Oscar Sohbetleri: Son Durum

Oscar Sohbetleri: Son Durum

Jack O'Connell | Unbroken
Jack O’Connell | Unbroken

Çok değil, geçtiğimiz ay içerisinde Twitter’da bu sene 9 değil, 7 ya da 8 adaylık bir En İyi Film listesi göreceğimizi söylemiştim. Hala da bu tezimin arkasında duruyorum. Sebep oldukça açık: Çünkü önümüzde inanılmaz sorunlu bir Oscar yarışı duruyor. Her şeyden evvel En İyi Film kategorisi için Kasım ortasına gelmiş olmamıza rağmen hala bir favori mevcut değil. Ki hatırlarsınız geçtiğimiz sene bile Eylül’ün ilk haftasından yarışın Gravity ve 12 Years a Slave arasında geçeceğini biliyorduk. Evet, kabul ediyorum sürekli olarak “Bu yıl Oscar yarışı çok belirsiz, çok heyecanlı geçecek.” cümlelerini kuruyoruz. Lakin 2014 filmlerinin değerlendirmeye alınacağı 87. Akademi Ödülleri, büyük ihtimalle Aralık ayında eleştirmen birliklerinin kesinleştireceği bir yarışa ev sahipliği yapacak olmasına karşılık şimdilik yarış için “frontrunner” statüsünü hak etmekte olan bir filme sahip değil.

Şu ana kadar izlenmemiş tek bir film kaldı, o da Into the Woods. Gerçi Unbroken‘ı da izlenmemişler arasında sayabilirsiniz. Çünkü haftabaşında Sidney’de yapılan gala ve Aralık’ın ilk haftasına kadar gerçekleştirilecek gösterimler için basına ambargo konmuş durumda. Bu da demek oluyor ki, 1 Aralık’a kadar (2’si de olabilir, emin değilim) Unbroken eleştirilerini okuyamayacağız. Fakat tek tük tepkilere bakılırsa Unbroken’ın Oscar için biçilmiş kaftan olduğu yorumları yapılıyor. Yalnız şunu da unutmamak gerek, bu tarz galalarda sıradan seyircinin fikri kafaları karıştırabiliyor. Hatırlarsanız Les Miserables, Los Angeles’daki gösteriminden “başyapıt” olarak ayrılıp, New York’da yerin dibine sokulmuştu. Unbroken ise henüz ABD’de herhangi bir eleştirmen birliği ya da ödül grubunun karşısına çıkmış bile değil. Ve özellikle filmin dağıtımcısı Universal Pictures’ın herhangi bir ivme kazanmak için yılın son ayını bekliyor oluşu kafaları karıştırıyor.

Benedict Cumberbatch | The Imitation Game
Benedict Cumberbatch | The Imitation Game

Peki şu an için elimizdeki kesin tabloda hangi filmler var? Harvey Weinstein’in büyük bir kampanyayla yarışa dahil etmeye çalışacağı ve büyük ihtimalle önümüzdeki ay gaza basıp zirveye yerleştirmek için mücadele edeceği The Imitation Game, “crowd-pleaser” kontenjanından En İyi Film listesindeki yerini alacak. Boyhood, eleştirmenlerin yarattığı bu anlamsız fırtına sebebiyle bolca adaylık alacak gibi gözüküyor. Halbuki 12 yılda çekilmiş olması haricinde tek bir esprisi olmadığı gibi, evrensel olmayan hikayesi denizaşırı ülkelerde ABD’deki etkiyi yaratamamaktan muzdarip. Birdman, bir başka eleştirmen favorisi. Lakin bu sefer rotasını kara komediye çeviren Alejandro Gonzalez Inarritu‘yu güzel günler beklemekte. Filmin üç oyuncusunun birden Oscar adaylığı için konuşuluyor olması, hatta ödülü almak üzere alternatifler arasında görülmesi filme büyük katkı sağlıyor. AFI’da sürpriz bir şekilde prömiyerini yapan Selma da giderek yükselmekte. Bu sene tarihin en beyaz Oscarlar’ını izleyeceğimizi düşünenler artık rahat bir nefes alabilir. Martin Luther King’in hayatının anlatıldığı Ava DuVernay filmi ödülü alacak kadar iddialı geliyor.

