84. Akademi Ödülleri: Olası 10 sürpriz

84. Akademi Ödülleri: Olası 10 sürpriz

The Ides of March

Saat 15:30’da yaklaşık bir yıldır tahminlerini yaptığımız, üzerine konuştuğumuz 84. Akademi Ödülleri’nin adayları açıklanacak. Son üç günü 21 kategorideki tahminlerimizi yaparak geçirdik. Ardından Türkiye’nin en iyi sinema bloggerlarının tahminlerini bir araya getirdik. Bugün de adayların açıklanmasına saatler kala karşılaşabileceğimiz sürprizlerden bahsetmek istiyorum. İşte üzebilecek ya da sevindirecek 10 durum:

1) EN İYİ FİLM KARMAŞASI
En İyi Film dalında oylama sisteminin değişmesinden beri neler olabileceğiyle ilgili gerek ben, gerek siz okuyucular fikir yürütüyoruz. Sonunda içimizden kimler haklı çıkacak bilemiyorum. Çünkü bu yeni sistem her türlü sürprize gebe. Önce açıklamak istiyorum ben tekrardan. Bu sene En İyi Film dalında bir aday sayısı sınırlaması yok. Birkaç saat sonra 2011’in en iyileri açıklanırken 5, 6, 7, hatta 10 adayla bile karşılaşabiliriz. Bir filmin En İyi Film dalında aday olabilmesi için tek ihtiyacı olan şey birincilik oylarının %5’i. Yani yaklaşık 300 birincilik oyu. Bu tür bir fanatik hayran kitleye sahip hangi filmler var? The Artist, The Descendants, Hugo, Drive, The Tree of Life, hatta The Girl with the Dragon Tattoo. Ama kaç tanesi 300 oya ulaşabilir bilmiyoruz. Yalnız ben şu gerçeği de unutmamanızı istiyorum. Eğer ki birincilik oylarında %5’lik barajı geçen film sayısı 5’den az olur ise ikincilik oyları da sayılacak. Ki bu da The Help, Midnight in Paris, Moneyball gibi pek çok filmi devreye sokuyor. Yani birincilik oylarından 300’ü geçersen adaysın. Eğer olur da barajı geçen film sayısı 5’den az olursa bu sefer barajı geçenlerin oylarına dokunulmuyor ve sadece ikincilik oylarına bakılıyor. En büyük sürpriz bu olacak sanırım. Yalnız sürprizin hangi filmle olacağını da kestiremiyorum. Sadece En İyi Film kategorisi bir muamma, orası kesin.

2) THE IDES OF MARCH
Tahminlerimizde bu filmi çok küçümsediğimizi düşünenlerdenim ben. Meslek birliklerinde sadece PGA’de adını görebildik. SAG’den adaylık alamaması epey üzdü. WGA’de ise Clooney ile Yazarlar Birliği’nin arasında daha önce Leatherheads sebebiyle olmuş problemlerden zaten yarış dışıydı. Ve içimden bir ses film ve senaryo dallarında The Ides of March‘ın bizi şaşırtabileceğini söylüyor.

3) THE TREE OF LIFE
Biliyorum içinizde bu filmin 300 oyu çok rahat alabileceğini düşünenler var. Ama The Tree of Life hakikaten Akademilik bir film değil. Öyle ki BAFTA’dan görüntü yönetmenliği adaylığı bile alamadı! Gerçi BAFTA bu sene epey saçmaladı listelerinde ama ben The Tree of Life‘ın tamamen görmezden gelinmesinden korkuyorum. O yüzden bu ihtimale kendinizi hazırlayın derim. Christopher Nolan‘ın adaylığını kesin gördüğümüz yıllarda başımıza gelenleri unutmayın!

4) BEKLENMEDİK FAVORİLER…
Vizyona girmeden evvel çok büyük tahminler yaptığımız War Horse ve Extremely Loud and Incredibly Close ne yazık ki yılın en büyük hayal kırıklıkları oldu. Aldıkları eleştiriler çok ağır. Sevenleri var ama çok fanatik değiller. Yalnız Akademi’nin birliklerle ve eleştirmenlerle yüzde yüz uyuşmak gibi bir derdi hiç olmadı. Eğer sevmişlerse hiç kimse önlerine geçemez. Olur da bu beklenmedik favorileri büyük dallarda adaylık alırken görürsek şaşırmayın.

