Unbreakable Kimmy Schmidt – 1. Sezon

Unbreakable Kimmy Schmidt – 1. Sezon

Ellie Kemper ve Jane Krakowski
Ellie Kemper ve Jane Krakowski

Esasında Netflix’in daha evvel yayınladığı House of Cards’ı izleyip bitirmek ve yazmak gerekirdi; fakat her zaman olduğu gibi komedilere zaafım devreye girdi. Arka arkaya bizi dizi yağmuruna tutan yeni oyuncağımız Netflix (Şimdiden HBO’nun pabucunu dama attık.) önümüzdeki günlerde gelecek Bloodline öncesi iki ağır dramasının arasına NBC’den satın aldıkları Tina Fey imzalı harika sitcom’u yerleştirdi. Gerçi bu sitcom bildiğiniz sitcomlara pek benzemiyor. 2006’da başlayıp yedi sezon boyunca ekran hayatına devam eden 30 Rock, Saturday Night Live’da aşık olduğumuz Tina Fey’in adeta komedi tanımını değiştirdiği, devrim niteliğinde bir işti. Benim için hala beyaz ekranın gördüğü açık ara en iyi komedi dizisi olma özelliğini taşıyor. Bu sefer yanına yazar arkadaşı Robert Carlock’ı da alan Fey, benzer bir matematiğe sahip ve hatta 30 Rock ile aynı evrende geçtiğine izleyen herkesin ikna olduğu taptaze bir dizi ortaya çıkarmış. 13 bölümünü bir anda tüketmek benim için çok zor olmadı. Hatta bir 13 bölüm daha olsa özel hayatımdan çalıp bilgisayar başında çürümeye devam edebilirdim.

Unbreakable Kimmy Schmidt, bir din adamı tarafından kıyametin gerçekleştiğine inandırılarak 15 yıl boyunca yerin altındaki bir sığınakta tutsak olarak hayatını devam ettiren dört kadının bir anda özgürlükle buluşmasıyla başlıyor. Kimmy Schmidt tahmin edebileceğiniz üzere esas kızımız. Ellie Kemper tarafından canlandırılan bu aşırı pozitif, kimi zaman saf, yıllar boyunca dış dünyayla iletişimi olmadığı için gördüğü her şeye inanılmaz bir heyecanla yaklaşan, enerjik bir kız. Yıllarını beraber geçirdiği diğer arkadaşlarıyla birlikte bu tutsaklıktan kurtulduktan sonra kendini New York’un tatlı kollarına bırakıyor ve olanlar sanki hiç yaşanmamış gibi sıfırdan bir hayat inşa etmeye çabalıyor. Önce bir iş, başını sokacağı bir ev, dostlar ve bir erkek arkadaş derken Kimmy’nin renkli dünyasındaki ardı arkası kesilmeyen sıradışı olaylara birinci gözden şahitlik ediyoruz. Fey ve Carlock, özellikle 30 Rock seyircisinin aşina olduğu absürt mizahı incelikle kullanarak zaten başlangıç noktasına dahi sırıtarak tepki verdiğiniz bir hikayeyi inişi çıkışı bol, kahkahası da asla eksik olmayan oldukça keyifli bir akışla buluşturmuş.

