzik, makyaj & saç tasarımı

THE FABELMANS (Universal)
Yönetmen: Steven Spielberg | Senaryo: Steven Spielberg & Tony Kushner
Oyuncular: Michelle Williams, Seth Rogen, Paul Dano, Gabriel LaBelle, Mateo Zoryna Francis-Deford, Julia Butters, Oakes Fegley, Gabriel Bateman, Nicholas Cantu, Sam Rechner, Judd Hirsch, Chloe East, Isabelle Kusman, Jeannie Berlin

Paul Thomas Anderson’ın Licorice Pizza’sı, Quentin Tarantino’nun Once Upon a Time in Hollywood’u derken büyüdükleri yerleri ve zamanı anlatan yönetmenler kervanına Steven Spielberg de katılıyor önümüzdeki yıl. İkinci Dünya Savaşı’nın ertesi Arizona’sından Spielberg’ün 7 – 18 yaş aralığını konu alacak filmde sorunlu bir evliliği bulunan annesiyle babasını Michelle Williams ile Paul Dano, üzerinde büyük etkisi olan amcasını ise Seth Rogen canlandırıyor. Amatör olarak film yapmayı denemeye giriştiği yaşlarını izleyeceğimizden muhtemelen “sinema sevdası” etkisi de tesirini gösterecek ve Akademi, sezonda kendi endüstrileri hakkında bir başka hikâye daha izledikleri için keyiften öleceklerdir diye düşünüyorum.

2010’lu yıllara yedi adet uzun metrajlı kurmaca sığdıran Spielberg, yeni dekata da hızlı başladı. West Side Story’den sadece bir yıl sonra izleyeceğimiz The Fabelmans’ta dünyayla tanıştırmaya hazırlandığı genç yetenek Gabrielle LaBelle, Spielberg’ün çocukluğuna can vererek bir Oscar adaylığı koparabilecek mi merak konusu. John Williams’ın sıcak kollarına da geri dönen yönetmen, pandemi sebebiyle çalışmaya ara verdiği ekibine geri kavuşmuş. Tek dikkat çekici nokta, bu sefer kostüm tasarımcılığı görevini Phantom Thread ve The Artist’le iki defa Oscar alan Mark Bridges’a vermesi.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Gabriel LaBelle), yardımcı erkek oyuncu (Seth Rogen & Paul Dano), yardımcı kadın oyuncu (Michelle Williams), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, özgün müzik, makyaj & saç tasarımı, ses

I WANNA DANCE WITH SOMEBODY (Sony)
Yönetmen: Kasi Lemmons | Senaryo: Anthony McCarten
Oyuncular: Naomi Ackie, Ashton Sanders, Stanley Tucci, Nafessa Williams, Clarke Peters, Tamara Tunie

Bir Whitney Houston biyografisine bu kadar güvenerek hata etmiyor musun diyenler olabilir içinizde. Aslında haklısınız da. Ama sorun şu ki Naomi Ackie’nin büyük efsaneye can verdiği yapımın senaryosu The Theory of Everything, Darkest Hour, Bohemian Rhapsody ve The Two Popes ile inanılmaz Oscar başarılarına imza atmış Anthony McCarten’ın ellerinden çıkma. Filmin yönetmeni Cynthia Erivo’ya zayıf bir sezonda adaylık getiren Harriet’tan tanıdığımız Kasi Lemmons olsa bile endüstrinin beklentisi bir hayli büyük, adını meşhur bir Whitney şarkısından almış bu yapımdan. 21 Aralık gibi bir vizyon tarihi seçilmiş olması da boşuna değil.

Moonlight’la hayatlarımıza giren genç aktör Ashton Sanders’ın Whitney’nin hayatını mahvetmiş eşi Bobby Brown’ı, Stanley Tucci’nin ise meşhur yapımcı Clive Davis’e can verdiği I Wanna Dance with Somebody, başrolü Ackie’ye de çok rahat bir adaylık getirecek bana kalırsa. Lady Macbeth’le çıkışını yapan ve en son Master of None’da izlediğimiz aktris için yollar açık. Tucci’nin de uzun zaman önce alması gereken Oscar’ıyla buluşması için de ideal role sahip olduğu söyleniyor kulislerde. Ayrıca bizzat Clive Davis’in yapımcılar arasında olduğunu not düşeyim.

İhtimaller: Film, kadın oyuncu (Naomi Ackie), yardımcı erkek oyuncu (Stanley Tucci & Ashton Sanders), özgün senaryo, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, makyaj & saç tasarımı, ses

KILLERS OF THE FLOWER MOON (Paramount & Apple)
Yönetmen: Martin Scorsese | Senaryo: Eric Roth (uyarlama), David Grann (kitap)
Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Robert De Niro, Jesse Plemons, Lily Gladstone, Tantoo Cardinal, Cara Jade Myers, Brendan Fraser, John Lithgow

Büyük usta Martin Scorsese’yi kariyerindeki iki önemli çalışma arkadaşı Leonardo DiCaprio ve Robert De Niro’yla bir araya getiren Killers of the Flower Moon, 2017 yılından beri gündeminde sinemaseverlerin. Bir noktada De Niro’nun yöneteceği, DiCaprio’nun oynayacağı bile konuşulmuş ama araya The Irishman girdikten sonra planlar değişmişti hatta. David Grann’in 1920’lerde Oklahoma’da petrol çıkmasıyla birlikte bölge halkının/Osage kabile bireylerinin öldürülmesi ve FBI tarafından açılmış soruşturmayı konu alan kitabından uyarlanan yapımıyla Netflix sonrası bu sefer Apple TV+ bünyesinde seyirciyle buluşturmaya hazırlanıyor Marty’miz. Ve çoktan hak ettiği ikinci En İyi Yönetmen ödülüne de epey yaklaşabilirmiş gibi duruyor.

Silence’ta hakkı yenen Rodrigo Prieto’dan usta editör Thelma Schoonmaker’a, Scorsese filmlerine hayat veren müzisyen Robbie Robertson’dan The Revenant setleriyle bilinen Jack Fisk’e harika bir ekip var yine arkada. Ama tabii biz gözümüzü kadrodan ayıramamaktayız. Certain Women’la harika bir çıkış yapan Lily Gladstone’un aldığı büyük rol, The Power of the Dog adaylığı ertesi herkesin gözlerinin üzerinde olacağı Jesse Plemons ve elbette DiCaprio ile De Niro ikilisi için umutluyuz. Özellikle DiCaprio’nun rolünün film için artırıldığı ve tanınmayacak bir makyajla oynadığı söyleniyor.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Leonardo DiCaprio), yardımcı erkek oyuncu (Robert De Niro & Jesse Plemons), yardımcı kadın oyuncu (Lily Gladstone), uyarlama senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, özgün müzik, makyaj & saç tasarımı, ses

RUSTIN (Netflix)
Yönetmen: George C. Wolfe | Senaryo: Dustin Lance Black, George C. Wolfe
Oyuncular: Colman Domingo, Chris Rock, Glynn Turman, Audra McDonald, Aml Ameen, CCH Pounder, Michael Potts, Bill Irwin, Da’Vine Joy Randolph

Sivil ve bilhassa LGBTİ+ hakları için üstün mücadele vermiş, ırk ayrımcılığına karşı düzenlenen 1941 Washington Hareketi’nde önemli bir rol oynamış siyah lider Bayard Rustin’in anlatıldığı biyografi de uzaktan leziz duruyor. Milk ile Oscar alan senarist Dustin Lane Black’in elinden, Ma Rainey’s Black Bottom’ın yönetmeni George C. Wolfe’ın liderliğinde, Colman Domingo’nun muhtemel ilk Oscar adaylığına kavuşacağı yapım Netflix damgasıyla çıkacak karşımıza. Ama her şeyden önemlisi arkasında bir süredir sinema sektöründe varlık gösteren Barack ve Michelle Obama çiftinin kurduğu Higher Ground isimli yapım şirketi yer almakta.

