2013’ün En İyi 50 Filmi: #11 – 20

2013’ün En İyi 50 Filmi: #11 – 20

2013′ün bana göre en iyi 50 filmi listesinde dördüncü güne geldik. Artık ilk 10’a oldukça yakınız. Zaten Oscar Boy & Readers Choice Ödülleri’nin sonuçları da Cuma günü açıklanacağı için, En İyi Film ödülümün hangi yapıma gideceğini önceden öğrenmiş olacaksınız. Listenin 20. sıraya kadar olan kısmında hangi filmlerin yer aldığını öğrenmek isteyenler yazının en altındaki linklerle haşır neşir olabilir. Geri kalan sağlar bizimdir diyelim ve kaldığımız yerden geri sayıma devam edelim.

#20: THE LUNCHBOX (Dabba)

Yönetmen: Ritesh Batra

Neden izlemeliydiniz?

  • Bu yılın açık ara en iyi ilk filmi olduğu için. Ritesh Batra’nın beyazperdedeki ilk büyük adımının bu denli başarılı sonuçlanması bana kalırsa bir tesadüf değil. Bundan böyle Hint sinemasından takip etmemiz gereken bir yönetmenimiz daha var.
  • Yılın en samimi, en “içimizden” hikayesini dinlemek için. Tabii bunda kadronun büyük etkisi var. Kolaya kaçmayan senaryoyla beraber oyuncular filmi zirveye taşıyor.
  • Hazır kadro demişken, Nawazuddin Siddiqui için. Bu yılın zayıf yardımcı erkek oyuncu yarışı içerisinde benim için açık ara en iyilerden biri Siddiqui. Daha evvel tek bir filmini dahi izlemediğimi fark ettim. Yani takip edecek bir oyuncu daha çıktı!

#19: CUTIE AND THE BOXER

Yönetmen: Zachary Heinzerling

Neden izlemeliydiniz?

  • Blackfish ve Stories We Tell yerine aday olan belgeseli izlemek için. 2013’ün güçlü belgesel yarışında kader Zachary Heinzerling’in filmine güldü. Harcadığınıza pişman olmayacağınız iki saat vaat ediyor film.
  • Belgesel dediğimizde illa ki kameraya konuşan sıkıcı insanlarla muhattap olmak zorunda olmadığımızı öğrenmek için. Türün normlarına pek uymayan; ama buna rağmen de bilgilendirici atmosferini kaybetmeyen bir yapım. Çok başarılı.
  • Ushio ve Noriko Shinohara hakkında bir şeyler öğrenmek için. Beyazperdenin bugüne kadar gördüğü en garip çift olabilir. Bundan 20-30 sene sonra, Hollywood bu hikayeden etkilenip film çekerse hiç şaşırmam.

#18: THE PLACE BEYOND THE PINES

Yönetmen: Derek Cianfrance

Neden izlemeliydiniz?

  • Derek Cianfrance’in Blue Valentine’dan sonra yine hedefi ıskalamadığını görmek için. Epik bir trajedi denilebilir The Place Beyond the Pines için. O üç saat hiç bitmesin, hatta üç saat daha devam etsin istiyor insan.
  • Ryan Gosling’in akıllara zarar performansı için. Kariyerinin en iyisi desem yanlış olmaz sanıyorum. Kendini tekrar ettiğini düşündüğüm Gosling’den güzel bir U dönüşü oldu bu.
  • Eva Mendes ve Bradley Cooper’ı daha da ciddiye almak için. Biri Holy Motors’da, diğeri Silver Linings Playbook’da fikirlerimizi değiştirmişti zaten. Ama yeni bir kanıta ihtiyacınız varsa, The Place Beyond the Pines’a başvurabilirsiniz.

#17: THE GREAT BEAUTY (La grande bellezza)

Yönetmen: Paolo Sorrentino

Neden izlemeliydiniz?

  • Tabii ki de Fellini’yi anmak için. Paolo Sorrentino’nun filmi göndermelerden ziyade bir saygı duruşu olmuş. İtalyan sinemasının bir nevi özeti.
  • Toni Servillo için. Oynadığı her karaktere kendinden bir şeyler katmayı ve en doğru haliyle seyirciye sunmayı bilen bir oyuncu. Çok hakim olmadığım için kesin kouşmak istemiyorum; ama İtalyan sinemasının şu an çalışmakta olan en iyi aktörü desem kimsenin itirazı olmaz sanıyorum.
  • Akademi’nin neden bu filme ödül vermek istemeyeceğini anlamak için. Evet, hala Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını The Great Beauty’nin kazanacağına inanmıyorum. Çünkü Akademi’nin yaşlı üyeleri filmden sıkılacak! Kazanırsa tükürdüğümü yalarım, o gün de görüşürüz zaten.

