Keyfî Drag Race All Stars Tekrarı 5×1

Keyfî Drag Race All Stars Tekrarı 5×1

Let’s pop the corn and feed the children! Hi, squirrel friends… Biraz nefes alacağımı, en azından All Stars’ı es geçeceğimi düşünmediğinizi tabii ki de biliyorum. İlgi manyağı, her konu hakkında fikir beyan etmezse eksik kalacak faggöt bir birey olarak 12. sezonun kalbimizin ortasına cumhuriyet kuran kraliçesi Jaida Essence Hall için yaptığımız kutlamaların birinci haftasında hiç gecikmeden All Stars macerasının kollarına atladım ben de dünyanın geri kalanı gibi. Biliyorsunuz birkaç hafta önce kızların çalışma odasına girişleri önden salınmış, korona dünyasında tanıtım için fotoğraf ya da reklam çekilemeyeceğinden böyle mecburen yarım ağız bir start verilmişti. Üstüne #BlackLivesMatter hareketinin tekrardan ateşlenmesiyle birlikte mutlak favorimiz Shea Couleé’nin sürece çok da dahil olamayacağını beyan ettiği harika bir Twitter/Instagram duyurusu da eklendi ve alışık olmadığımız, daha sessiz sakin bir prömiyere tanıklık ettik.

Her ne kadar dünya, biraz da Pride ayında olduğumuz için gösterimi ertelenmeyen ve bilhassa kadrodaki POC oranı susturulmamaları gereken mevcudiyetleriyle ekranlarımızı süslemesi gereken kızlara zaman, mekan sorgulatması yaşasa da tutmuş bir franchise’ın yeniden diriltildiği bir dönemeçteyiz aslına bakarsanız. En iyi iki performans gösteren kızın cenk eylediği düzen yerini en iyi performans gösterenin karşısına bir adet pleybek suikastçisinin dikildiği yeni bir matematiğe bıraktı kendini. Zirvedeki yeri kapamayanların Survivor misali oy hakkına sahip olduğu kurallarda bu suikast etmeye gelen drag queen, Rumokrasi’yi (Ru’dan bu sefer de demokrasi kelimesi üzerinde uygulanmış tatsız bir kelime oyunu/katliam.) temsilen arkadaki kızların yerine mücadele veriyor. Anlayanlar anlamayana anlatsın, anlamayanlar da bir zahmet şovu tekrar izlesin lütfen…

Bölümle ilgili girizgâh yapmadan evvel ben kasting meselesine de biraz değinmek istiyorum. Ru’nun kurduğu imparatorlukta VH1’a geçiş ile birlikte gelen sezonların çok daha popüler olduğunun ve seyircinin büyük bir kısmını da seyire son birkaç yılda başlayanlardan oluşturduğunun altını çizmek lazım. Dolayısıyla program tarihinin ilk yarısına ait duran India, Ongina, Mariah, Alexis, Juju (Hatta Derrick’i bile VH1 dönüm noktası kabul edilecekse bu gruba dahil etmek mümkün.) gibi queenlerin ağırlığı seyircide pek heyecan yaratmıyormuş, zayıf bir ekiple burun burunaymış gibi bir izlenim var. Ya artık şunu kabul etsek mi? All Stars 2, tüm kalburüstü queenleri tek bir sezonda harcayarak kendi ayağına sıktı zaten. Programın yeniden öyle bir sezon yaratabilmesi için 4-5 normal sezon yapıp sonra All Stars’a dönmesi gerek, ki bunun yakın bir zamanda olacağını sanmıyorum ben. O yüzden aynı şeylerden şikayet etmemeyi seçtim ben kendime. Öneririm.

Bir de şu var tabii, All Stars 3 esas felaket gibi kabul edilmiş olsa da Trinity the Tuck ve Monet X Change’in kendileri haricinde herkesin star olduğu sezondaki zaferinin ardından Derrick Barry’i bile taçlandırmaya razıydık sanıyorum. Kabul ediyorum, sosyal medyada o kısa ilk giriş videosunu izleyince biraz fersiz bulmadım değil. Ancak kurgusal kesintilerin eseri olduğunu boşluksuz versiyonu izleyince idrak ettim, meh nidalarımı geri aldım. Shea’e ağzımızın açık kaldığı, Juju’da kusur bulamadığımız, Alexis’in yenilenmiş ve olgun formuyla büyülendiğimiz, Ongina’nın para kokan kostümünün detaylarında kaybolduğumuz ve Derrick’in… Neyse. Önemli değil. Hazırız, nazırız, uzun vadeli fiziksel aktivite partneriyle yaşanması gereken normalleşme dönemini dolu dolu bir All Stars sezonuyla süslemek için yerlerimizi almış bulunmaktayız.