Haddinden fazla Oscar koktuğuna şüphe yok Rustin’in. Ancak Netflix artık bu konuda güvendiğimiz bir limana dönüştü, bilhassa firesiz geçirdiği 2021’den sonra. The Power of the Dog, Don’t Look Up, tick tick BOOM ve Passing ile dolup taşan bir sinema yılının ardından esas yarışçısı ellerindeki hangi film olacak kestiremesek de Domingo’ya rolün teslim edilmesinden Black’in senaryoyu yazmasına kadar genel bir destek mevcut kuir derneklerinden. Ve bu da Netflix’in elini Rustin konusunda güçlendirecektir diye düşünüyorum. Kamera arkasında AMPAS’ın çok da yakından tanıdığı bir ekip yer almadığını belirtmeden geçemeyeceğim yine de.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Colman Domingo), yardımcı erkek oyuncu (Chris Rock & Glynn Turman), yardımcı kadın oyuncu (Audra McDonald), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı

SHE SAID (Universal)
Yönetmen: Maria Schrader | Senaryo: Rebecca Lenkiewicz (uyarlama), Jodi Kantor, Megan Twohey (kitap)
Oyuncular: Zoe Kazan, Carey Mulligan, Patricia Clarkson, Andre Braugher, Samantha Morton, Tom Pelphrey, Adam Shapiro

Ronan Farrow’un podcasti, dizisi, program program gezmesi derken onun perspektifini bir hayli dinlemiştik ama Harvey Weinstein’ın işlediği suçları yayınlayan iki gazeteci Jodi Kantor ve Megan Twohey’nin tarafını (en azından kitabı okumayan kalabalık) ilk kez dinleyeceğiz. Brad Pitt ve Dede Gardner’ın yapım şirketi Plan B ve herkese inat asla batmayan Annapurna, sadece Hollywood’u değil dünyayı yerinden oynatan olaylı 2017 yılını perdeye taşımaya hazırlanıyor, hem de oldukça ilginç bir ekiple: Netflix’in çok sevilen dizisi Unorthodox’la tanınan yönetmen Maria Schrader ve West End çıkışlı senarist, Pawel Pawlikowki’yle Ida’da çalışan Rebecca Lenkiewicz…

Zoe Kazan ve Carey Mulligan’ın başrollerinde yer aldığı yapım Bombshell kadar mizahi bir tonda olmayacak, orası kesin. Büyük yanlışlar yapılmaması takdirinde Hollywood’un da gerekli ilgiyi göstereceğine inancım sonsuz. İki aktrisinden en az birine adaylık getirmesi kuvvetli muhtemel olduğu gibi New York Times’ın meşhur editörlerinden Rebecca Corbett’i canlandıran Patricia Clarkson adına da biraz umutluyum açıkçası. Harvey Weinstein filmde herhangi biri tarafından canlandırılacak ya da gösterilecek mi sorusunun cevabı ise henüz verilmiş değil.

İhtimaller: Film, yönetmen, kadın oyuncu (Zoe Kazan & Carey Mulligan), yardımcı kadın oyuncu (Patricia Clarkson & Samantha Morton), uyarlama senaryo, kurgu

WHITE NOISE (Netflix)
Yönetmen: Noah Baumbach | Senaryo: Noah Baumbach (uyarlama), Don DeLillo (roman)
Senaryo: Adam Driver, Greta Gerwig, Raffey Cassidy, André Benjamin, Alessandro Nivola, Jodie Turner-Smith, Don Cheadle, Lars Eidinger

Fantastic Mr. Fox’ta Wes Anderson’a destek çıkmasını saymazsak Noah Baumbach ilk kez bir uyarlama için oturuyor klavyesinin başına. Üstelik öylesine bir adaptasyon da değil, Amerikan edebiyatının en çok takdir görmüş ve tanınan isimlerinden Don DeLillo’nun 1985 tarihli aynı adlı romanını taşıyor perdeye. Adam Driver’la dördüncü kez çalışacak olan Baumbach, hayat arkadaşı Greta Gerwig’i de bir kez daha oyuncu olarak kamera önünde izlememize vesile olacak. Konuya gelirsek… White Noise, bir sanat okulunda Hitler hakkında dersler veren bir profesörün havadan gelen toksik bir yağışla birlikte hep korktuğu ölümle yüzleşmesini anlatacak.

Sanayi devrimi sonrası toplumun durumu ve kültürel değişimle derdi olduğu söylenen roman Baumbach’ın uzmanlık alanlarına ne kadar uyuyor bilinmez. Ama biz bu Driver ve Gerwig buluşmasından bir hayli mutluyuz topluca. Dolayısıyla  postmodernist edebiyat eserinin Netflix kitaplığında yerini alacağı günü de iple çekiyoruz. Nihayet sevmelere doyamadığımız Adam Driver ödülle buluşacak iddialarına hiç girmeyeceğim ama bu sefer. Dörtte sıfır çektiği 2021’in ardından artık temkinliyim. Üstelik bu defa Marriage Story gibi Akademi’nin rahat bağ kuracağı bir film olmama ihtimali mevcut ne yazık ki.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Adam Driver), kadın oyuncu (Greta Gerwig), yardımcı erkek oyuncu (Don Cheadle), uyarlama senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, makyaj & saç tasarımı

WOMEN TALKING (United Artists)
Yönetmen: Sarah Polley | Senaryo: Sarah Polley (uyarlama), Miriam Toews (roman)
Oyuncular: Frances McDormand, Ben Whishaw, Rooney Mara, Claire Foy, Jessie Buckley, Judith Ivey, Sheila McCarthy, Michelle McLeod

Kadınların tutsak muamelesi gördüğü dindar bir koloniyi konu alan Miriam Toews romanından uyarlama yeni Sarah Polley filmi Women Talking, No Time to Die haricinde çok da iyi bir yıl geçirmeyen United Artists/MGM’in yaralarına merhem olmaya hazırlanıyor. Yine Brad Pitt’in yapım şirketi Plan B desteğinin bulunduğu yapımlardan. Ama bunlara ek olarak Nomadland’le yapımcı olarak Oscar alan Frances McDormand, Women Talking’te de prodüktörlüğe soyunmuş ve hatta daha küçük bir role geçmiş bu görev için. Kadınların uyuşturucu tesiri altında tecavüz edildiği ve ne acıdır ki ülkemizde de sıklıkla duyduğumuz “kötü ruhları, şeytanları yok etme” kisvesi altında cinsel şiddete maruz kaldığı kurmaca koloni, Bolivya’daki Mennonite’ta yaşananlara dayanıyor.

Kadın odaklı ve bilhassa She Said’le birlikte cinsel tacizin, istismarın sıkça konuşulacağı bir yılda Women Talking de gereğini yerine getireceğe benziyor. Sarah Polley zaten çok güvendiğimiz ve çok da sevdiğimiz bir anlatıcı. Geçirdiği beyin sarsıntısı sonrası sinemaya ara vermesi, kendisinin de bir cinsel tacize maruz kalmış bir kadın olması sebebiyle filmin onun için çok önemli olduğunu söylüyormuş. McDormand haricinde inanılmaz yetenekli oyuncularla dolu kastın da desteğiyle senenin herkesi ayağı kaldıran bağımsızına dönüşebilir sanki. En azından Spirit ve Gotham gibi oluşumların desteğini esirgemeyeceğine inancım tam. Filmin bestelerini Joker’le Oscar alan Hildur Guðnadóttir’in yaptığını da ekleyerek sonlandırayım bu faslı.

İhtimaller: Film, yönetmen, yardımcı erkek oyuncu (Ben Whishaw), yardımcı kadın oyuncu (Frances McDormand, Rooney Mara, Claire Foy & Jessie Buckley), uyarlama senaryo, kurgu, özgün müzik

OLASI ADAY ADAYLARI

Sırada yükselişe geçme ihtimali barındıran ya da istediği kadar adaylık alamasa da kilit dalların birkaçına sızabilecek filmler var.

ARMAGEDDON TIME (Disney)
Yönetmen & Senaryo: James Gray
Oyuncular: Anne Hathaway, Anthony Hopkins, Jeremy Strong, Michael Banks Repeta, Jaylin Webb, Ryan Sell, Andrew Polk

Çocukluğuna dönen tek yönetmen Steven Spielberg değil bu sezon. Ronald Reagan’ın seçimler için kampanyasını yaptığı dönemde ülkedeki politik durumu arka plana kondurup kendi büyüme öyküsünü paylaşacakmış James Gray bizlerle. Henüz Akademi’nin radarına girebilmiş bir yönetmen değil aslında; ama onlara çok uzak filmler de üretiyor denemez. 2022’de gösterime gireceği kesinleşmese de bir takım Cannes dedikoduları dönüyor filmin etrafında. Çekimler tamamlanmış, Focus’un da eli boş. Aldığı Oscar sonrası sektöre küstü hissiyatı yaratan Anne Hathaway’in sahalara döndüğü yapım olursa şaşırmayacağım. Anthony Hopkins’e “yürek titreten dede” adaylığı gelebilir ama asıl Jeremy Strong’a dikkat. Succession sebebiyle herkesin gözü üzerinde olacak.

