Oscar Boy’un seçimleri: TV’nin en iyileri ’11 – Drama

Oscar Boy’un seçimleri: TV’nin en iyileri ’11 – Drama

Dün Oscar Boy TV Ödülleri’nin komedi kısmından bahsettik. Bugün de dramadaki beğenilerimi sunacağım sizlere. Ama öncesinde tıpkı dün olduğu gibi izlemediklerim: Dexter, Friday Night Lights, Justified, Sons of Anarchy ve Fringe. Ve tabi asıl seçimlerim, izlediklerim…

EN İYİ DİZİ
Game of Thrones – The Good Wife – Mad Men – Parenthood – True Blood

Game of Thrones; sezonun en büyük bombası. Her bölümünü büyük bir heyecanla bekledik ve resmen The Lord of the Rings‘deki havayı yakaladı birkaç haftada. Üstelik senaryo ve pazarlama şekillerinin birbirinden zıt noktalarda ilerlemesi sebebiyle yarattığı süprizler de ayrı bir zevk yarattı. The Good Wife; benim büyük aşkım bu listede. Ülkemizde “yalancı” ya da “dolandırıcı” olarak tanıdığımız avukatların bir yerlerde hürmet gördüğünü anlamamızı sağladı. Her bölümde bir dava izleyip bırakmak yerine bize Alicia Florrick’in aşk üçgenini de sundu. Mad Men; büyük ihtimalle daha çok Emmy alacak bir televizyon fatihi. Herhangi bir dizinin Mad Men‘i devirebileceğini düşünmüyorum ben uzun vadede. Belki Breaking Bad günün birinde süpriz yapar. En güzel sezonlarından biriydi. Her bölümü bir öncekinden daha da üst noktaya çıktı. Parenthood; bugüne kadar televizyonda izlediğim en samimi dizi. Ekibin içerisinde ciddi zayıf halkalar olsa da her bölümüyle bizi ağlatıyor. Emmylere hiç aday olmamaları büyük bir ayıp. True Blood; bir başka fanatizm. Evet, üçüncü sezon öncekileri arattı. Ama kim kurt adamların hikayeye dahil olduğu bu sezonda True Blood‘dan soğuduğunu söyleyebilir ki? Hele ki Russell Edgington ve Franklin Mott karakterleri ekibe katılmışken…
Kazanan: The Good Wife. Hiç yalan söyleyemeyeceğim, her bölümünü ayrı bir merakla bekliyorum. Sezon finalindeki asansör sahnesini de hala unutmadık. Müziği, yönetimi ve tabi senaryosuyla geçtiğimiz sezonun en iyi finallerinden biriydi.

***

EN İYİ KADIN OYUNCU
Mireille Enos – Lauren Graham – Julianna Margulies – Elisabeth Moss – Emmy Rossum

Mireille Enos (The Killing); kimin katil olduğunu bile bile izlediğim dizide ana karakteri canlandırıyor. AMC’nin engellenemez yükselişine yardımcı olan bir başka dizi The Killing ve büyük ihtimalle şu an televizyondaki en karanlık dizi. Enos‘un oyunculuğu ise parmak ısırtıyor. Lauren Graham (Parenthood); aslında bu beşlinin en zayıf halkası. Ama uzunca bir süre düşündükten sonra Graham‘ı buraya yerleştirmem gerektiğini düşündüm. Birincisi filmin tüm dramatik sahnelerinde en az Monica Potter kadar başarılı olması, ikincisi doğallığı sebebiyle. Julianna Margulies (The Good Wife); bir insanın çok güzel olmayışına rağmen sempatikliği sebebiyle fiziksel özelliklerinin tamamını göz ardı edebilmenin canlı bir örneği. Böyle bir ekran yıldızı daha var mı bilmiyorum. Umuyorum bu sene Emmy’yi kazanır. Elisabet Moss (Mad Men); dördüncü sezonda karakterine verilen rolün artmasıyla iyice yıldızlaştı. Moss da aslında henüz “lead” olmak için erken bulunduğumuz oyunculardan olsa da dizideki başarısı göz ardı edilemez. Emmy Rossum (Shameless); her ne kadar dramada yer almasını yanlış bulsam da Rossum‘un özellikle annesiyle karşılaştığı sahne ve tabi o bölümün finalindeki oyunculuğu harikaydı. Emmy’ye aday olsaydı o bölüme katılması mantıklı olurdu diye düşünüyorum.
Kazanan: Mireille Enos (The Killing). Margulies ile Enos arasında kararsız kalsam da hak eden Enos diye düşünüyorum. The Killing‘in tek bir sahnesinde bile bizi yalnız bırakmayarak tüm duyguları dakika dakika yaşatıyor.