Bu dörtlüden sonra kesinlikle Whiplash‘in adını anmak gerek diye düşünüyorum. Filmi Sundance sonrası çok ortalığa çıkarmayan Sony Pictures Classics, akıllıca bir hareketle vizyonun boş olduğu bir haftada vizyona soktu. Gelen eleştiriler de oldukça iyi. Eğer Beasts of the Southern Wild‘ın kaderini yaşarsa şaşırmayın. The Theory of Everything, bu senenin biyografilerinden bir diğeri. Focus Features da mantıklı bir iş yaparak filminin zayıflığını çekici başrol oyuncularını her yere sürükleyerek kapatmaya çalışmakta. Movie City News adlı sitenin kurucusu David Poland’ın son yazısında bahsettiği gibi film zayıf olmasına rağmen bir şekilde kendini Oscar yarışındaki vazgeçilmezlerden biri haline dönüştürdü. Ve Foxcatcher…. Daha evvel de söylediğim gibi bu “slow-burn” durumu filmin oylarını epey etkileyecek. Ama Capote ve Moneyball‘un Akademi’den aldığı adaylıklar filme olan güvenimin artmasına sebep oluyor. Sezonu görmeden evvel kesin konuşmak istemesem de bence bir şansı mevcut.

Bradley Cooper | American Sniper
Bradley Cooper | American Sniper

Aşağıya ufak başlıklarla En İyi Film yarışındaki düşüncelerimi ekledim. Ama isterseniz alternatifleri ve aday olacağına inanmakta güçlük çektiğim seyirci favorilerini de konuşalım. Filmekimi’nde boşu boşuna ektiğim Mr. Turner tek bir darbe dahi almadan yarıştaki yerini korumaya devam ediyor. AFI, New York, Toronto ve Telluride sonrası pek çok yapım beklentilerini karşılayamadığı için sabit bir şekilde ilerleyen yapımın listedeki yeri yükseldi. Clint Eastwood‘un yeni filmi American Sniper‘ın akıbeti de en başta pek parlak gözükmese de gerçekten filme destek veren bir grup var ve söz konusu adayları seçmek olduğunda iki uçta tepkiler alan yapımların daha şanslı olduğunu önceki yıllarda da görmüştük. Gone Girl ve Interstellar konusundaki şüphelerim ise oldukça yüksek. Bana kalırsa ikisi de liste dışı kalacak ve büyük ihtimalle hem Fincher, hem de Nolan hayranları Oscar adayları açıklandığında sosyal medyada kafamızı bol bol ütüleyecek.

Peki bu ikilinin En İyi Film adayı olacağına inanmakta neden güçlük çekiyorum. Gone Girl içerisinden David Fincher ismini çıkardığınızda yılın herhangi bir ayında gösterime girip benzer tepkiler toparlayabilecek sıradan bir film. Bunu görmemekte neden bu kadar ısrar edildiğini bilemiyorum. Box office’de iyi rakamlar elde etmesine rağmen sezonda bu filmin destek göreceğini pek sanmıyorum. Interstellar’ın durumu ise daha da kötü. Hem gişede çuvalladı, hem de eleştirmenlerin saldırısına uğradı. Evet filmin başyapıt olduğunu söyleyen tek tük birkaç kişi var; fakat Nolan’ı Inception ile bile zar zor kucaklayan Akademi bu sefer kollarını açar mı? Bence koca bir hayır cevabı sizi bekliyor. Büyük ihtimalle AFI’ın Top 10’una girince, Critics’ Choice’dan adaylık alınca ya da (pek inanmasam da) Altın Küre’de En İyi Film kategorisine girmeyi başarınca “Bak gördün mü?” tepkileri gelecek. Fakat sezonun son çeyreğinde Akademi’nin En İyi Film listesinin dışarısında kalarak kaybedenler arasındaki yerini alacak.