İhtimaller: Film, yönetmen, yardımcı erkek oyuncu (Anthony Hopkins & Jeremy Strong), yardımcı kadın oyuncu (Anne Hathaway), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi

ASTEROID CITY (Henüz dağıtımcısı yok.)
Yönetmen & Senaryo: Wes Anderson
Oyuncular: Tilda Swinton, Bill Murray, Adrien Brody, Tom Hanks, Margot Robbie, Rupert Friend, Jason Schwartzman, Scarlett Johansson, Bryan Cranston, Jeff Goldblum, Hope Davis, Jeffrey Wright, Liev Schreiber, Tony Revolori, Matt Dillon, Sophia Lillis, Steve Park, Maya Hawke, Fisher Stevens, Jake Ryan, Ethan Josh Lee

Yine Avrupa, yine Wes Anderson setleri, yine beyaz ağırlıklı bir kastla “garip bir aşk hikâyesi”. Oyuncu kadrosu olarak bugüne kadarki en büyük ekibi oluşturmuş usta teknik direktör. Yalnız The French Dispatch’e verilen “Kimin umurunda?” tepkisini de düşününce simetri ve pastel renklerden daha fazlasına ihtiyacı olacak diye düşünüyorum. Henüz bir dağıtımcısı olmaması gibi çok enteresan bir durumu var Asteroid City’nin. Uzun yıllardır Searchlight’la çalışan Anderson için şaşırtıcı. Çekimleri İspanya ve İtalya’da yapmış. Tüm ekip eskiden manastır olan bir otelde kalmış… Neyse işte, birkaç teknik BAFTA adaylığı için yerinizi ayırın derim. Reddedilemez derecede iyi bir film çıkarsa üstüne konuşuruz tekrardan.

İhtimaller: Film, yönetmen, özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, özgün müzik

BARDO (Henüz dağıtımcısı yok.)
Yönetmen: Alejandro González Iñárritu | Senaryo: Alejandro González Iñárritu, Nicolás Giacobone
Oyuncular: Daniel Giménez Cacho, Griselda Siciliani

Meksika’nın bugünü ve yarınına göz atacak, Iñárritu’nun dev ölçekli projesi Bardo sette çıkan olayları, sürekli ertelenen prodüksiyon süreci, bir türlü dağıtımcılarla anlaşılamamasıyla sinema dünyasının gündemini birkaç senedir meşgul etmekte. Eğer bir aksilik çıkmazsa Iñárritu’nun komedi türünde olduğu söylenen yeni filmi artık bu yıl seyirci karşısına çıkar diye umut ediyoruz. Ünlü bir gazeteci ile bir belgesel yönetmeninin toplumsal kimliklerinin yordamıyla gerçeğin peşine düştüğü, nostaljisi bol bir güldürü izleyecekmişiz. Akademi “yabancı” kontenjanını bu filmle doldurursa biraz hile olacak ama Roma’yla da aynısını yaptıklarından itirazlarımız boşa sanıyorum. Ne yapsa ilgi gören yönetmenin tek problemi bir türlü netleşmeyen vizyon tarihi gibi görünüyor şimdilik.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Daniel Giménez Cacho), kadın oyuncu (Griselda Sicialini), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, ses

BLACK PANTHER: WAKANDA FOREVER (Disney)
Yönetmen: Ryan Coogler | Senaryo: Ryan Coogler, Joe Robert Cole
Oyuncular: Lupita Nyong’o, Danai Gurira, Martin Freeman, Letitia Wright, Winston Duke, Angela Bassett, Dominique Thorne, Michaela Coel

Bu seneki törende Lupita Nyong’o ile Black Panther’ın kostüm tasarımcısı Ruth E. Carter’ı sahneye çıkararak 2022’ye hazır olun sinyallerini veren Disney, Chadwick Boseman’sız seriye nasıl devam edecek merak konusu. Malum, stüdyo T’Challa karakterini yeniden kast etmeme kararına sadık kalmayı tercih etti. İlk film kadar ses getireceğine emin olduğum için bilhassa teknik kategorilerde yine adını göreceğimizi düşünüyorum. Üstelik dört sene sonra gelen devam filmi, ilk yapımın elde ettiği başarı sayesinde bütçeyi de ikiye katladı diyorlar. Hazırız, siyah kraliyet ailesinin önünde eğilip yeni maceralarını nefesimizi tutarak izlemeye. Kudurttukları herkese yeni sivilceler armağan ederler umarım.

İhtimaller: Film, uyarlama senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, özgün müzik, makyaj & saç tasarımı, ses, görsel efekt

CHA CHA REAL SMOOTH (Apple)
Yönetmen & Senaryo: Cooper Raiff
Oyuncular: Cooper Raiff, Dakota Johnson, Leslie Mann, Brad Garrett, Raúl Castillo, Odeya Rush, Kelly O’Sullivan

Minari, Promising Young Woman, The Father ve CODA derken Sundance’te prömiyerini yapan filmler için iki harika yıl geçirdik üst üste. Hele ki Netflix’i sollayıp tarihte En İyi Film ödülünü göğüsleyen ilk streaming servisi olmuşken, Apple’ın elindekiler daha da ilgimizi çekiyor artık. Cha Cha Real Smooth da harika eleştirilerle döndüğü festival sonrası, Apple’ın kanatları altında “o film” olabilir. Daha evvel Shithouse’da üniversiteye gidip yalnızlıkla kederlenen bir oğlanı yazmış, yönetmiş, oynamıştı Cooper Raiff. Bu sefer de yine hayatta ne yapmak istediğini bilmeyen genç bir üniversiteli olarak bekar bir anneyle ilişki yaşayan bir oğlanı yazıyor, yönetiyor ve oynuyormuş. Shithouse’un da hayranı olduğumdan aşırı heyecanlıyım. Sadece Spirit ve Gotham başarısıyla yetinmemesi tek temennim.

İhtimaller: Film, erkek oyuncu (Cooper Raiff), yardımcı kadın oyuncu (Dakota Johnson), özgün senaryo, kurgu

DISAPPOINTMENT BLVD. (A24)
Yönetmen & Senaryo: Ari Aster
Oyuncular: Joaquin Phoenix, Nathan Lane, Patti LuPone, Amy Ryan, Kylie Rogers, Parker Posey, Stephen McKinley Henderson, Denis Ménochet, Hayley Squires, Michael Gandolfini, Zoe Lister-Jones, Richard Kind

Hereditary ve Midsommar’ın en azından oyunculuk kategorilerinde hakkı yenmiş yapımlar olduğunu varsayarsak yeni Ari Aster filminin nihayet o duvarı aşıp başrolü Joaquin Phoenix’in yüzünü güldüreceğini iddia edebiliriz. Tüm zamanların en başarılı girişimcilerinden birinin başarılarla dolu hayatını korku janrında anlatmaya hazırlanan Aster, ilgi çekici bir kadroyu toplamış bir araya. Dört saatlik bir kabus komedisi Akademi’nin ne kadar hoşuna gider sorusunun cevabını arayacağız hep birlikte. Son yıllarda Oscar kampanyalarında çuvallamayı adet edinmiş A24 ile artık bu ne kadar mümkünse. Ne olursa olsun kült bir film izleyeceğimize inancımız tam tabii.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Joaquin Phoenix), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, makyaj & saç tasarımı

DON’T WORRY DARLING (Warner Bros.)
Yönetmen: Olivia Wilde | Senaryo: Katie Silberman
Oyuncular: Florence Pugh, Harry Styles, Chris Pine, Olivia Wilde, Gemma Chan, KiKi Layne, Nick Kroll

1950’li yıllarda huzurlu bir hayat süren bir ev kadınının (Pugh) yaşadığı kasabadaki rahatsız edici olayların gün yüzüne çıkmasıyla her şeyin tepetaklak oluşunu konu alan Don’t Worry Darling için geçen sene heyecanlanmaya başlamıştık ama bir anda vizyon tarihi ertelendi. Erotik/psikolojik gerilim olduğu söylenen yapım için seçilmiş 23 Eylül vizyon tarihi pek umut vaat etmiyor ama Harry Styles ve tabii ki hayatta her şeyin en güzelini hak eden Florence Pugh aşkına gösterime girdiği gibi koşacağız. Booksmart’la rüştünü ispat etmiş Olivia Wilde ikinci yönetmenlik denemesinde çıtayı yükseltebilecek mi sorusunun cevabını da öğrenmek istemiyor değiliz. Kamera arkasında Aronofsky’nin görüntü yönetmeni, 3 kere aday olmuş kostüm tasarımcısı ve Baumbach’ın editörünün olması da cezbediyor.