Tituss Burgess ve Carol Kane
Tituss Burgess ve Carol Kane

Bridesmaids’de rol kaptıktan sonra kendini SNL mezunlarının arasında bulan Ellie Kemper’ın çok doğru bir seçim olduğunu söyleyerek başlamak lazım söze. 30 Rock’da benzer saflıkta bir karakter, Kenneth Parcell vardı ve Jack McBrayer’ın kimi zaman fazla köşeli olan oyunculuğu yorucu bir hal alabiliyordu. Fakat ben Kemper’ı orijinal buldum. En klişe anlarda bile Kimmy’nin akla mantığa sığmayan geçmişi sebebiyle yapay gözükebilecek her türlü tepkisini törpülemeyi başarıyor. Casting sürecinde neler yaşadıklarını hiçbirimiz bilmiyoruz; fakat daha önceki işlerinde pek de bayılarak izlemediğim Ellie Kemper burada parlamayı başarmış. Kimmy Schmidt kesinlikle yıllardır Kemper’ı üne kavuşturmak için bekleyen rolmüş gibi duruyor. 30 Rock’da ufak ama bir o kadar da keyifli bir rolde karşımıza çıkan Tituss Burgess, Kimmy’nin ev arkadaşı Titus’u canlandırmakta. Hem tahmin edilebilir olup, hem de her türlü basmakalıp gay karakterle dalga geçebilmeyi başardıkları için yazarlara ve tabii Burgess’in keyifli oyunculuğuna alkış yollamak gerek. Kemper ile muhteşem bir ikili olmuşlar. Onlarla aynı karede gözüken herhangi bir oyuncu ne yazık ki öne çıkmayı başaramıyor.

Ama… Çok büyük bir “AMA”mız var. Kemper ve Burgess için tabii ki de satırlar dolusu methiyeler dizilebilir. Fakat sitcom tarihinin gelmiş geçmiş en önemli iki aktrisi çıkıyor yan rollerde karşımıza. Bir tarafta 30 Rock’ın vazgeçilmez yüzü, Ally McBeal ile hayatlarımıza giren Jane Krakowski var. Diğer yanda ise 80’li yılların en başarılı komedi dizilerinden Taxi’nin tatlı yüzü Carol Kane. Tina Fey adeta hayallerimizdeki kadroyu oluşturmuş. Umuyorum 30 Rock’ın Krakowski’ye getiremediği Emmy, bir gün Unbreakable Kimmy Schmidt sayesinde başarılı aktrisi bulur ve bizler de huzura ereriz. Bu arada Jon Hamm’den Tim Blake Nelson’a, Richard Kind’dan Dean Norris’e, Amy Sedaris’den Martin Short’a kadar pek çok efsane ismi konuk oyuncu olarak yakalabileceksiniz dizide. Tıpkı 30 Rock gibi Tina Fey, elde ettiği çevreyi kullanmaktan pek çekinmiyor ve söz konusu yeni bir karakter olduğunda görünce mutluluktan kendimizi kaybettiğimiz isimleri dizisinde ağırlamaya devam ediyor.

Tituss Burgess ve Ellie Kemper
Tituss Burgess ve Ellie Kemper

Eğer ki 30 Rock’ın tek bir karesinden dahi hazzetmiyor, hatta Tina Fey’in komedi anlayışını kendinize uzak buluyorsanız Unbreakable Kimmy Schmidt aradığınız dizi olmayabilir. Stüdyo komedilerini seven, gülmesi gerektiğini ancak efekt sesi gelince anlayan izleyici için de zorlayıcı. Unutmadan, ilk bölümlerden sonra finale doğru biraz formdan düştüklerini de belirtmem gerek. Netflix’de değil de haftalık olarak büyük bir network üzerinde yayınlansalardı reytinglerde nasıl bir geri dönüş yaşarlardı diye düşünmüyor değilim. Ama neyse ki televizyonun altın çağında güneş gibi doğan Netflix, çoktan ikinci sezon onayını vermiş. Bir oh çekip ekran başına geçebilirsiniz. Ben biraz aceleci davrandım ve 13 bölümü de hemen tükettim. Bakalım genel izleyicden gelen tepkiler nasıl olacak…

En İyi Bölüm: Kimmy Goes on a Date! (Bölüm 3)
Sezon Boyu Spotlight Ödülü: Ellie Kemper (Kimmy Schmidt)
Sezon Notu: A-

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. Queer. İkizler. 2009 yılında esas odağı ödül sezonu olan Oscar Boy'u kurdu ve 2014'ten beri de O Podcast'in moderatörlüğünü yapmakta. Drag Race tutkunu, içerik oburu, lubunyaların dostu, fobiklerin düşmanı.

Bir Cevap Yazın