“Şimdilik” En İyi Film adayı olacağını düşündüğüm yapımlar
The Imitation Game
Selma
Birdman
Unbroken
Boyhood
Whiplash
The Theory of Everything
Foxcatcher

Sürpriz yapma ihtimali olduğuna inandıklarım
Mr. Turner
American Sniper
Wild
Into the Woods (?)

Başka dallarda aday olacağına inansam da büyük kategoriyi es geçecekler
Gone Girl
A Most Violent Year
Interstellar

Ve mucize kontenjanı…
Still Alice
The Homesman
The Grand Budapest Hotel

Emma Stone ve Edward Norton | Birdman
Emma Stone ve Edward Norton | Birdman

Gelelim bir başka önemli yarışa, En İyi Yönetmen dalına… Çok çok ilginç bir seneyle karşı karşıyayız, çünkü Martin Scorsese ya da Steven Spielberg gibi dev isimler yok. Birdman ile Alejandro Gonzalez Inarritu, Boyhood ile Richard Linklater ve son anda listeye dahil olan Selma ile Ava DuVernay haricinde kesin olarak adaylık alacak diyebileceğimiz hiç kimse yok bana kalırsa. Bu üçlüyü ise Morten Tyldum (The Imitation Game), Angelina Jolie (Unbroken) ve Damien Chazelle (Whiplash) takip ediyor. Hepsi de birincilik oyları konusunda sıkıntı çekmeyecek isimler. Ve ne yalan söyleyeyim saydığım altı isme Bennett Miller‘ı (Foxcatcher) da dahil edersek bahsetmeye değer kimse kalmıyor bence bu yarış için. Büyük ihtimalle Fincher ile Nolan, DGA’den yana şanslı olacaktır. Fakat Oscar… Bir başka bahara umarım.

Adaylığı cepte olanlar
Alejandro Gonzalez Inarritu | Birdman
Richard Linklater | Boyhood
Ava DuVernay | Selma

İlk beşi zorlayacaklar
Morten Tyldum | The Imitation Game
Angelina Jolie | Unbroken
Damien Chazelle | Whiplash
Bennett Miller | Foxcatcher

Belki bir başka bahara…
Clint Eastwood | American Sniper
David Fincher | Gone Girl
Mike Leigh | Mr. Turner (Gerçi buradaki konumundan pek emin değilim, filmi izlemem şart.)
Christopher Nolan | Interstellar
James Marsh | The Theory of Everything

David Oyelowo | Selma
David Oyelowo | Selma

En İyi Erkek Oyuncu sadece son yılların değil Akademi tarihinin en çetin yarışlarından birine sahne olacak. Bana göre yılın sonunda sahnede Michael Keaton‘ı (Birdman) göreceğimiz kesin gibi. Ama David Oyelowo (Selma) ve Eddie Redmayne‘in (The Theory of Everything) de son dakikaya kadar savaşacağına hiç şüphem yok. Benedict Cumberbatch (The Imitation Game) zaten Harvey Weinstein ile çalışarak yerini garanti altına almış durumda. Şimdi tek soru işareti var, o da beşinci sırayı kimin alacağı. Şimdilik en uygun aday Steve Carell (Foxcatcher) gibi gözükse de yerini tehdit eden yığınla oyuncu var. American Sniper’a bayılmayan herkes Bradley Cooper‘ın filmde döktürdüğünü söylüyor. Jack O’Connell sadece Unbroken’la değil, ’71 ve Starred Up ile de gündemde. Timothy Spall zaten bir duayen olduğu için elinden geleni yapacak. Bir diğer yanda yılın sürpriz favorilerinden Whiplash ile Miles Teller ve Nightcrawler’da kendini aşan Jake Gyllenhaal var. Şimdi kimi dışarı atacaksınız bu listeden, siz söyleyin.