İhtimaller: Film, yönetmen, kadın oyuncu (Florence Pugh), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, özgün müzik

EMANCIPATION (Apple)
Yönetmen: Antoine Fuqua | Senaryo: Bill Collage
Oyuncular: Will Smith, Ben Foster, Charmaine Bingwa, Gilbert Owuor, Mustafa Shair, Steven Ogg, Grant Harvey, Ronnie Gene Blevins, Jayson Warner Smith

Oyunculuğu tek bir beden hareketinin etrafında “taklit yapmak” zanneden çürük patates Will Smith’in, Antoine Fuqua önderliğinde yeni sezona hazırladığı Emancipation’ın alacağı tepkileri de hep birlikte izleyeceğiz. Hollywood’un ikiyüzlülüğünü görmek için bir başka kanıda daha ihtiyacımız var mı? Hayır. Ama bu süreci takip etmenin acıyla birlikte keyif vereceği kesin. Özgürlüğüne kavuşmak için savaş veren bir kölenin başından geçen korkunç olaylar zincirini aksiyon – gerilim türü sınırları içerisinde anlatacakmış Antoine Fuqua. Son 5-6 yılını imajını düzeltmeye harcayan Will Smith’in King Richard’la birlikte vitrine koyacağı filmlerden biri olarak tasarlanıyordu muhtemelen. Fakat şimdi “tokat”la birlikte ne kadar yutulacağı şüpheli.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Will Smith), yardımcı erkek oyuncu (Ben Foster), özgün senaryo, kurgu, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, ses

ELVIS (Warner Bros.)
Yönetmen: Baz Luhrmann | Senaryo: Baz Luhrmann, Sam Bromell, Craig Pearce, Jeremy Doner
Oyuncular: Austin Butler, Chaydon Jay, Tom Hanks, Helen Thomson, Richard Roxburgh, Olivia DeJonge, Luke Bracey, Natasha Bassett, David Wenham, Christopher Sommers, Nicholas Bell, Gary Clark Jr., Kevin Harrison Jr.

Artık Akademi değişti dediğimiz günden beri biyografi kusuyoruz, bilmem farkında mısınız. Baz Luhrmann imzalı Elvis Presley filmi de bu damara oynayacak. Gerçi canımızdan çok sevdiğimiz Avustralyalı yönetmenin üslubu, AMPAS’a ne kadar hitap ediyor artık sorusu akıllarda. Tom Hanks’in kovid olduğu set olarak da bilinen Elvis’in içinden Rocketman çıkarsa durum değişebilir. Bohemian Rhapsody ertesi hafızalarda taze bir film yer aldığından Elton John’a pek yanaşmayan Amerikalılar için Elvis Presley çok önemli bir figür biliyorsunuz ki. Austin Butler’ın yorumu ve Hanks’in makyaja gömülerek canlandırdığı Elvis’in menajeri Colonel Tom Parker’a gün doğabilir. Teknik dalları domine etme ihtimaline değinmiyorum bile…

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Austin Butler), yardımcı erkek oyuncu (Tom Hanks), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, makyaj & saç tasarımı, ses

THE GOOD NURSE (Netflix)
Yönetmen: Tobias Lindholm | Senaryo: Krysty Wilson-Cairns (uyarlama), Charles Graeber (kitap)
Oyuncular: Jessica Chastain, Eddie Redmayne, Nnamdi Asomugha, Noah Emmerich, Kim Dickens

Sağlık çalışanı olarak görev yaparken 300’ün üzerinde hastayı öldüren seri katil Charlie Cullen’ı anlatacak The Good Nurse, Netflix’in vitrine çıkaracağı bir diğer 2022 filmi. A War’la Oscar adaylığı alan, Another Round’un da senaryosunda parmağı bulunan Tobias Lindholm iki Oscar ödüllü oyuncuyu bir araya getirmiş. Yalnız filmin Cullen’ı canlandıran Eddie Redmayne’in değil, ona yardım eden hemşire rolündeki Jessica Chastain’in perspektifinden olması bekleniyor. Uzun ve yorucu bir sezonu henüz tamamlayan Chastain bu işleri sevdiğinden Oscar ertesi bir adaylık gelebilir pekâlâ. Eddie Redmayne de aynı bağlarda gezinmeyi sevenlerden. En azından ikisinin adı özelinde The Good Nurse’ün adını kenara not edin derim ben.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Eddie Redmayne), kadın oyuncu (Jessica Chastain), uyarlama senaryo, kurgu, özgün müzik

THE GREATEST BEER RUN EVER (Apple)
Yönetmen: Peter Farrelly | Senaryo: Brian Hayes Currie, Peter Farrelly, Pete Jones (uyarlama), Joanna Molloy, John “Chickie” Donohue (kitap)
Oyuncular: Zac Efron, Russell Crowe, Jake Picking, Will Ropp, Archie Renaux, Kyle Allen, Ruby Ashbourne Serkis, Matt Cook

Green Book’la herkesin unutmak istediği başarılara imza atan Peter Farrelly, bu defa da altmışlı yılların sonuna gidip Vietnam’daki Amerikan askerlerine destek vermek için çantasına bira doldurup tek başına yola çıkan bir deniz piyadesinin hikâyesini anlatacakmış. Bir tane daha Vietnam öyküsü daha dinleyecek hâlimiz kalmadı mı bilmiyorum da senelerdir ciddiye alınmak için kendini parçalayan Zac Efron yakaladığı fırsatı kullanmak üzere sonuna kadar mücadele verecek diyorlar. Kamera arkasına Green Book’taki ekibini eksiksiz bir şekilde toparlayan Farrelly bakalım bu defa ne tür insanlık suçları işleyecek. Yine Green Book’tan senarist arkadaşı Brian Hayes Currie’yle birlikte çalıştığını da unutmadan ekleyeyim.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Zac Efron), uyarlama senaryo, kurgu, prodüksiyon tasarımı, ses

KNIVES OUT 2 (Netflix)
Yönetmen & Senaryo: Rian Johnson
Oyuncular: Daniel Craig, Dave Bautista, Edward Norton, Janelle Monáe, Kathryn Hahn, Leslie Odom Jr., Kate Hudson, Madelyn Cline, Jessica Henwick, Ethan Hawke

Knives Out’la beklenmedik bir başarı yakalayan ve özgün senaryo dalında adaylık alan Rian Johnson, ana karakteri Benoit Blanc’ı yanına alıp Netflix’e transfer oldu. Yıldızlarla dolu bir kadroyla yine bir cinayetin çözümünü izletecek, Agatha Christie hayranlığına yeni bir açılım yapacak besbelli. Kimse ciddiye almıyor olsa da Netflix’in filmi yılın son aylarına sakladığını şimdiden duyurması filme güvendiklerini gösteriyor. Don’t Look Up misali, umuyorum ki çok daha iyi eleştirilerle, bir ödül sezonu öyküsü inşa edebilir Johnson. Yılın streaming servislerinden çıkma en popüler ve ana akıma en yakın filmi olmaya aday. Kathryn Hahn’ımız da nihayet hak ettiği ilgiyi görürse keyfimize diyecek yok.

İhtimaller: Film yönetmen, erkek oyuncu (Daniel Craig), yardımcı erkek oyuncu (Edward Norton), yardımcı kadın oyuncu (Kathryn Hahn), uyarlama senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı

LIVING (Sony Classics)
Yönetmen: Oliver Hermanus | Senaryo: Kazuo Ishiguro (uyarlama), Akira Kurosawa, Hideo Oguni, Shinobu Hashimoto (film)
Oyuncular: Bill Nighy, Aimee Lou Wood, Alex Sharp, Tom Wood

Bir Akira Kurosawa filminden, meşhur edebiyatçı Kazuo Ishiguro tarafından uyarlanan Living, Birinci Dünya Savaşı sırasında hizmet veren bir devlet memurunu konu almakta. Sundance’teki ilk gösteriminde herkesin olumlu tepkiler verdiğini söylememe gerek yoktur sanıyorum. Sosyal medyayı yıktı geçi desem yeridir. Esas marifeti de Bill Nighy’nin varlığı deniliyor. Kariyer performansı veren aktöre Cruella’nın makyaj ve saç ekibiyle birlikte 3 Oscar ödüllü kostüm tasarımcısı Sandy Powell eşlik etmekte. Büyük bir Oscar yarışçısına dönüşecek mi, genel izleyicinin tepkisi ne olacak hep birlikte göreceğiz. Şimdilik tahminlere Bill Nighy’i eklesek yeterli.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Bill Nighy), uyarlama senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, makyaj & saç tasarımı

THE PALE BLUE EYE (Netflix)
Yönetmen: Scott Cooper | Senaryo: Scott Cooper (uyarlama), Louis Bayard (roman)
Oyuncular: Christian Bale, Harry Melling, Gillian Anderson, Lucy Boynton, Charlotte Gainsbourg, Toby Jones, Harry Lawtey, Simon McBurney, Timothy Spall, Hadley Robinson

Out of the Furnace’tan Black Mass’e, tahammül edilemez sıkıcılıkta filmler yapmasıyla meşhur Scott Cooper, nasıl yapmışsa yapmış ve almış Netflix’ten desteği. Askeri bir akademide gerçekleşen cinayetleri çözmek üzere görevlendirilen bir dedektifi ve genç yardımcısı Edgar Allan Poe’nun kurgusal macerasını merkezine alan Louis Bayard romanından uyarlanmış The Pale Blue Eye. Başrolde ara ara Oscar’a susayan ve şansını deneyen Christian Bale var. 1830’lu yıllarda geçecek yapımı en son The Trial of the Chicago 7’la hatırı sayılır bir başarı elde eden Cross Creek ismindeki prodüksiyon şirketinin fonladığını da söylersem yetecektir diye düşünüyorum.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Christian Bale), yardımcı erkek oyuncu (Harry Melling), uyarlama senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, makyaj & saç tasarımı

POOR THINGS (Searchlight)
Yönetmen: Yorgos Lanthimos | Senaryo: Tony McNamara (uyarlama), Alasdair Gray (roman)
Oyuncular: Emma Stone, Willem Dafoe, Ramy Youssef, Mark Ruffalo, Jerrod Carmichael, Christopher Abbott, Margaret Qualley, Suzy Bemba, Kathryn Hunter

The Favourite ve televizyon dizisi The Great’in senaristi Tony McNamara, ona bu kapıları açan yönetmen Yorgos Lanthimos’la bir Alasdair Gray uyarlaması için bir araya geliyor yeni sezonda. Tacizci kocasından kurtulmak için intihar eden ve doğmamış bir çocuğun beyni vücuduna nakledilerek kurtarılan bir kadını anlatıyor roman. Filmde de kadını Emma Stone, onu hayata döndüren doktoru ise Willem Dafoe canlandırıyormuş. Bana The Favourite’tan ziyade daha The Lobster ve The Killing of a Sacred Deer bağları gibi geldi ama yanılmak için can atıyorum. Lanthimos’un Hollywood’u fethinde her daim arkasındayız.