***

EN İYİ ERKEK OYUNCU
Sean Bean – Gabriel Bryne – Jon Hamm – Jeremy Irons – William H. Macy

Sean Bean (Game of Thrones); Emmy’ye aday olamayınca çok şaşırmadım çünkü diziyi izleyenler Bean‘in rolüyle ilgili olup bitenleri gayet iyi biliyor. Bu belki Oscar’da yarışacak bir film için önemli bir etken değil ama eğer bir diziden bahsediyorsak mühim. Yalnız beni hiç bir şekilde bağlamaz ne olup bittiği. Game of Thrones senenin en iyilerinden biriydi ve Bean de sonuna kadar burada olmayı hak ediyor. Gabriel Bryne (In Treatment); dizisini izlediğinizde şaşkınlıktan küçük dilinizi yuttuğunuz bir aktör. Çünkü Bryne‘in performansı diziyi alıp başından sonuna kadar götüren. Yayından kaldırılmış olsa da In Treatment‘a gereken sevgiyi göstermeye hazırım. Hele ki televizyon için oldukça cesur bir dizi olan In Treatment‘ın yıldızı Bryne için… Jon Hamm (Mad Men); her sezon ivmesini daha da artıran Mad Men‘in dördüncü sezonunda tam anlamıyla döktürdü. “The Suitcase” isimli bölüm hala akıllarımızdan çıkmıyor. Umuyorum sonunda hak ettiği Emmy’ye de ulaşır, hazır Bryan Cranston ortalarda yokken. Jeremy Irons (The Borgias); inanılmaz derecede sıkıcı bir dizide harikulade oyunculuğuyla döktürüyor. Kathy Bates‘i aday etmeyen Akademi’nin Irons‘ı saf dışı bırakması üzücü. Belki diziye hayran olmayabilirim ama Jeremy Irons‘a kesinlikle tapıyorum. William H. Macy (Shameless); sezonun en eğlenceli ve en seyirlik işlerinden birinde her zaman olduğu gibi muhteşem bir performans sergiliyor. Görmezden gelinen aktörler listesinde Gary Oldman‘la zirveye oynuyor diyebiliriz.
Kazanan: Jon Hamm (Mad Men). Don Draper gittikçe olgunlaşmak yerine daha çocuk ve daha yaramaz bir adama dönerken Hamm‘in performansını taçlandırmanın tam zamanıdır.

***

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU
Christine Baranski – Michelle Forbes – Christina Hendricks – Archie Panjabi – Monica Potter

Christine Baranski (The Good Wife); aslında The Good Wife‘da çok da öne çıkan bir karakteri canlandırmıyor. Ama Baranski o kadar başarılı ki eminim benim gibi Diane Lockhart karakterine aşık olan pek çok insan vardır. Michelle Forbes (The Killing); yılın en iyi dizilerinden birinde acıların en büyüğünü yaşayan bir anneyi canlandırıyor. Kimilerine göre çok abartılı, kimilerine göre ise yürek burkmakta. Ama Forbes‘u True Blood ve In Treatment sebebiyle zaten gereğinden fazla seviyorum. O yüzden bu adaylığı ondan esirgemeyeceğim. Christina Hendricks (Mad Men); ilk sezonundan beri tüm kilolarına rağmen hepimizin ağzının suları akıtan Joan Harris olmayı başardı. Belki buranın en zayıf halkası olabilir ama gönül tahtımızda kendisi oturuyor. Archie Panjabi (The Good Wife); birbirinden çekici yardımcı kadın oyuncu adaylarından bir diğeri. Hem çirkin, hem karizmatik, hem mükemmel ve her erkeğin rüyasını süsleyen bir lezbiyen Kalinda. Geçen sene Emmy’yi alınca şok olmuştuk ama bu sene de gereğinden fazla iyiydi. Belki süpriz yapar Emmylerde, belli mi olur? Monica Potter (Parenthood); neden Emmy’ye aday olmuyor dediğim bir başka isim. Anlamıyorum, anlamak da istemiyorum. Her gözyaşı akıttığında bizi de ağlamaya sevk eden bu muhteşem kadını nasıl aday etmezler?
Kazanan: Monica Potter (Parenthood). Kendisi aynı zamanda Parenthood‘un da en iyisi. Diziden Mae Whitman‘a da şöyle bir göz atın derim. Potter olmasaydı bu listede o da olabilirdi.

***

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU
Andre Braugher – Josh Charles – Alan Cumming – Peter Dinklage – John Slattery

