Feel Good (2. Sezon)

Feel Good (2. Sezon)

Yaratıcı: Mae Martin | Oyuncular: Mae Martin, Charlotte Ritchie, Lisa Kudrow, Phil Burgers, Adrian Lukis, Pippa Haywood, Stephanie Leonidas, Tom Durant Pritchard, Tobi Bamtefa, Jack Barry, Jordan Stephens, John Ross Bowie, Anthony Head | 30 dakika | Channel 4 & Netflix

Mae Martin’in sandığından çıkmış anılarla bezediği Feel Good, Channel 4 ile Netflix ortaklığından doğma ekran macerasını ikinci sezonuyla birlikte geçtiğimiz haftalarda tamamladı. Geçmişinde bağımlılık ile baş etmek mecburiyetinde kalmış, bu uğurda ebeveynleri ve bizzat annesiyle arası açılmış, queer yolculuğunda henüz dünyaya kim olduğunu bağırmaya hazır olmayan biriyle de eşleşince mental instabilitenin kıskacına girmiş ana karakterimiz Mae’i zayıf anında izleyerek başladık yine işe. Geçmişin hayaletleri hortlarken Mae tüm bu yıkımın, pire için yorgan yakan hâlinin köküne terapisi, rehabilitasyonu, hısım akraba ya da eş dost sıkıştırması olmadan inmeye çalıştı. Bu uğurda da yine birkaç ilişkisini yıktığı gibi tekrardan inşa etmek üzere de ekstra mesaiye girmesi gerekti. Ancak Feel Good’un anlatısını kurduğu zemin de biraz buradan alıyor gücünü zaten. Sonuca giden tek bir yol olmadığını, dışarıda aranan mutluluğun önce içeride elde edilmesi gerektiğini ve bunun herkes için çok kolay olmayacağının altını çiziyor. Üzerine örtülmüş mizahı kaldırıp bir baktığınızda kadraja giren herkesin siyahı da beyazı da göze çarpıyor zaten. Mae’i mükemmeli ararken mükemmel olan biri değil de, kendi için en doğrusunu bulmaya çalışırken hata yapmaktan korkmasa bile acılara korkmadan yürüyen biri olarak ele alıyor. Tabii ilk sezondaki queer aşka dair gözlemlerinin can alıcılığı burada yok. Meseleler epey ağırlaşmış. Kendini bir ilişkiye yüzde yüz veremememin sebebi olarak karşısına henüz reşit olmadan cebine attığı travmalar, adını istismar koymaya çekinse de gerçeğinden kaçamadığı bir yaşanmışlık dikiliyor. Bunun ağırlığını bütün sezona yaymamaya özen gösterip küçük ipuçları kondurmuş her bir köşeye Martin. Diğer savaşımlar ve başka karakterlerin kendi mücadelelerinin de spot ışıklarından yararlanmasına fırsat tanımış. O yüzden daha karanlık sayılabilecek tonunu neredeyse son bölüme kadar içinde tutup, final demeye yaraşacak bir bölümle de içini döküyor. Temsilin ehemmiyetini durmaksızın konuştuğumuz bir zaman aralığında bunun ekrana gelmesinin benzer deneyimler yaşamış kimseler için ne kadar kıymetli olduğunu not düşmeme gerek yoktur umarım. Mae Martin ile Feel Good özelinde bu ağır konunun araç ve amaç olmak arasındaki dengeyi tutturarak servis edilmiş olması da ekstra puan getiriyor. Dere tepe kaçtığımız korkularımızın karşısına dikilmekle defterin kapanmadığını, kök salmış anksiyetenin her yerden nasıl da kemirdiğinin sahnelenişi olarak özetlenebilir. Unutmadan… Lisa Kudrow’u en iyi yaptığı şeyi yaparken, dramayla komedi arasında korkusuzca gidip gelirken izlemeyi çok özlüyorum. Umuyorum The Comeback ile Web Therapy’de bu sularda yüzen muntazam aktrise doyduğumuz bir diziyle yeşillenir ekranlar bir noktada.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.