Dört silahşörler
Michael Keaton | Birdman
David Oyelowo | Selma
Eddie Redmayne | The Theory of Everything
Benedict Cumberbatch | The Imitation Game

Listedeki son sıranın talipleri
Steve Carell | Foxcatcher
Timothy Spall | Mr. Turner
Bradley Cooper | American Sniper
Jack O’Connell | Unbroken
Jake Gyllenhaal | Nightcrawler
Miles Teller | Whiplash
Oscar Isaac | A Most Violent Year
Matthew McConaughey | Interstellar

Atansiyon, sufle!
Bill Murray | St. Vincent
Channing Tatum | Foxcatcher

Reese Witherspoon | Wild
Reese Witherspoon | Wild

En İyi Erkek Oyuncu dalındaki yarışın aksine En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde ise işler epey kesat. Julianne Moore‘un (Still Alice) kariyerinin ilk Oscar’ına kavuşacağı konusunda dünya üzerindeki istisnasız herkes hemfikir. Reese Witherspoon (Wild) muhteşem dönüşünü kutlarken, Rosamund Pike (Gone Girl) da Fincher ile çalışmanın ekmeğini yiyecek. Bir de tabii seyirci favorisi The Theory of Everything’in genç yıldızı Felicity Jones var. Geri kalanı tamamen muamma. İşin kötüsü izlenmeyen bir tek Emily Blunt (Into the Woods) kaldı ve hala beşinci aday için kesin bir isim söyleyemiyoruz. Belki Jennifer Aniston (Cake) ya da Hilary Swank (The Homesman) daha büyük şirketlerle çalışıyor olsaydı bir şeyler diyebilirdim, ama şu an hakikaten ekleyecek sözüm yok.

Mahşerin dörtlüsü
Julianne Moore | Still Alice
Reese Witherspoon | Wild
Rosamund Pike | Gone Girl
Felicity Jones | The Theory of Everything

Sırasını bekleyenler
Hilary Swank | The Homesman
Shailene Woodley | The Fault in Our Stars
Emily Blunt | Into the Woods
Jennifer Aniston | Cake
Marion Cotillard | Two Days, One Night

Steve Carell ve Mark Ruffalo | Foxcatcher
Steve Carell ve Mark Ruffalo | Foxcatcher

J.K. Simmons‘ın (Whiplash) açık ara favori olduğu En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Edward Norton‘ın (Birdman) yeri de epey sağlam gözüküyor. Foxcatcher’dan garip bir şekilde Steve Carell yerine sürekli olarak Mark Ruffalo‘nun adı anılmakta. Miyavi (Unbroken), filmin yönetmeni Angelina Jolie ile her yere koşturduğu için şüphelendiriyor. Ve tabii Japonya’da çok ünlü bir pop yıldızı olmasının getirdiği manşet potansiyeli de ilgi çekecektir diye düşünüyorum. Vasatlık abidesi Boyhood’un yıldızı Ethan Hawke ve tıpkı geçen seneki Daniel Brühl gibi her şeye aday olup Oscar’ı ıskalayacağını düşündüğüm Robert Duvall (The Judge) hala mücadele eden diğer isimler. Şimdilik başka bir alternatif yok. Belki Into the Woods’dan sürpriz çıkar.

Koltukları rezerve edilmiş olanlar
J.K. Simmons | Whiplash
Edward Norton | Birdman

Dolby Tiyatrosu’na birkaç adımı kalanlar
Mark Ruffalo | Foxcatcher
Miyavi | Unbroken
Ethan Hawke | Boyhood
Robert Duvall | The Judge

Bunları da not edelim, bekleyip görelim
Tom Wilkinson | Selma
John Goodman | The Gambler
Josh Brolin | Inherent Vice

Jessica Chastain ve Oscar Isaac | A Most Violent Year
Jessica Chastain ve Oscar Isaac | A Most Violent Year