India’nın neden kadroya dahil edildiğini açıklar nitelikteki dramaya değinerek biraz daha bölüme gelelim isterseniz… Yakın tarihte drag sanatından soğuyan, yaşadığı ticari anlaşmazlıkları sosyal medyaya taşıyan ve hatta işi Drag Race ile ilgili ileri geri konuşmaya kadar getiren India’yı bu bölümün haklı kazananı olmasına karşın ben henüz o üst tabaka queenler arasına yerleştiremiyorum. Ancak Derrick ile aralarındaki dişe gelen dramanın realite şovların izlenebilirliğine katkıda bulunan entrikalı doğası Variety Show konusunda zayıf düşen ilk bölüme ilaç gibi geldi. Serçe parmağımdan bile minik olması mümkün Ongina oradan oraya koşuşturup laf taşırken, Drag Race’in ilk yıllarındaki organik kavgalarını hatırlayarak elimi patlamış mısır kâsemde dolaştırdım. Az biraz olmalı bu çekememezlik. Drag’in tamamen kabulleniş, pozitif hisler ve yüzde yüz ahlaklı insan olmak sayılmadığı çamurlu sulara inilmeli ara ara. Bence…

Yalnız dediğim gibi bu drama bizi ne kadar eylediyse herkesin bir şekilde şarkı söylemeye mecbur bırakıldığı Variety Show’dan da bir o kadar sıkıldım. Üçüncü sınıf şarkılarla solo yapan Blair ve Juju’ya kimse yükselmedi sanırsam. Shea devasa bir düş kırıklığı yaratıp, keşke iki haftadan daha fazla eğitim alsaydın dedirten bir direk dansı rutini izletti. Mariah’nın mesajı… Bilmiyorum bana biraz SNL’in doğaçlama tiyatrocularla dalga geçtiği şeyleri hatırlatıyor bu tür lirik performanslar. Ortaya koyulan gösterinin baştan savma hâli, o nemalanmak istenen söylemin arkasına sığınılması… Yok, ben almayayım. Kalan sağların ise konumlandırıldığı yerlerle ilgili hiçbir sıkıntım yok açıkçası. Derrick’i izlerken utançtan karnıma ağrılar girdi, Mayhem’in neden pleybek yapmadığını asla anlamadım, Ongina… Ongina da oradaydı işte. Eğer eski usul Top 2 seçiliyor olsaydı oyumu da India ve Alexis’ten yana kullanacağımı kondurayım şuraya.

Pleybek suikastçisi meselesine geri dönecek olursak… Biraz All Stars kadrosundaki kazananı itibarsızlaştırma üzerine kuruluymuş gibi hissettiren, çok da iyi düşünülmemiş bir twist olduğunun farkındayım. Ama aklıma sürekli tüm zamanların en kötü lip sync sanatçıları Trixie Mattel ve Trinity the Tuck’ın gözlerimizi kanatan dansları geliyor, o yüzden en azından mevzubahis kişi beceremese bile karşısında bu işin ustası olacağından keyif kahvesiyle seyrederiz diye umut ediyorum, ki daha ilk bölümde hiç ama hiç sevişmediğim Yvie bile döktürdü. Şimdi gözlerimiz Alyssa Edwards’ı, Peppermint’i, Sasha Velour’u görmek için yollarda. Juju da bu sezonda yarışmıyor olsaydı pek yaraşırdı sahnenin sağ tarafına.

Özetle kızçeler, eksiği ve fazlasıyla All Stars 5’ten ne alacağımızı, ne alamayacağımızı daha ilk bölümden çözdüm gibi hissediyorum ben. Yüzünü unutturanların kendilerini yeni fanlarla buluşturacağı, kadro haklarında ne düşünüleceğini umursamayan tiplerle dolu olduğundan dramanın asla bitmeyeceği, Shea’in podyumun canını okuyacağı bir sezon 8 hafta bizi oyalacağa benzer. Bu arada tanrıça Shea, gönüllerin kraliçesi Juju ve tavrını All Stars konseptine pek uygun bulduğum Cracker’ı Top 3 olarak seçtim kendime. Yanlarına bir de Alexis Mateo ilave edersek, ben tamamım!

KDRAST (Kısaltmaya gel): Untucked

  • All Stars 1’den sonra ilk kez Untucked görüyoruz bu seride. Bölüme modifiye edilmiş kısa sohbetlerin üzerine daha ham bir şeyler çıkacak belli ki. Come on Teletubby, teleport us to Mars!
  • Ricky Martin’in çocuklarını doğurmak istiyorum. Bunu fiziksel olarak başaramayacağımın farkındayım. Ama denese ne kaybeder, eh?
  • Geçen sezon Gigi için demiştim, bu sezon da Blair için söyleyeyim: Eğer şu onlu içerisinde bile kendinize desteklemek için beyaz, zayıf, faşon queeni seçiyorsanız minör ırkçısınız demektir.
  • Ongina’nın çok daha saldırgan, tatlı – sert biri olacağını sanıyordum. İçerisinden minnoş kalpli biri çıktı. Seni harcarlar orijinal kel Matmazelim.
  • Juju’nun inatla Mayhem’i seçmesinin ardındaki sebebi merak ettim. Pit Stop’ta da böyle bir ima yapıldı. Hâlbuki Detox ve Raven ile yediği içtiği ayrı gitmeyen Mayhem’in RPDR mezunları tarafından epey sevildiğini sanıyorduk.
  • Hazır Pit Stop demişken… Bazı bölümleri orijinal RPDR epizotlarından bile daha keyifli oluyor. Bob the Drag Queen’i tüm zamanlar favorilerim arasında ilk üçe yerleştirmeye hazırım artık.

Genel sıralamam
⭐⭐⭐⭐: Shea Couleé, Jujubee, Miz Cracker
⭐⭐⭐Alexis Mateo
⭐⭐: Mayhem Miller, Mariah, Blair St. Clair, India Ferrah, Ongina
: Derrick Barry

Ben jüri üyesi olsaydım…

Yarışmacı 1 2 3 4 5 6 7 8
Alexis Mateo HIGH              
Blair St. Clair SAFE              
Derrick Barry BTM2              
India Ferrah WIN              
Jujubee SAFE              
Mariah SAFE              
Mayhem Miller BTM2              
Miz Cracker HIGH              
Ongina LOW              
Shea Couleé SAFE              

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.