İhtimaller: Film, yönetmen, kadın oyuncu (Emma Stone), yardımcı erkek oyuncu (Willem Dafoe & Mark Ruffalo), uyarlama senaryo, kurgu, görüntü yönetimi

THE SON (Sony Classics)
Yönetmen & Senaryo: Florian Zeller
Oyuncular: Hugh Jackman, Laura Dern, Vanessa Kirby, Zen McGrath, Anthony Hopkins

The Father’ın yönetmeni Florian Zeller’ın bir üçleme olarak tiyatro sahnesine koyduğu serinin ikinci ayağı The Son. Muhtemelen bir noktada The Mother’ı da izleyeceğiz. Anthony Hopkins’in aynı karakterle boy göstereceği yapımda bu sefer odak noktamız henüz bebekleri olmuş bir çift (Hugh Jackman & Vanessa Kirby) ve bir anda haberlerinin olmadığı bir başka çocukla ortaya çıkan eski eşin (Laura Dern) arasındaki gerilim. Kim başrol, kim değil sorgusunu bir kenara bırakırsak Zeller’ın oyuncuları için inanılmaz etli roller yazdığının bilinciyle üç ismin de yüzüne talih gülebilirmiş gibi duruyor. Belki Zeller yeni Anthony McCarten’dır ve Hopkins’ten sonra da şimdi çanlar Hugh Jackman için çalıyordur, belli mi olur? Yalnız esas oyunun, The Father’ın orijini kadar ses getirmediğini hatırlatayım.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Hugh Jackman), yardımcı kadın oyuncu (Laura Dern & Vanessa Kirby), uyarlama senaryo, kurgu

SHIRLEY (Netflix)
Yönetmen & Senaryo: John Ridley
Oyuncular: Regina King, Lance Reddick, Lucas Hedges, André Holland, Terrence Howard, Christina Jackson, Michael Cherrie, Dorian Missick

Amerika tarihinde kongreye girmiş ilk siyah kadın Shirley Chisholm’ın hayatını 12 Years a Slave’i yazmış John Ridley yönetiyor ve başrolde de If Beale Street Could Talk’la ödüllenmiş Regina King mi var? Koşun getirin Oscar’ı! Aşırı ödül kokuyor gibi dursa da henüz prodüksiyonda olmasına rağmen 2022’de Netflix kitaplığına geleceği kesinleşen Shirley’le ilgili şahane dedikodular dönüyor. Hiçbir şey olmasa bile yakın bir tarihte oğlunu kaybeden King’i kucaklamaya ve yaralarına sararken ona destek çıkmaya çok hazır Hollywood. Tek çekincem filmin arkasındaki ekip. Neredeyse deneyimsiz, kariyerini televizyonda inşa etmiş (hatta bir kısmı King’in dizisi American Crime’dan) isimlerle çalışmışlar. Belki bu yılın The Eyes of Tammy Faye’i olur tabii, bilemeyeceğim.

İhtimaller: Film, yönetmen, kadın oyuncu (Regina King), özgün senaryo, kurgu, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, makyaj & saç tasarımı

SHOWING UP (A24)
Yönetmen: Kelly Reichardt | Senaryo: Kelly Reichardt, Jonathan Raymond
Oyuncular: Michelle Williams, Hong Chau, Judd Hirsch, Maryann Plunkett, John Magaro, André Benjamin

Bir Kelly Reichardt filmini Oscar tahminlerine almak pek akla mantığa sığmasa da First Cow’un bile eleştirmenlerden aldığı destekle nerelere geldiğini gördük sezonda. Üstelik Showing Up daha ana akıma hitap edecek bir iş deniyor. Başrolünde de henüz Oscarlanmamış olması bir insanlık suçu sayılabilecek, jenerasyonunun en yetenekli oyuncusu Michelle Williams var. Kariyerini ve ismini tamamen başka bir yere taşıyacak büyük sergisinden önce hayatı kaosa dönen bir sanatçının konu edildiği Showing Up’ın komedi türünde olması bekleniyor ayrıca. Tabii Reichardt’ın komedisi nasıl bir komedi olursa… Bu ikili bir araya geldiğinde hiç üzmediği için çok umutlu olanlardanım ben. A24 yine umursamazlıkta çığır açmasın, kâfi.

İhtimaller: Film, yönetmen, kadın oyuncu (Michelle Williams), özgün senaryo, kurgu

TÁR (Universal)
Yönetmen & Senaryo: Todd Field
Oyuncular: Cate Blanchett, Nina Hoss, Noémie Merlant, Mark Strong, Sophie Kauer, Julian Glover, Allan Corduner, Sylvia Flote

Little Children’dan beri ortalıklarda gözükmeyen, sayısız iptal edilmiş projenin yüzü Todd Field 15 yıl sonra nihayet yeni bir film çekiyor. Cate Blanchett’in dünyaca ünlü ve hayatının bestesini yapmanın eşiğindeki bir müzisyeni canlandırdığı filmin çekimleri Berlin’de gerçekleşmiş. Kadroda da dünyaca ünlü Avrupalı oyuncular yer almakta hatta. Focus desteğiyle ancak Universal tarafından dağıtımı gerçekleştirilecek TÁR, Blanchett’in Carol sonrası ilk adaylığını almasına yardımcı olabilir. Bu arada bilmeyenler için Field filmlerinin toplamda 8 Oscar adaylığı toplamış olduğunu, oyuncularına da her daim şanslı geldiğini hatırlatmakta yarar var.

İhtimaller: Film, yönetmen, kadın oyuncu (Cate Blanchett), yardımcı kadın oyuncu (Nina Hoss & Noémie Merlant), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, makyaj & saç tasarımı

THIRTEEN LIVES (United Artists)
Yönetmen: Ron Howard | Senaryo: William Nicholson
Oyuncular: Viggo Mortensen, Colin Farrell, Joel Edgerton, Sukollawat Kanarot, Thiraphat Sajakul, Sahajak Boonthanakit

Oscar’a aday edilmese de sezonla ilgilenenlerin mutlaka gözüne çarpmış olan The Rescue isimli belgeselde de anlatılmış, 2018’de on iki çocuk ve futbol takımı koçlarının bir mağarada mahsur kaldığı Tham Luang olayını perdeye taşıyacak Thirteen Lives. Ron Howard gibi birinin ellerine düştüğü için inancımız sıfır elbette fakat hikâyeyi bilmeyenleri sarsması muhtemel. Viggo Mortensen, Colin Farrell ve Joel Edgerton üçlüsünün bu kurtarma öyküsünde rol oynamış mağara dalgıçlarını canlandırdığı yapım eğer ki The Impossible-vari bir damara oynuyorsa başımıza gelecekleri tahmin bile edemiyorum. Sadece MGM kuruluşu United Artists’in eline yüzüne bulaştırdığı Oscar kampanyaları sebebiyle bir şüphem var. Tarih tekerrür edecek mi yoksa bu sefer doğru adımları atacaklar mı hep birlikte göreceğiz.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Viggo Mortensen & Colin Farrell), yardımcı erkek oyuncu (Joel Edgerton), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, ses

THE WONDER (Netflix)
Yönetmen: Sebastián Lelio | Senaryo: Sebastián Lelio, Alice Birch (uyarlama), Emma Donoghue (roman)
Oyuncular: Florence Pugh, Tom Burke, Niamh Algar, Elaine Cassidy, Kíla Lord Cassidy, Toby Jones, Dermot Crowley, Brian F. O’Byrne, Ciarán Hinds

The Wonder’dan, Netflix’in esas odak noktası olmasını istediğimiz ama Passing gibi kenara atacakları film kokusu alıyorum. Daha evvel başka bir romanı (Roman) sinemaya uyarlanan Emma Donoghue kitaplığından The Wonder’ın adaptasyonunu izleyeceğiz Gloria ile A Fantastic Woman’ın yönetmeni Sebastián Lelio önderliğinde. Florence Pugh’un başrolünde yer aldığı yapım 19. yüzyıl İrlanda’sında yemeyi içmeyi kesmesine karşın sağlığını kaybetmeyen bir kadını araştırmak üzere yaşadığı küçük kasabayı ziyaret eden bir hemşireyi anlatacak. The Power of the Dog’la adaylık alan Ari Wegner’ın ilk Oscar’ı haricinde, Florence Pugh’a da ikinci adaylığını kazandırabilir. “Sürpriz yapma potansiyelliler” köşesine adı mutlaka yazılsın filmin.