Andre Braugher (Men of a Certain Age); yayından kaldırılmış dizilerden bir başka oyuncu. Çok tutmayacağı zaten belliydi ama Men of a Certain Age‘in kendine has bir izleyici kitlesi var ve biz dizinin durumundan gayet memnunduk. Bu sene yine Emmy’ye aday oldu ama keşke dizi devam edebilseydi. Josh Charles (The Good Wife); bu sezon hem dizideki ağırlığı, hem de performansının kuvveti artan aktörlerden. Sezon finalindeki tavrı da hala akıllarımızda. Eminim içimizde Will Gardner aşıkları da vardır. Alan Cumming (The Good Wife); beni benden alan The Good Wife dizisinin mükemmel aktörlerinden bir diğeri. Eli Gold’un kendine olan özgüveni ilk sezonda kalbimizi çalmıştı ama bu yıl onun aşık olunca insani tavırlarını da görmek zannediyorum hepimizi mutlu etti. Alicia – Will çiftinden sonra dizinin en çok merak edilen ilişkisine imza attığını da unutmayalım. Peter Dinklage (Game of Thrones); yer aldığı dizide Sean Bean, Michelle Fairley gibi güçlü performansları olan oyuncular olmasına rağmen en iyi olmayı başarıyor. Ve bence Emmylerde şaşırtması mümkün bir aktör de. Yalnız konuşurken bile Game of Thrones‘un yeni sezonu için sabırsızlanıp tarihlerini kontrol ettim. Böyle bir dizi aşkı yok… John Slattery (Mad Men); bu listenin son ismi. Herkes ona bayılıyor. Sayısız kere Emmy’ye aday oldu. Ama ben hala en iyi olduğunu düşünmüyorum. En iyilerden biri ama kesinlikle en iyi değil. Ya da “daha” değil…
Kazanan: Alan Cumming (The Good Wife). Aksini düşünen mi vardı?

***

EN İYİ KONUK KADIN OYUNCU
Joan Cusack – Rosemarie DeWitt – America Ferrera – Mamie Gummer – Randee Heller

Joan Cusack (Shameless); çok yetenekli bir aktris ve benim bunu tekrarlama ihtiyacı bile yok. Aslında ona ödül vermek isteyen çok insan vardır biliyorum ama benim favorim değil. En azından böylesine komedi soslu bir performansla drama dalında yarışmasını mantığım almıyor. Tabi yine de harika, orası ayrı. Rosemarie DeWitt (Mad Men); benim çok sevdiğim aktrislerden biri. Rachel Getting Married‘da aşıktım ona, United States of Tara‘da da. Mad Men‘de bu sezon küçük bir geri dönüş yaptı ama keşke ekran ömrü daha uzun olsaydı. America Ferrera (The Good Wife); konuk olduğu dizinin en çok desteklenen ilişkisinde Eli Gold karakteriyle muhteşem bir ikili yarattı. Onun da The Good Wife‘ın kadrosuna konuk oyuncu olarak değil de tamamen katılmasını isterdim. Mamie Gummer (The Good Wife); sizce de kariyerinin en iyi performansını göstermedi mi bu dizide? Hem de ilk kez annesi Meryl Streep‘i taklit etmeyerek yaptı bunu. The Good Wife‘ın en eğlenceli karakterlerinden birini canlandırdı. Keşke Emmy’ye aday olabilseydi. Randee Heller (Mad Men); oldukça karamsar bir dizi olan Mad Men‘in en renkli ama en kısa ömürlü karakterine can verdi. Üstelik dizide Don Draper’ın yeltenmediği tek aktris de olabilir.
Kazanan: Mamie Gummer (The Good Wife). Benim favorim kendisi ve tekrar tekrar söylüyorum: Keşke Emmy’ye aday olsaydı!

***

EN İYİ KONUK ERKEK OYUNCU
Michael Emerson – Michael J. Fox – James Frain – Robert Morse – Michael Rooker

Michael Emerson (Parenthood); Lost‘tan sonra ilk kez karşımıza çıktı ve Asperger sendromlu bir adamı canlandırdı. Mükemmeldi demiyorum ama dizinin hikayesine çok güzel katkıda bulundu ve iyi bir performans da sergiledi. Michael J. Fox (The Good Wife); buradaki adaylar içerisinde en kuvvetlilerden. Zaten The Good Wife‘ın konuk oyuncu seçme konusundaki başarısı takdire şayan. Fox‘ın performansı ise kesinlikle Emmylik! James Frain (True Blood); Tara’ya tecavüz eden vampir olarak belleklerimize kazındı. Şuradaki fotoğrafını görünce bile tüylerim ürperiyor. “Keşke ölmeseydi” demeyeceğim iyi ki de öldü ama dizinin bugüne kadar gördüğü en iyi oyunculuğu sergiledi. Robert Morse (Mad Men); dizinin sevilen yan karakterlerinden Bertram Cooper’ı canlandırıyor. Ama ben burada Morse haricinde Jared Harris, Vincent Kartheiser, January Jones gibi pek çok iyi oyuncunun adını anmak istiyorum. Çünkü hepsinin diziye olan katkısı sayesinde şu an Mad Men, Mad Men olabildi. Michael Rooker (The Walking Dead); sezonun en ilgi çeken dizilerinden birinde oldukça harika bir performans sergiledi. Şu an karakterinin akıbetini bilmiyoruz ama geri dönse hiç de fena olmaz.
Kazanan: James Frain (True Blood). Bu tescilli psikopata tüm ödüller feda olsun. Benim açık ara favorim.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.