Kimseler kusura bakmasın, fakat bu yedi ismin dışına taşan En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu tahmini yapan herkes gözümde potansiyel bir deli. Yine çok zayıf bir yarış var ve bu yediliye alternatif olmayı geçtim, Oscar sohbetlerine ucundan dahil olan tek bir kişi dahi yok. Ben 2014’ün kızılların yılı olacağını düşünerek sonunda Jessica Chastain‘in (A Most Violent Year) bu sene dört filmde birden rol almanın avantajıyla ödülle buluşacağını düşünüyorum. Ama tabii tüm film boyunca tek yaptığı şey saçını beslemeler gibi kestirip şişmanlamak olan Patricia Arquette‘in (Boyhood) “frontrunner” olduğunu da iddia edebilirsiniz. Emma Stone (Birdman) ve Keira Knightley (The Imitation Game) çok iyi eleştiriler aldıkları için yarışta gibi gözüküyor. Meryl Streep‘i (Into the Woods) zaten asla küçümsememek gerektiğini çok acı yollardan öğrendik. Laura Dern (Wild) endüstri tarafından sevilen bir aktris olduğu için favoriler arasında. Kristen Stewart (Still Alice) ise rol arkadaşı Julianne Moore sayesinde Akademi üyeleri tarafından izlenip sürpriz yapabilecekmiş gibi duruyor.

Ortaya karışık
Jessica Chastain | A Most Violent Year
Emma Stone | Birdman
Keira Knightley | The Imitation Game
Meryl Streep | Into the Woods
Laura Dern | Wild
Patricia Arquette | Boyhood
Kristen Stewart | Still Alice


 

Bir de son olarak tahminlerimin tamamını hatırlayalım:

En İyi Film
En İyi Yönetmen

En İyi Erkek Oyuncu
En İyi Kadın Oyuncu
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
En İyi Özgün &Uyarlama Senaryo
Teknik Kategoriler
Yabancı Dilde En İyi Film
En İyi Animasyon & Belgesel

biletix

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. Queer. İkizler. 2009 yılında esas odağı ödül sezonu olan Oscar Boy'u kurdu ve 2014'ten beri de O Podcast'in moderatörlüğünü yapmakta. Drag Race tutkunu, içerik oburu, lubunyaların dostu, fobiklerin düşmanı.

0 Yorum

  1. Mert.

    Sadece oyunculuk dallarından bahsedecek olursak, (Kendimi kaptırıp kazanan tahmini de yapabilirim.)

    En İyi Erkek ve Kadın Oyuncu dallarında bozulmaz dediğimiz o dörtlü, adaylık konusunda sürpriz yapmayı seven Akademi tarafından bozulabilir.. (Yani bize lazım olan 1 değil 2 kişi belki de, ama kimin çıkabileceğine dair hiçbir fikrim yok.)

    SAG, Critics’ Choice, Golden Globe ve BAFTA, oyunculuk dallarında rengarenk aday listeleriyle ortalığı şenlendirip, aynı şekilde ödüllerin dağıtıldığı dönemin de renkli geçmesini sağlayabilirler.. Umarım dediğim gibi olur. (5/5 görmek istemiyorum, bu konuda daha seçici olunması gerektiğini düşünüyorum ayrıca, Octavia Spencer vs. Mo’Nique !)

    Bence, en az bir dalda, Christoph Waltz, Tilda Swinton, George Clooney ve Marcia Gay Harden’ın ödüllendiği yıllarda olduğu gibi her birlik ödülü farklı farklı oyunculara verecek ve bu yüzden son ana kadar heyecanımız dinmeyecek.. En İyi Erkek ve Yardımcı Kadın Oyuncu dalları bu örneğe birebir uyabilecek yapıda fakat yardımcı oyuncu dallarında rastlamışız hep, belki bu yıl bir ilk olur, neyse..

    En İyi Erkek Oyuncu

    – Michael Keaton
    – Eddie Redmayne
    – Benedict Cumberbatch
    – David Oyelowo
    – Steve Carrell

    Steve Carrell en olası liste dışı fakat aday olması halinde, gayet mümkün Golden Globe & SAG galibiyetleri ile son düzlükte yarışa en iddialı yerden girebilir.. İddiası hala devam ediyor bana kalırsa.. He tabi siyahi oyuncuları fırsatını bulduğu her an ödüllendiren SAG tercihini Oyelowo’dan yana kullanırsa tam da yukarıda bahseddiğim gibi ortalık karışır.. Şu an için zirve Keaton & Redmayne arasında sanırım. Redmayne! Redmayne!!