İhtimaller: Film, yönetmen, kadın oyuncu (Florence Pugh), uyarlama senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı

THE WHALE (A24)
Yönetmen: Darren Aronofsky | Senaryo: Samuel D. Hunter (uyarlama & oyun)
Oyuncular: Brendan Fraser, Sadie Sink, Hong Chau, Samantha Morton, Ty Simpkins, Sathya Sridharan

Bu yıl aynı zamanda bir Martin Scorsese filminde karşımıza çıkacak Brendan Fraser’ın ilk Oscar adaylığını konuşmamıza sebep olabilecek The Whale, A24 ile Darren Aronofsky iş birliğinin ürünü bir oyun uyarlaması. Obeziteyle mücadele eden bir adamın, uğruna ailesini terk ettiği erkek arkadaşı öldükten sonra, 17 yaşındaki kızıyla tekrardan iletişime geçmek için harekete geçmesi üzerine bir film Aronofsky’nin elinde neye dönüşür diyeceğim ama sanıyorum The Wrestler sayesinde bu temaları biraz tatmıştık. Bolca prostetik ve makyajın kullanıldığı yapım, en azından Fraser’ın rolü özelinde altın heykelcik kokuyor. Sadece Black Swan ertesinde mother! ve Noah felaketleriyle canımızı fena hâlde sıkmış Aronofsky’den bir beklentiye girmeli miyiz emin olamıyorum.

İhtimaller: Film, yönetmen, erkek oyuncu (Brendan Fraser), yardımcı kadın oyuncu (Hong Chau & Samantha Morton), uyarlama senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, makyaj & saç tasarımı

THE WOMAN KING (Sony)
Yönetmen: Gina Prince-Bythewood | Senaryo: Gina Prince-Bythewood, Dana Stevens
Oyuncular: Viola Davis, Thuso Mbedu, Lashana Lynch, John Boyega, Adrienne Warren, Sheila Atim, Jayme Lawson, Hero Fiennes Tiffin, Masali Baduza

Dahomey Amazonları’nın generali Nanisca ve acemi er olarak görev yapan kızı Niwi’nin onları köle olarak kullanmak üzere topraklarını işgal edenlere karşı verdiği savaşı anlatacak The Woman King’in, Hollywood’un siyah lobisi tarafından bir hayli desteklendiği, Black Panther’la aynı yoldan ama farklı bir üslup benimseyerek yürüdüğü bir süredir söyleniyor zaten. Nihayet eylül ayında sonucu hep birlikte göreceğiz. Viola Davis’in söz konusu Oscar kampanyası olduğunda nasıl bir canavara dönüştüğünü bilenler için zorlayıcı bir sezon olacak besbelli. Ancak ben ondan çok Thuso Mbedu ve Lashana Lynch için sevinçliyim. İkisi de daha geniş kitlelerle buluşmasını çok istediğim genç ve çılgınca yetenekli oyuncular.

İhtimaller: Film, yönetmen, kadın oyuncu (Viola Davis), yardımcı kadın oyuncu (Thuso Mbedu & Lashana Lynch), özgün senaryo, kurgu, görüntü yönetimi, prodüksiyon tasarımı, kostüm tasarımı, özgün müzik, makyaj & saç tasarımı, ses

KISA KISA UZAK İHTİMALLER

“Olur mu? Olur.”larla dolu listeye geçiyoruz. Tek tük adaylık alabilecek, sezonu irili ufaklı ödüller ve adaylıklarla tamamlayabilecek yapımlardan bir aranjman.

892

892 (Yön: Abi Damaris Corbin | Oyn: John Boyega, Michael K. Williams, Nicole Beharie | Bleecker Street): Sundance’te yaptığı prömiyerde, evsiz bir adamı anlatan filme iyi eleştiriler gelmese de 2021’de kaybettiğimiz Michael Kenneth Williams’ın son rolü ve filmde çok iyi olduğu söyleniyor. Bleecker bir kampanya yaparsa son beşlide adını görebiliriz.

ALLELUJAH (Yön: Richard Eyre | Oyn. Jennifer Saunders, Judi Dench, Derek Jacobi | Henüz dağıtımcısı yok.): Birbirinden ünlü Brit oyuncuların yer aldığı Allelujah, Judi Dench’e iki Oscar adaylığı kazandıran Richard Eyre ile efsanevi aktrisi 16 yıl sonra bir araya getiriyor. İngiltere’deki bir hastanenin yaşlılar koğuşunda geçen oyun uyarlaması, Belfast’la rüzgârı arkasına alan Dench’e yeni bir adaylık getirebilir.

THE BANSHEES OF INISHERIN (Yön: Martin McDonagh | Oyn: Brendan Gleeson, Colin Farrell, Barry Keoghan | Searchlight): Oscar tahmini listeleri hazırlayan mecralar Three Billboards sonrası McDonagh’ın yine radara girebileceğin söylese de ülkesinde çektiği diğer filmlerde Akademi’nin ilgisini çekmeyi başaramamıştı ünlü yönetmen. Küstükten sonra hayatları beklenmedik şekilde zorlaşan iki dostun öyküsü belki oyuncularına yarar.

BONES & ALL (Yön: Luca Guadagnino | Oyn: Taylor Russell, Timothée Chalamet, Mark Rylance | United Artists): Luca Guadagnino’nun yeni filmi Bones & All, Armie Hammer’la dalga geçercesine, 16 yaşındayken annesinin evini terk edip hiç tanışmadığı babasını aramak için yolculuğa çıkan ve esasında insan etine duyduğu ilginin sebeplerini araştıran bir genç kızı anlatacak. İnternetin dilinden düşmeyeceğine neredeyse emin olduğum yapım romantik bir korku olacakmış.

CARMEN (Yön: Benjamin Millepied | Oyn: Melissa Barrera, Paul Mescal, Rossy de Palma | Sony): Natalie Portman’ın eşi olarak hayatlarımıza giren ve bir süre Paris Opera Balesi’nin direktörlüğünü yapan Benjamin Millepied, Carmen müzikalini çekti ama bir türlü bitmedi, bitemedi film. Sanıyorum ki 2022’de izleyebileceğiz artık. Paul Mescal’ın ve kostüm tasarımcılarının yüzüne gülebilirmiş gibi geliyor bana.

Golda

CHEVALIER (Yön: Stephen Williams | Oyn: Kelvin Harrison Jr., Samara Weaving, Lucy Boynton | Searchlight): Siyah Mozart olarak bilinen Chevalier de Saint-Georges’un Marie Antoinette’le yaşadığı aşk ve sonrasında yaşadıklarını konu alacak biyografinin bu yıl gösterime gireceği kesinleşmese de Kelvin Harrison Jr.’la tanışmasına ramak kalmış sektör için iyi bir fırsat olabilir.

CRIMES OF THE FUTURE (Yön: David Cronenberg | Oyn: Viggo Mortensen, Léa Seydoux, Kristen Stewart | Neon): Cronenberg, eski çalışma arkadaşı Viggo Mortensen’la uzun bir aradan sonra tekrar bir araya gelmiş. Filmlerine pek uygun, Neon gibi bir ev bulan usta yönetmenin Oscar’la alakası pek olmuyor biliyorsunuz ki ama filmleri harika performanslara ev sahipliği yaptığı için gözümü açık tutmaya gayret edeceğim.

EVERYTHING EVERYWHERE ALL AT ONCE (Yön: Dan Kwan, Daniel Scheinert | Oyn: Michelle Yeoh, Ke Huy Quan | A24): SXSW gösterimi sonrası pozitif eleştiriler alan ve Oscar haftası vizyona giren filmin önümüzdeki senenin ödül sezonunu görme ihtimali çok düşük gözükse de Michelle Yeoh için şansını deneyebilir A24. Alternatif evrenlerin orta yerinde hayat(lar)ını kurtaran annenin öyküsü Türkiye’de de 8 Nisan’da gösterime giriyor.

GOLDA (Yön: Guy Nattiv | Oyn: Helen Mirren, Camille Cottin, Ed Stoppard | Bleecker Street): İsrail’in eski başbakanı Golda Meir’i ağır bir makyaj altında canlandıran Helen Mirren kulağa Oscar yemi gibi geliyor farkındayım. Üstelik kısa filmi Skin’le yakın tarihte Oscar almış İsrailli Guy Nattiv yönetmiş filmi. SAG adaylığı cepte diyebilir miyiz acaba?