#16: GLORIA

Yönetmen: Sebastian Lelio

Neden izlemeliydiniz?

  • Değil bu senenin, son yılların en iyi kadın oyuncu performansını görmek için. Ne Adele Exarchopoulous, ne Cate Blanchett, ne de bir başkası beni bu kadar etkileyemedi. Paulina Garcia’nın kusursuz işçiliğine benzer başka bir oyunculuk göreceğinizi düşünmüyorum bu yıl.
  • Gloria isimli şarkıyı her duyduğunuzda gülümsemek için. The Wolf of Wall Street’de de bir sahnede çaldı Umberto Tozzi’nin şarkısı. Duyunca aklıma direkt Garcia’nın dansı geldi tabii. Ara ara açıp gününüzü şenlendirmenizi öneririm.
  • Şili’den Pablo Larrain haricinde yönetmenler çıkacağını da görebilmek için. Tony Manero ve No sebebiyle başka sinemacı yok diye düşünmeye başlamıştım artık. İlgisizliğimden de kaynaklanıyor olabilir, bu bilemiyorum. Tek bildiğim Sebastian Lelio’nun sıkı bir takipçisi olacağım.

#15: THE SQUARE

Yönetmen: Jehane Noujaim

Neden izlemeliydiniz?

  • “Bir belgeselde nasıl ağlanır?” sorusuna cevap bulmak için. Çoğu uzun metrajlı yapımdan daha çok sarstı beni Noujaim’in şaheseri. 2013 faslını kapatmadan mutlaka, ama mutlaka izlenmesi gerekenlerden.
  • Mısır’da son 2 yıldır yaşananları öğrenmek için. Oradan buradan okuduklarımızla bildiklerimizin iç yüzünü öğrenmek için. Gezi sürecinde olanlara da bir örnek teşkil ediyor tabii. Mısır’daki zorlu koşullarda insanların başardıklarını görünce daha da bir ümitleniliyor.
  • The Kite Runner’daki çocuk ne yapıyor, onu görmek için. Evet, o çocuk meğerse Al Midan ayaklanmasında epey aktif bir rol üstlenmiş. Hatırlamayanlar için de hemen ismini paylaşalım: Khalid Abdalla.

#14: THE GREAT GATSBY

Yönetmen: Baz Luhrmann

Neden izlemeliydiniz?

  • Baz Luhrmann’ın dehasına tekrardan tanıklık etmek için. Top 50 listemdeki en “guilty pleasure” seçim Gatsby sanırım. Herkes nefret etti; ama ben şimdiden üç kere izledim. Bir Luhrmann bağımlısıyım sanırım.
  • DiCaprio’nun iki yıl içerisinde çıkardığı performansların çeşitliliğini görmek için. Kendisini yeteneksiz bulanlar taş olur! Django Unchained, The Wolf of Wall Street ve Gatsby’yi izleyip arasında benzerlik görenle oturup uzun uzun sohbet etmek istiyorum. Söz, saldırmayacağım.
  • Lana Del Rey’in sesinin bir film müziğine nasıl ilham kaynağı olabileceğini görmek için. Biliyorsunuz, Gatsby’nin ertelenme sebebi tamamen müzikleriydi. Sağolsun Luhrmann da bu ertelemenin hakkını verdi ve her zamanki gibi yine olağanüstü bir soundtrack’le karşımıza çıktı.

#13: RUSH

Yönetmen: Ron Howard

Neden izlemeliydiniz?

  • Ron Howard’ın sadece biyografilerde başarılı olduğunu görmek için. Frost/Nixon, A Beautiful Mind ve Rush. Başka bir filmini seven var mı? (Apollo 13’i izlediğimde çok küçüktüm, net hatırlamıyorum.)
  • Chris Hemsworth için. Yeni Brad Pitt’imizle tanışmanızı istiyorum. Oyunculuğu çok basit bir şeymiş gibi gösteren, fiziksel özelliklere sebebiyle ciddiye alınmakta güçlük çekecek; fakat en uyduruk filmlerde iyi performanslar çıkarmayı başaran bir aktör daha!
  • Akademi’ye intizar etmek, küfürler yağdırmak için. Gözüm En İyi Film kategorisinde bile değil. Bari ses miksajıyla ses kurgusuna aday etseydiniz. Vicdansızlar!