5) BEN KINGSLEY, HUGO
Oyunculuk kategorilerindeki en olası sürpriz Ben Kingsley. Peki neden? Hugo‘yu çok sevdiklerini biliyoruz. Oyuncuların oyuncuları oyladığı bir sistemde pek ala Hugo‘yu kendi listelerine eklemek isteyen üyeler filmden en olası isim olarak Ben Kingsley‘yi seçebilir.

6) YA A SEPARATION ADAY OLMAZSA?
Kulağa berbat geldiğinin farkındayım ama karşılaşmadığımız bir şey değil. Tarihte Akademi’nin yabancı film dalında büyük favorileri yarış dışı bıraktığını görebilirsiniz. Tabi bu sene A Separation‘ın daha hafif bir yarış içerisinde yer alması yerini sağlamlaştırıyor. Ama kibarca Akademi’nin bu dalda saçmalama hobisi olduğunu söyleyebilirim.

7) SHAME’İN OYUNCULARI
Michael Fassbender ile Carey Mulligan‘ın durumları çok belirsiz. Fassbender film fazla “aşırı” bulunduğu için liste dışı kalabilir. Yalnız ben burada Fassbender‘ı oylayanların meslektaşları olduğunu düşünerek oyuncuların böyle cesur bir seçim yapmaktan çekinmeyeceğine inanıyorum. Carey Mulligan ise şu an çok belirsiz bir durumda. Tek adaylığı Critics Choice’dan geldi. BAFTA ise dünyanın en saçma şeyini yaparak kendisini Drive ile aday etti. Ki Shame‘i izlemememe rağmen en azından Drive‘daki perforamsının özel bir şeyi olmadığını söyleyebilirim. Tabi Drive‘ı En İyi Film dalında aday eden İngiliz Akademisi’nin bu fanatiklikle ne yapacağını da çok sorgulamamak gerek.

8) GARY OLDMAN
Bence aday olamayacak. Ama ya olursa? Akademi’deki İngiliz üye sayısını göz önünde bulundurmak gerek bu noktada ve Oldman hak ettiği değeri bir türlü göremeyen veteranlardan. Yeri pek de sağlam olmayan Leonardo DiCaprio‘yu yarış dışı bırakır mı dersiniz?

9) NICOLAS WINDING REFN
Bu galiba Ben Kingsley ile beraber en muhtemel sürprizlerden. Hala Nicolas Winding Refn için çok zor desek de geçmiş yıllara bakınca insan umutlanıyor. Hiç kimse beklemezken Fernando Meirelles (City of God), David Lynch (Mullholland Drive), Pedro Almodovar (Talk to Her) gibi isimlere adaylık vermiş bir Akademi bu sene de Nicolas Winding Refn‘i pek ala adayları arasına dahil edebilir. Hep söylediğim gibi kimin kimi oyladığını sakın unutmayın. Drive‘ı sevmemiş olabilirler ama Refn‘e oy verecek insanlar sadece yönetmenler.

10) ADAYLAR AÇIKLANDIKTAN SONRA GELECEK TEPKİLER
Buna pek sürpriz diyemeyeceğim. Sadece adaylar açıklandıktan sonra Akademi’ye önceki yıllardan daha çok hakaret edileceğini öngörüyorum. Peki neden? Sayısız başarılı film var. İzledikçe liste kalabalıklaşıyor ve aralarından birilerini seçmek hakikaten zor. Uzun yıllardır bu kadar iyi filmi bir arada izlememiştik. Üstelik bu nitelikli yarış sadece En İyi Film kategorisinde değil. Sanat yönetiminden tutun görsel efektine kadar her dalda ayrı bir zirve mücadelesi. Animasyonlar haricinde bu sene sinemada hangi meslek dalı zayıftı diyebilirizki? En basitinden, oturup yılın özgün senaryolarına baktığında çok rahat bir ilk beş oluşturan kaç kişi var?