JERRY AND MARGE GO LARGE (Yön: David Frankel | Oyn: Bryan Cranston, Annette Bening | Paramount): The Devil Wears Prada ertesi ne yapsa kimseye yaranamayan David Frankel lotodan kazandıkları parayı yaşadıkları kasabayı güzelleştirmek için harcayan bir çifti perdeye taşıdığı yeni filminde Annette Bening’e destek olsa da gelse artık şu Oscar. Vallahi beklemekten yıldık Bening fanları olarak.

Nope

JOYRIDE (Yön: Emer Reynolds | Oyn: Olivia Colman, Olwen Fouéré | Sony): Hayatından bunalıp yeni doğan çocuğunu en yakın arkadaşına emanet ederek yolculuğa çıkan bir kadını anlatacak Joyride, arkasında tanınmayan isimler olmasına karşın Olivia Colman sayesinde çoktan Sony tarafından sahiplenilmiş. Kariyerinin en güzel günlerini geçiren başarılı oyuncu, bir adaylık daha alsın istemez miyiz?

MISANTHROPE (Yön: Damián Szifron | Oyn: Shailene Woodley, Ben Mendelsohn, Jovan Adepo | Henüz dağıtımcısı yok.): Shailene Woodley’nin yapımcı olarak da destek verdiği Misantrophe, Wild Tales’la Oscar’a aday olan Arjantinli yönetmen Damián Szifron’un Hollywood çıkartması olacak. Klasik bir suç gerilimi olacakmış. Bir tek Ben Mendelsohn adına beklentideyim.

MRS. HARRIS GOES TO PARIS (Yön: Anthony Fabian | Oyn: Lesley Manville, Isabelle Huppert, Jason Isaacs | Focus): Dior bir elbiseye hayran kalıp ellili yıllarda Londra’dan Paris’e giden dul bir temizlikçinin merkezinde yer aldığı Mrs. Harris Goes to Paris yazın gösterime giren klasik gişe filmlerinden. Ama Altın Küre ve onlar gibi komedi performanslarına yer veren kurumların sevgilisine dönüşebilir.

NEXT GOAL WINS (Yön: Taika Waititi | Oyn: Michael Fassbender, Elisabeth Moss | Searchlight): Üç yıldır ertelenen tarihi hayra alamet değil diye düşündüğümden Next Goal Wins’i buralara kadar öteledim artık. Aynı adlı, Amerikan Samoa’nın milli takımına koçluk yapmış Thomas Rongen’in başarısını anlatan yapıma Taika Waititi bile yok gibi davranıyor. Halbuki Michael Fassbender filmde çok iyi deniyordu…

NOPE (Yön: Jordan Peele | Oyn: Daniel Kaluuya, Keke Palmer, Steven Yeun | Universal): Get Out ertesi Us’ı es geçmiş olsa da Akademi, Jordan Peele’in korku filmlerine duyduğumuz ilgi tükenmedi. Yeni alamet-i farikası da yazın gösterime girecek. Bir takım garip olaylar, gözlerden uzak bir ada ve bol bol gerilim… Oscarlı aktör Daniel Kaluuya için açıyoruz gözlerimizi.

Persuasion

PERSUASION (Yön: Carrie Cracknell | Oyn: Dakota Johnson, Henry Golding, Cosmo Jarvis | Netflix): Biz adını duymamış olsak da Birleşik Krallık’ta Young Vic, Royal Court ve National Theatre gibi önemli sahnelere oyunlar koyan Carrie Cracknell, Jane Austen’ın İkna isimli romanını uyarlıyor. Dakota Johnson’ın uzun süredir gösterdiği ciddiye alınma çabası nihayet sonuç verir mi dersiniz.

RAYMOND & RAY (Yön: Rodrigo García | Oyn: Ewan McGregor, Ethan Hawke | Apple): Babalarının ölümünden sonra bir araya gelen iki üvey kardeş üzerinden bir komediye girişmiş Rodrigo García. Kariyerindeki tek iyi filmi bile ödül grupları tarafından görülmemişken bu sefer ne değişecek sorusuna cevabım olmasa da Ewan McGregor ve Ethan Hawke’la geç 90’lar – erken 2000’ler nostaljisi yaşatacak bir filme hepimizin ihtiyacı var.

RED, WHITE, WATER (Yön: Lila Neugebauer | Oyn: Jennifer Lawrence, Brian Tyree Henry | A24): Yine birkaç senedir adı anılan ama bir türlü vizyona girmeyen bir film. A24 çatısı altında Jennifer Lawrence izlemek nasıl hissettirecek merak ediyorum. Bu sefer yapımcı kimliğiyle de projede yer alması adını gündeme taşıyacaktır JLaw’un.

SEE HOW THEY RUN (Yön: Tom George | Oyn: Saoirse Ronan, Sam Rockwell, David Oyelowo | Searchlight): Bitik bir yönetmenin West End’te ünlü bir oyunu sinemaya uyarlama çabası sırasında prodüksiyondan birilerinin ölmeye başlaması ve “Kim yaptı?” sorusu etrafında dönen gizemli olayları konu alan See How They Run gösterişli bir kadroya sahip. Ama Searchlight’ın en büyük Oscar yarışçısı, ellilerde geçen bir Knives Out varyasyonu olamaz herhalde.

THE STARS AT NOON (Yön: Claire Denis | Oyn: Margaret Qualley, Joe Alwyn | A24): Nikaragua Devrimi sırasında tanışan Amerikalı bir gazeteciyle İngiliz iş insanının tutkulu aşkını konu alan Denis Johnson romanını uyarladı Claire Denis. Sıfır Oscar adaylığı alacağını bilsem bile bu garip eşleşmeyi yazıma almak mecburiyetindeyim. Oyunculara da bir bakar mısınız lütfen… Claire Hanım ne yapmak, nereye varmak istemektedir?

THE SWIMMERS (Yön: Sally El Hosaini | Oyn: Nathalie Issa, Manal Issa | Netflix): Suriyeli yüzücü Mardini kardeşlerin gerçek hayat hikâyesini konu alan The Swimmers, Netflix’in elinde dev bir global başarıya ulaşır ve bu da Oscar’a yansıyabilir mi acaba diye geçirdim içimden. Yönetmeninden oyuncu kadrosuna tanıdık tek bir isme rastlamasak da Working Title devlerinin altında imzası olması işkillendiriyor.

TETRIS (Yön: Jon S. Baird | Oyn: Taron Egerton, Nikita Efremov | Apple): Canımız Taron, Rami Malek bir sene önce Oscar aldığı için ertesinde Elton John ile aday dahi edilmediğinden şansını başka başka biyografilerde aramaya devam ediyor. Bu sefer de tetrisin yaratıcısı Henk Rogers’ı canlandırmış. Apple bünyesinde gösterime girecek olması tek avantajı. Filth ve Stan & Ollie’nin yönetmeni belki Taroncığımıza bir BAFTA adaylığı armağan eder.

TILL (Yön: Chinonye Chukwu | Oyn: Danielle Deadwyler, Whoopi Goldberg | United Artists): 14 yaşındaki oğlu linçlenerek öldürüldükten sonra adalet arayışına giren Mamie Till-Mobley’i Danielle Deadwyler’ın canlandıracağı Till, yılın dikkat çeken biyografilerinden. Uzun zamandır oyuncu olarak izlemediğimiz Whoopi Goldberg için heyecanlandırıyor. The View’u bırakıp kampanyası için dolaşır mı acaba program program?

TO LESLIE (Yön: Michael Morris | Oyn: Andrea Riseborough, Allison Janney, Marc Maron | Henüz dağıtımcısı yok.): Andrea Riseborough’un döktürdüğü söylenen ama SXSW’da dağıtımcı bulamayan To Leslie, lotoyu kazandıktan sonra parasını bir anda çarçur edip başladığı yere hızlıca geri dönen alkolik bir anne izletiyormuş seyirciye. Eleştiriler harika. Bir de alıcı bulursa kendisine hızlıca, sezona yetişebilir.

TRIANGLE OF SADNESS (Yön: Ruben Östlund | Oyn: Harris Dickinson, Charlbi Dean, Woody Harrelson | Henüz dağıtımcısı yok.): İsveç’in “dahi” çocuğu Ruben Östlund, ana akıma daha yakın sayılabilecek bir filmle şansını deniyor bu yıl. Hedefinde moda dünyası, zenginler ve doğal olarak “sınıf kini” mevcut. İki yıldır hâlâ bir Amerika dağıtımcısı bulamaması enteresan. Yolu büyük festivallerden birinden geçtikten sonra tekrar konuşalım.