    En İyi Kadın Oyuncu

    – Julianne Moore
    – Reese Witherspoon
    – Rosamund Pike
    – Felicity Jones
    – Emily Blunt

    Tüm alternatifler yakın zamanda iddialı olmasına rağmen liste dışı kalmış oyunculardan oluşuyor. Özür adaylığı olabilir onlar için.. Emily Blunt, Marion Cotillard, Shailene Woodley ve az da olsa Hilary Swank.. (Jennifer Aniston’un aday olacağını düşünmüyorum.) Orijinal olmayı seven eleştirmen birliklerinin tercihi Cotillard değil de Anne Dorval’dan yana olursa, Dorval’da sezon içinde pekala canlanabilir. (Filmi izlemedim ama en iddialı yabancı film yarışçısı Mommy galiba, işine yarıyacaktır.) Ödül, Game Change ile daha yeni ödüllendirdik demezlerse büyük Amerikalı birliklerin desteği ile Julianne Moore’a gidecek elbette.. Golden Globe’u alan Blunt, olur da BAFTA’yı alırsa kısa süreli bir “acaba?” durumu yaratabilir sadece.. Ama Moore’un BAFTA’sı yok, yani 5/5 !

    En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

    – Edward Norton
    – J.K. Simmons
    – Mark Ruffalo
    – Ethan Hawke
    – Robert Duvall

    Robert Duvall geçtiğimiz yıllarda – yanlış hatırlamıyorsam 2011 yılı – adaylığı bir kez kaçırdı, tekrarı olur mu acaba? Amerika’nın tercihi J.K. Simmons olur gibi. (BAFTA’ya aday olamayan iddialı oyuncumuz kendisi bence.) Tom Wilkinson’a gelen eleştiriler nasıl bilemiyorum. Kendisini çok seviyorum, adaylık çıkarırsa sevinirim ama zor sanki. Ödül döneminde ise Simmons, Norton ile kapışacak kesinlikle!! Ben ödülü Edward Norton’un alacağını düşünüyorum niyeyse..

    En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

    – Emma Stone
    – Jessica Chastain
    – Keira Knightley
    – Meryl Streep
    – Patricia Arquette

    Bence bu kategori bu şekilde kapanır ama Arquette yerine Dern’ü tercih ederim. Golden Globe America’s Sweetheart’ı Emma Stone’u, Oyuncular Birliği Zero Dark Thirty ile ödüllendirmediği Chastain’i, Boyhood’a en çok eleştirmen desteğinin bu kategoride geleceğini düşünürsek (yanılıyor da olabilirim tamamen sallıyorum şu an) Critics’ Choice Arquette’yi, BAFTA da Knightley’i ödüllendirse haklı çıkmanın gururunu yaşacağım.. Gönlüm Emma Stone’un kazanmasından yana <3

    Uzun oldu sanki biraz. Umarım "Buna ne oluyor" demezsiniz .. :/

    Yanıt
  2. osman

    neden hiç hobbit konuşulmuyor en iyi filmde ben adaylık alacağını düşünüyorum bana göre bu son filminde aksiyon savaş sahnelerinin yanında drama da ağır basıyor

    Yanıt
  3. irem okay

    Gerçekten de Akademinin ne yapıcağını merak ediyorum ama adı ğeçmesede favorim Jake Gyllenhaal ve bence Eddie Redmayne den çok çok daha fazla hak ediyor bu ödülü gecede Gyllenhaal ve Keaton mücadelesi izliyeceğiz bence umarım öyle de olur.Ama Jake in çoktan hak ettiği ödülü almasından yanayım.

    Yanıt

Bir Cevap Yazın