#12: ONLY LOVERS LEFT ALIVE

Yönetmen: Jim Jarmusch

Neden izlemeliydiniz?

  • Jim Jarmusch’un yıllar sonra gelen en iyi filmini görmek için. Yalan gerek yok, kendisinin büyük bir hayranı değilim. Ama Only Lovers Left Alive gibi filmler çekmeye devam edecekse, Jarmusch’u sevmeye başlayabilirim.
  • Tilda Swinton için. Çünkü Blanchett kraliçeyse, Swinton Tanrı!
  • Yasmine Hamdan’ın büyüleyici sesi için. Filmi izlemeyecek olsanız bile, lütfen Youtube’dan aratıp bir bakın derim. Jarmusch’un izlerini hissedeceksiniz bu keşifte.

#11: CHILD’S POSE (Pozitia copulilui)

Yönetmen: Calin Peter Netzer

Neden izlemeliydiniz?

  • Calin Peter Netzer’in ustalığı için. Romanya sinemasına baktıkça iç geçiriyorum. Bir gün onlar kadar orijinal ve etkileyici fikirlerimiz olursa haber verin. Hayır çünkü yavaştan “Nuri Bilge Ceylan ve taklitleri” hissiyatı yaratmaya başladı bizimkiler. NBC için ölünür, orası başka.
  • Luminita Gheorghiu’nun olağanüstü performansı için. Tıpkı Paulina Garcia gibi hayranlık yaratıyor. Dikkat ettiyseniz, geçtiğimiz yıl Berlin’den kadın oyuncu listelerimiz için epey iyi şeyler çıkmış.
  • Finaldeki son 20 dakikası için. Hiç yorum dahi yapmayacağım. Sadece izleyin. Oyunculukları da, yönetimi de, senaryosu da muazzam 20 dakika.

***

2013′ün En İyileri
En İyi 50 Film: #21-30#31-40 | #41-50
En İyi 20 Kadın Oyuncu Performansı | En İyi 20 Erkek Oyuncu Performansı

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. Queer. İkizler. 2009 yılında esas odağı ödül sezonu olan Oscar Boy'u kurdu ve 2014'ten beri de O Podcast'in moderatörlüğünü yapmakta. Drag Race tutkunu, içerik oburu, lubunyaların dostu, fobiklerin düşmanı.

0 Yorum

  1. Serhan YASAR

    Leonardo Di Caprio konusunda maalesef size katilamayacagim. Kendisini cok gelistirdi ve yetenekli olduguna kimse itiraz edemez. Ancak Sean Penn; Joaquin Phoenix; Daniel Day Lewis; Geoffrey Rush ve hatta Tom Hanks in hala daha gerisinde bir aktor. Benim gozumde Brad Pitt in (Ki o da kendisini cok gelistirdi) bir kademe daha iyisi hala daha Di Caprio. Benim kriterime gore gercekten top class bir aktorseniz yonetmenden bagimsiz oynadiginiz her filmde belli standardi yakalayabilirsiniz. Di Caprionun one cikan performanslarinda Tarantino ve Scorcese gibi cok onemli yonetmenler var.

    Yanıt
  2. Refik Eren Uysal

    Gloria değil bu senenin son zamanların en iyi filmiydi bence her sahnesinden etkilendim ki bundaki sebepte kesinlikle Paulina Garcia.Bu seneki en büyük pişmanlığım Gloria yı izleme işini bu zamana kadar bırakmam oldu.Gloria sanki tanıdığım biri gibiydi samimi, içten… Final sahnesini gözlerim dolu dolu ama bir yandan da gülerek izledim Paulina Garcia’dan bu zamana kadar haberimin olmamasına acayip üzüldüm.İsminin daha çok anılması gerekiyor kesinlikle.Belki bu sene değil ama ilerleyen senelerde kıymeti anlaşılacak bir film.Çok yoğun duygular içindeyim bu filme karşı beğendiğim bütün filmlerin pabucunu dama attı.Bilmiyorum çok mu abartıyorum acaba ? =)

    Yanıt

Bir Cevap Yazın