L’immensità

OSCAR’IN YABANCILARI

Ödül sezonu serüvenine Cannes ya da Venedik’te başlaması beklenen, artık Akademi’nin ana dallarda da kucak açtığı uluslararası yapımları sıralıyoruz.

Drive My Car, Another Round, Parasite, Cold War derken artık En İyi Film ve En İyi Yönetmen kategorilerine sızan uluslararası yapımlar bir istisna değil, bir gelenek olmaya başladı. Ryûsuke Hamaguchi filminin 4 dalda Oscar’a aday olacağını öngörememiş olsak da kağıt üzerinde Akademi’nin ilgisini çekebilecek gibi duran birkaç yabancı yapımın adını kenara not etmezsek olmaz. Usta yönetmen Hirokazu Koreeda’nın Güney Kore’de çektiği, hastanede terk edilen bebekleri konu alan Broker‘ı, Parasite’tan tanıdığımız Song Kang-ho’nun başını çektiği Bae Doona ve Lee Joo-young’lı kadrosuyla parıl parıl parıldıyor. Bir başka Asyalı üstat Park Chan-wook da Decision to Leave ile görsel şölenlerine bir yenisini eklemeye hazırlanmakta. Araştırdığı cinayetin bir numaralı şüphelisine âşık olan dedektifi anlattığı yapım, Kore’nin en büyük dağıtımcı şirketinin elinde. Marion Cotillard’a Oscar kazandıran Olivier Dahan’ın meşhur Fransız siyasetçi Simone Veil’ı konu alan biyografi filmi Simone Veil, a Woman of the Century başrolü Elsa Zylberstein’a yarayabilir gibi duruyor. Aynısını L’immensità isimli yapımda fedakar bir anneyi canlandıran Penélope Cruz ve Polonya’dan gelen Shakespeare adaptasyonu Taming of the Shrew‘daki Tomasz Kot için de söylemek mümkün sanıyorum. The Broken Circle Breakdown’la herkesin kalbine hançer saplayan Felix van Groeningen de dağlarda yaptıkları yürüyüş sırasında birbirlerini yeniden tanıyıp, ilişkilerini gözden geçiren bir baba oğulu anlattığı Le otto montagne ile yarışın seyrini değiştirirse şaşırmayız.


Napoleon

TARİH SIKINTISI YAŞAYANLAR

2022’de gösterime gireceği kesinleşmemiş, ama sezon ortasında bir anda vizyon tarihi öne çekilebilecek yapımlarla devam edelim…

Şu an prodüksiyonu devam eden ve çekimleri önümüzdeki aylar içerisinde başlayacağından yıl sonuna yetişmesi muhtemel yapımlarla burayı kutsamazsak olmaz. İlla ki bir ya da iki tanesi tarihini öne alıp tahminlerimizi alt üst ediyor biliyorsunuz ki. Mesela Harvey Weinstein pisliğinin bir şekilde Lion’la radarımıza soktuğu Garth Davis, Saoirse Ronan’la Paul Mescal’i yanına alıp iklim krizinin etkilerinin hissedildiği bir gelecekte gerilimi bol, Foe adında bir bilimkurgu çekmekle meşgul şu aralar. Bradley Cooper’ın Leonard Bernstein’i canlandıracağı ve kendi yazıp yönettiği Maestro‘nun ise mayıs ayı gibi başlayacak seti. Elini çabuk tutarsa pekâlâ yarışa yetişebilir. Amerika bale tarihinin önemli yüzlerinden Joy Womack’in Bolşevik Bale Akademisi’ne girdikten sonra karşılaştığı zorluklara odaklanan Joika da Black Swan’ın izinden gidecek besbelli. Hüsran üstüne hüsran yaşatan Ridley Scott’ın Joaquin Phoenix’le çektiği Napoleon‘ın prodüksiyon süreci de sıklıkla basının malzemesi olmaya başladı. Post prodüksiyonu hızlı bitirmesiyle bilinen yönetmen, yine sihrini konuşturursa çekeceğimiz var. Bence bu listenin en dikkat çekici yapımı Empire of Light ama. Seksenli yıllarda, Birleşik Krallık’ın kıyı kasabalarından birindeki sinema salonunun etrafından çevrelenen aşk öyküsünü Sam Mendes yazıp yönetmiş, başrollerinde de Olivia Colman ile Colin Firth var. Ve tabii ki David Fincher’ın Netflix’e yaptığı, Michael Fassbender ve Tilda Swinton’lı The Killer! Ben bu yazıyı yazarken çekimleri henüz tammalanmıştı. Bir kiralık katilin geçirdiği psikoz sonrası dünyasının alt üst olmasını konu alan The Killer, aynı adlı grafik romandan uyarlama. Free Solo ile The Rescue’nun yönetmenlerinden gelecek, 64 yaşındaki bir maraton yüzücüsünün gerçek öyküsünü anlattıkları Nyad, Willem Dafoe ile Christoph Waltz’u buluşturan western Dead for a Dollar ve The Eyes of Tammy Faye’den sonra Michael Ausiello’nun otobiyografisinden uyarladığı yeni filminde Jim Parsons’a büyük rolü teslim eden Michael Showalter yönetimindeki Spoiler Alert‘e de dikkat! Hepsi her an 2022’ye çekilebilir.


Jurassic World Dominion

TEKNİK HARİKALAR

Görsel efekt, ses, makyaj & saç tasarımı gibi kategorilerin olası yarışçıları.

The Batman senenin ilk gişe filmi olarak açılışı yaptı fakat karanlığından herkes şikayet ettiği için şansının olduğu tek kategori görüntü yönetimi haricinde bir yerde boy gösterebilir mi emin değilim. George Miller yeni epiği Three Thousand Years of Longing‘le tabii ki de kağıt üzerindeki en iddialı aday adaylarından. Orijinal filmin hayranlarını memnun etmek için bir süredir çalışan Tom Cruise’u tehlikeli işleri dublörsüz bir biçimde gerçekleştirdiği Top Gun: Maverick‘te, Daniel Craig’i de bir Oscar klasiği All Quiet on the Western Front‘un neden tekrardan yapıldığı şaibeli yeniden çevriminde izleyeceğiz. Peter Pan & Wendy, Matilda ve Hocus Pocus 2 berbat eleştiriler alsalar dahi setleri ya da kostümleriyle Oscar’ın dikkatini çekebilecek yapımlar gibi duruyor. The Northman‘ı erken vizyon tarihiyle elediğimden belki makyaj dalında şaşırtır diyerek ancak buraya sıkıştırabildim. Robert Eggers hayranları kusuruma bakmasın. Dev Patel’in kendi yönetip yazdığı ve hatta oynadığı aksiyon Monkey Man, Adam Sandler ile Carey Mulligan’ı buluşturan Netflix imzalı bilimkurgu Spaceman, Marvel evreninin Taika Waititi sayesinde en eğlenceli ayaklarından birine dönüşen Thor: Love and Thunder ve serinin efsanelerini bir araya getiren Jurassic World Dominion‘ı da unutmuyoruz.


Lightyear

ANİMASYONLAR

En İyi Animasyon kategorisinin umut vaat edenleri.

Önümüzdeki seneyle ilgili olarak herkesin hemfikir olduğu tek konu, animasyon bolluğu sanıyorum. Düşünün öyle bir yıl geliyor ki, olumlu eleştiriler alıp 2022 sinema yılını çok güzel açan Turning Red‘in bile şansı olmayacağı söylenmekte. Bir kere her şeyden evvel Akademi’nin çok sevdiği Toy Story serisinden bir spin-off, Lightyear geliyor. Her yerde reklamlarına rastladığımız Buzz bebeğimize, Spider-Man: Across the Spider Verse Part One eşlik edecek. İki filmin vereceği mücadeleye ortak olmak isteyen Guillermo del Toro da Netflix’te seyirciyle buluşacak Pinocchio‘yla ortalığı karıştırmaya çalışacak. Loving Vincent ekibinden gelen yeni animasyon The Peasants, Jordan Peele ile Keegan Michael-Key’in büyük efsane Henry Selick’le birlikte geliştirdiği Wendell and Wild ve gelen ilk görüntülerle büyük ilgi toplayan Netflix projesi The Sea Beast var daha! Bitti mi? Bitmez… Wolfwalkers, Song of the Sea, The Secret of Kells gibi sevdiğimiz filmleri yapan stüdyo My Father’s Dragon, hem Big Hero 6 hem de Raya and the Last Dragon ile başarıdan başarıya koşan Disney’in kadrolu yönetmeni Don Hall da Strange World‘le şansını denemeye hazırlanıyor. Hazır yarış bu kadar kızışmışken umuyorum özgün senaryo ve hatta En İyi Film dalına da sıçrar animasyon yarışçıları.


Buradaki bütün filmlerin yer aldığı bir Letterboxd listesi de yaptım bu yıl: 95. Akademi Ödülleri’ne hazırlık

Güncellenmiş tahmin sayfaları için önden buyrun:

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

1 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.