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

12 Yorum

  1. Müge Dörtok

    En zor kategori En İyi Film kategorisi, çünkü çok fazla iyi film var ve hangisi listede olursa olsun, liste dışında kalan birçok iyi film de olacaktır. Süprizlere ve üzülmeye hazır bir şekilde ve merak ederek listedeki filmleri bekliyorum.

    Yanıt
  2. fatih

    en iyi film kategorisindeki oylama sistemi çok hatalı olmuş, %5 lik barajı geçemeyenlerin oylarının sayılmaması çok saçma fakat akademi üyeleri bunu göz önünde bulundurup favori filmlerini ikinci sıraya yazarsa iş değişir…

    Yanıt
  3. Erşah

    The Ides of March, Oscar’ın yapısına ters bir film. Bir kere Amerikan milliyetçiliği yok, daha beter yerme var. The Hurt Locker gibi biraz yalamalık yapsaydı 10 film içinde rahat olurdu bence.

    Hem bu pusulaları aralık ayında gönderiyor akademi. Ben bu kadar saçma oylama sistemi görmedim.

    Yanıt
  4. TigerBlood

    NICOLAS WINDING REFN sürprizi umarım gerçekleşir,çok sevinirim.

    The Ides of March çok kaliteli bir yapım eğer 10 film olsaydı yeri garantiydi,ben yine de şansının olduğunu düşünüyorum,1970’lerin siyasi gerilimlerine saygı duruşu niteliğindeki bu filmi es geçmeyebilirler.

    Yanıt
  5. yaxley

    Sadece senaristlerin oy kullandığını düşünürsek Hugo’nun senaryoda aday olmasını beklemek hata olur.Burada devreye The Ides of March giriyor.Bence Dragon Tattoo ve March o 5’liyi dolduran 2 film olacaklar.TTSS’nin ise çok şansı olduğunu zannetmiyorum.Bir de Alexandre Desplat’ın The Ides of March ile aday olma ihtimalinin hiç de düşük değil.

    Rooney Mara bana göre şu anki en olası sürpriz..Hatta ben baya bir eminim.

    Carey Mulligan çok isterim ancak aday olamaz.

    David Fincher ve Nicholas Winding Refn ilk 5’e girerse şaşırmam.Sadece yönetmenlerin oyladığı bir dalda Woody Allen o listeye girer mi bilemiyorum.Payne, Scorsese, Hazanavicius, Fincher, Refn..inşallah 😀

    Yanıt
  6. Sonat

    Ama WGA Hugo’yu aday gösterdi. Sonuçta WGA’ye üye olan senaristler akademiye üye değil mi? Hugo’nun aday olamayacağını nereden çıkartıyorsunuz.

    Yanıt
    1. Umur Çağın Taş

      WGA’de pek çok senaryo kurallar gereği aday adayı dahi olamadığı için Hugo orada ilk beşe kolay girdi. Şimdi birilerinin dışarıda kalması gerekiyor ve Hugo, USC Scripter adaylığı alamadı. Belki ben yanılıyorumdur ama bence Hugo’nun aday olamama olasılığı var.

      Yanıt
  7. onur

    Bence kadın oyuncu dalında bir sürpriz olacak.En iyi film dalında mutlaka sürpriz olacaktır.Çünkü kimileri 6 aday olacak diyor kimileri 8 diye düşünüyor.Bunun dışında dün Dicaprio’nun aday olacağını düşünmüştüm ama bugün aday olamayacağını düşünüyorum.Sanki Michael Shannon yerinden edecekmiş gibi.Az bir ihtimal de olsa Demian Bichir.Bunun haricinde senaryo dallarında da ufak tefek sürprizler yaşanabilir.Bu yıl çok fazla iyi film olduğu için, ve hepsinin de beğenilme oranı birbirine yakın olduğundan herşey olabilir.

    Yanıt
  8. shifty

    Geçen sene Amerikan cumhuriyetçi çizgisinde duran akademi (midem bulandı geçen seneki törenden) bu sene kesinlikle demokrat bir çizgide duracaktır. A separation’ın mükemmel bir film olmasının yanı sıra Amerika ve İran arasındaki gerginliği de medya önünde unutturmak gerekiyor. O yüzden zaferi kesin gibi.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.